İngiltere seçimleriyle ilgili terimler

7 Mayıs 2015 tarihinde İngiltere'de yapılacak olan genel seçimler sırasında sık sık duyacağımız bazı seçim terimlerinin Türkçe açıklamalarını aşağıda bulabilirsiniz.

A

absentee ballot

Oy kullanma merkezine gidemeyen insanların kullandığı oy. Posta yoluyla veya vekaleten kullanılabilir.

agent

Temsilci – seçim kurumları ile ilgili işlerini halletme ve kampanyalarını yürütme konusunda adayları temsil eden kişi

B

backbencher

Hükümette ya da muhalefet partisinde herhangi bir özel görevi olmayan milletvekili

balance of power

Güç dengesi – seçimlere katılan grupların eşit oranda gücü temsil etmesi durumu; iki büyük parti eşit sayıda milletvekiline sahipse daha küçük bir parti “güç dengesini elinde tutuyor” olabilir.

balance the books

Hesapları dengelemek – kazandığınız kadar harcamak

balance the budget

Bütçeyi dengelemek – hükümetin gelirinin giderden daha fazla olmasını sağlamak

ballot

Oy anlamında kullanılan başka bir terim

ballot box

Oy sandığı - Seçmenlerin oy pusulasını attığı mühürlü kutu

ballot paper

Oy pusulası - Bir seçim bölgesindeki tüm adayları içeren ve seçmenlerin tercihlerini işaretlediği kağıt

battle bus

Seçim otobüsü – partiye oy toplamak için şehir şehir dolaşan otobüsler

boost ratings

Kamuoyu yoklamalarında partinin popülaritesini artırmak

Boundary Commission 

8-12 yılda bir seçim bölgelerinin mevcut nüfusu temsil edip etmediğini gözden geçiren kurum

budget

Bütçe – Maliye Bakanı tarafından yılda bir kez ortaya konan vergi toplama ve harcama planları

by-election

Ara seçim - bir milletvekilinin ölümü ya da istifası nedeniyle yapılan seçim

C

cabinet

Kabine / Bakanlar Kurulu – hükümeti oluşturan bakanlardan oluşan kurul

campaign (n)

Kampanya (i) – ‘siyasi kampanya’ ya da ‘seçim kampanyası’ olarak adlandırılan ve seçmenlerin oyunu toplamayı amaçlayan örgütlü çalışmalar

campaign (v)

Kampanya (f) – adayın seçilmek için yaptığı şeyler (bebekleri öpmek, tokalaşmak, konuşma yapmak, vb.)

candidate

Aday - seçilmek üzere ortaya çıkan kişi. Parlamento feshedildikten sonra artık milletvekilleri yoktur, sadece adaylar vardır.

candidate spending

Aday harcamaları – seçimler sırasında adayların yaptığı harcamalara dair yasal düzenlemeler vardır

canvassing

Seçim kampanyası sırasında bir partinin aktif taraftarları seçmenleri dolaşarak kime oy vereceklerini sorar ve kendi adaylarına desteği artırmaya çalışır

coalition

Koalisyon - tek başına çoğunluğu sağlayamayan iki ya da daha fazla sayıda partinin ortak kurduğu hükümet. İngiltere’de koalisyon hükümetleri çok nadirdir.

constituency

Seçim bölgesi - İngiltere’de bir milletvekilinin seçileceği bölgeler

constituent (n)

Seçmen – oy verdiği yetkililer tarafından hükümette temsil edilen yurttaş

D

debate (n)

Tartışma (i) – bir şeyin iyi ve kötü yönleri hakkında yapılan resmi münazara

debate (v)

Tartışma (f) – bir konuda lehte veya aleyhte konuşmak

deposit

Depozit – adayların kendisi ya da partileri seçimlerde aday olmak için 500 sterlin öder. Adayın seçimde toplam oyların yüzde 5’inden fazlasını alması halinde bu para iade edilir.

devolution

Yetki verme – İskoçya parlamentosu, Galler ve Kuzey İrlanda meclislerinde olduğu gibi bazı yetkilerin Birleşik Krallık içerisindeki diğer parlamento organlarına devredilmesi

dissolution (n)

Fesih (i) – genel seçim öncesinde mevcut parlamentonun varlığına son verilmesi

dissolution of parliament

Parlamentonun feshi

dissolved (v)

Feshedilmiş (f) – parlamentonun feshedildiği açıklandıktan sonra o parlamentoyu tanımlamak için 'feshedilmiş' kelimesi kullanılır

drum up support

Desteği artırmak için çalışmak

E

elect (v)

Seçmek -  kazanacak yetkiliyi belirlemek için oy kullanmak

election (n)

Seçim – Bir bireyi resmi bir makama getirmek için halkın kullandığı resmi karar alma süreci 

election campaign

Seçim kampanyası – baştan sona seçim süreci

election platform

Seçim platformu – seçilmek isteyen bir partinin ilke ve hedefleri

election promise

Seçim vaadi – seçilmek isteyen adayın verdiği sözler

electoral alliance

Seçim ittifakı – seçim öncesinde iki adayın aynı seçim bölgesinde birbirine karşı aday göstermeme konusunda aldığı karar

Electoral Commission

Seçim Komisyonu – Birleşik Krallık’taki seçimlerin yürütülmesinden, parti ve seçim finansmanının düzenlenmesinden sorumlu bağımsız organ

electoral register

Seçmen kütüğü – bir seçim bölgesinde oy kullanma hakkı olan kişilerin listesi

electoral roll

Seçmen kütüğü – bir seçim bölgesinde oy kullanma hakkı olan kişilerin listesi

the electoral system

Seçim sistemi - seçimlerin organize edilme şekli

electorate (n)

Seçmen – seçimlerde oy kullanma hakkı olan kişi

empty chair

Boş koltuk – Eğer bir politikacı davet edildiği bir tartışma programına katılmaz ise onun yerine temsili bir boş koltuk konur. Yayıncılar politikacıları tartışma programlarına katmak için, onları korkak olarak yansıtacak boş koltuğu tehdit olarak kullanabilir.

exit poll

Sandık çıkış anketleri - Oy kullanma yeri çıkışında seçmenlere oylarını ne yönde kullandıklarını soran anket

F

the final push

Başarmak için son girişimler

first past the post

Oy çokluğu - Adayın seçilmek için sadece basit çoğunluğa ihtiyacı olması, yani rakiplerinden daha fazla oy alması

floating voter

Kararsız seçmen - Kime oy vereceğine henüz karar vermemiş olan seçmen

franchise

Oy hakkı – 18 yaşında olup da seçmen kütüğünde kayıtlı olan herkes bu hakka sahiptir

G

general election

Genel seçim - Avam Kamarası’ndaki tüm milletvekillerinin seçileceği seçimler. İngiltere’de genel seçimler en geç beş yılda bir yapılmak zorundadır.

government

Hükümet – bir ülkedeki kanunları yapan ve/veya uygulanmasını sağlayan siyasi organ

H

hardliner

Tutucu - Fikirleri değişmeyen insanlar

hawk

Şahin - saldırgan bir dış politika izlemek gerektiğine inananlar

House of Commons

Avam Kamarası – Britanya parlamentosunun seçilmiş milletvekillerinden oluşan yasama organı

House of Lords

Lordlar Kamarası – Britanya parlamentosunun üst organı; başbakanlar tarafından atanan 669 üyesi vardır; bunların 88’i kalıtsal üye, 26’sı ise piskopos ve başpiskoposlardan oluşur. (kaynak: www.parliament.uk)

hung parliament

Hiçbir partinin mutlak çoğunluk sağlayamadığı parlamento

I

in line with inflation

Enflasyona endeksli – fiyat artışlarıyla aynı oranda artış göstermek

incumbent

Bir siyasi görevi şu anda üstlenmiş olan kişi

independent

Bağımsız – herhangi bir siyasi partiyi temsil etmeyen aday

J

jargon

Jargon - Belli bir grup ya da meslek tarafından kullanılan dil

joined-up government

Farklı bölümleri arasında etkin bir koordinasyon sağlayan hükümet

K

key policy

Temel politika – partinin en önemli politikalarından biri

L

lame duck

Herhangi bir yetkisi kalmamış devlet başkanı ya da politikacı

landslide

Bir partinin seçimlerde açık farkla kazanması

launch a manifesto

Seçim bildirgesini açıklamak – herhangi bir partinin politikalarını seçimlerden önce kamuoyuna ilan etmesi

leader

Lider – bir siyasi partinin başındaki kişi (David Cameron Muhafazakar Parti’nin, Ed Miliband ise İşçi Partisi’nin lideridir )

leaflet/pamphlet

Broşür – bilgi ya da reklam içeren ve genellikle ücretsiz dağıtılan yazılı materyal

left-winger

Solcu - sosyalist fikirlere sahip olan kişi

lobby

Lobi – seçilmiş bir yetkiliyi etkilemeye çalışma işi ya da bunu yapan grup (Bu terim 17. yüzyılda ortaya çıkmış, İngiltere’de Avam Kamarası girişinde bulunan ve lobi olarak adlandırılan geniş salonda milletvekilleriyle görüşmek için bekleyen insanları ifade etmede kullanılmıştır.)

Local elections

Yerel seçimler

lose your deposit

Depozitin yanması – bir aday seçim bölgesindeki oyların yüzde 5’ini almayı başaramadığında ödediği 500 sterlin depozit yanar. Bu depozit politika konusunda ciddi olmayan kişilerin adaylığını önlemeyi amaçlar.

M

majority

Çoğunluk – rakipten daha fazla oy almış olmak

manifesto

Seçim bildirgesi – bir siyasi partinin politikalarını ve fikirlerini genellikle seçim kampanyası döneminde ilan eden belge

marginal constituencies 

Marjinal seçim bölgeleri – iki ya da daha fazla büyük parti arasındaki farkın oldukça küçük olduğu bölgeler

Member of Parliament

Milletvekili – Avam Kamarası’nda bir seçim bölgesini temsil eden kişi

MP

Milletvekilinin kısaltması

minority government

Azınlık hükümeti - Avam Kamarası’nda mutlak çoğunluğu elde edememiş bir parti tarafından kurulan hükümet

moderate

Ilımlı - Katı siyasi inançları olmayan kimse

muckraker

Usullere uygun davranmayan kamu görevlileriyle ilgili haber yazan gazeteci

N

nomination papers

Adaylık belgesi – seçime girecek bir adayın o seçim bölgesinde oturan 10 seçmen tarafından aday gösterilmesini gerektiren belge

notice period

Uyarı süresi

notional result 

Farazi sonuç – seçim bölgelerinin sınırlarında yapılan büyük değişikliklerin ardından ana yayın kurumları bu yeni durumda bu bölgedeki oyların geçmişte ne şekilde dağılmış olacağına ilişkin tahminde bulunarak yeni sonuçları kıyaslayabilecekleri bir referans noktası oluşturur.

Number 10/10 Downing Street

Başbakanlık Konutu – 18. yüzyıldan bu yana İngiltere başbakanlarının resmi konutunu ifade eden bu kavram başbakanın yakın çevresi için de kullanılır.

Number 11/11 Downing Street

Başbakanlık konutunun yanında bulunan maliye bakanının resmi konutu

O

opinion poll

Kamuoyu yoklaması – seçmenlerin tercihini tahmin etmeye yönelik olarak kamuoyunun genelini temsil edebilecek bir örnek grup üzerinde anket yapmak

opposition

Muhalefet – Hükümette olmayan en büyük parti. Bu statüsünden dolayı ekstra parlamento fonu alır.

to outflank someone

Rakibin yanından dolanıp akıllı bir manevrayla öne geçmek

outright majority

Kesin çoğunluk – diğer aday/partilerden daha fazla oy almış olmayı ifade eden basit çoğunluktan farklı olarak oyların/koltukların yüzde 50’den fazlasını ifade eder.

P

panellist

Panelist – seçimlerle ilgili tartışmada konuşmacı

party

Parti – siyasi iktidarı almak için kurulan örgüt

party campaign spending

Partinin kampanya bütçesi - siyasi partilerin seçim kampanyası sırasındaki harcamaları düzenlemelere tabidir

Party Election Broadcast (PEB) 

Parti Seçim Yayını - Partilerin seçim öncesinde televizyon ve radyolarda yayınlanmak üzere yaptıkları yayınlar. Yayıncılarla anlaşmaları gereğince her partinin gücü ve aday sayısını yansıtacak kadar yayın hakkı vardır.

party leader

Parti lideri – bir siyasi partinin başındaki kişi (David Cameron Muhafazakar Parti’nin, Ed Miliband ise İşçi Partisi’nin lideridir )

party political broadcast

Siyasi partilerin destek kazanma amaçlı yaptığı reklamlar – seçim sırasında ‘parti seçim yayını’ olarak ifade edilir.

personation

Başkasını taklit ederek onun yerine oy kullanmak

photo-op

‘fotoğraf fırsatı’nın kısaltması – bir politikacının televizyonda ya da gazetede çıkmasını sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlik

pledge

Vaat

PM

Başbakan kelimesinin kısaltması

policy

Politika – bir siyasi partinin iktidara geldiğinde herhangi bir konuda yapacakları

political suicide

Siyasi intihar – bir politikacının seçimlerde kaybetmesine neden olacak şekilde halkın hoşuna gitmeyecek bir eylemde bulunması

politician

Politikacı – aktif politika yapan kişi

politics

Politika – hükümetlerin karar alma süreci

poll

Seçim

poll of polls

Oy eğilimlerini daha dengeli bir şekilde görmek için birkaç kamuoyu anketinin ortalaması alınarak varılan anket sonucu

poll/polling card

Seçim kartı – Birleşik Krallık’taki tüm kayıtlı seçmenlere seçimlerden hemen önce gönderilen belge

polling booth

Oy kullanma kabini – seçmenlerin seçim pusulasını işaretlemek için girdiği kabin

polling clerk 

Seçim memuru – oy kullananların o seçim bölgesindeki seçmen kütüğünde isminin olup olmadığını kontrol eden görevli

polling day

Seçim günü

postal vote

Posta yoluyla oy kullanma – oy kullanma noktasına gidemeyenler önceden başvurmaları halinde posta yoluyla oy kullanabilir. Bu kişiler vekaleten de oy kullanabilir.

presiding officer

Sandık başkanı - Oy kullanma merkezinde oy kullanma işlemlerinden sorumlu kişi

Prime Minister

Başbakan – hükümetin lideri

Proportional representation

Nispi temsil - Parlamentoda partilere aldıkları oy oranında temsiliyet vermeyi amaçlayan seçim sistemi

prorogation 

Seçim öncesinde parlamentonun görev döneminin sona erdirilmesi

proxy vote 

Vekaleten oy kullanma – oy kullanma noktalarına gidemeyen kişiler önceden başvurmak kaydıyla yerlerine oy kullanmak için bir başkasını görevlendirebilir. Bu kişiler posta yoluyla da oy kullanabilir.

psephology 

Seçim-bilim – oy kullanma ve oy kullanma eğilimlerini inceleyen dal

pundit

Uzman – herhangi bir yayın kurumunda çalışan siyasi yorumcu veya köşe yazarı (Hindu dilinde “alim” anlamına gelir)

Q

Queen's Speech

Kraliçe’nin Konuşması  - parlamentonun yeni döneminde hükümetin yasama programının açıklanması (hükümet tarafından hazırlanan bu programı Kraliçe parlamentoda okur)

R

to raise money

Para toplamak - Yeni kaynak yaratmak

raise the threshold

Eşiği yükseltmek – bir şeyin başlangıç noktasını artırmak; örneğin Birleşik Krallık vatandaşları, yıllık gelirleri 10.600 sterlini aştığında vergi ödemeye başlar; buna vergi eşiği denir.

real-term increase

Enflasyon oranından daha büyük artış

recount

Seçim sonuçları birbirine yakın ise adaylar oyların yeniden sayımını isteyebilir. Bu işlem adaylar tatmin oluncaya dek birkaç kez tekrarlanabilir. Oyların yeniden sayımında son söz hakkı seçim bölgesinden sorumlu seçim görevlisine aittir.

red tape

Bürokratik işlemler – Resmi işlerde yapılması gereken ve çok zaman alan kırtasiye işlemleri. Bu deyimin kökeni 18. yüzyıl İngiltere’sinde resmi belgelerin kırmızı bir şeritle bağlanmasına dayanıyor.

referendum

Referandum – bir konuda bağlayıcı karar almak için ülke çapında kullanılan oy

reformer

Değişim yanlısı

returning officer

Her seçim bölgesinde seçimlerden sorumlu seçim görevlisi

rhetoric

Güzel konuşma – insanları sizin gibi düşünme konusunda ikna etmek amacıyla dili güzel kullanma sanatı

right-winger

Sağcı - muhafazakar siyasi görüşlere sahip kişi

to roll out a programme

Parti programını kademeli olarak açıklamak

run

Siyasi bir görev için seçimlerde aday olma

run-up to the election

Seçim öncesi son birkaç gün/hafta

S

safe seat

Garanti koltuk – bir seçim bölgesinde bir partinin yüzde 15-20 gibi bir oy farkıyla önde olması

sceptic

Şüpheci – bir şeyin doğruluğundan kuşku duyan kişi

silent majority

Sessiz çoğunluk – düşüncelerini açıklamayan, ama belli bir konuda çoğunluğu oluşturan halk kitlesi

simple majority

Basit çoğunluk – bir aday için ya da bir konuda en çok kullanılan oyun ikinci sıradakini sayısal olarak geçmesiyle sağlanan çoğunluk

single-party government

Tek parti hükümeti – çoğunluk oyunu aldığı için koalisyon ortaklarına ihtiyaç duymadan tek partinin hükümeti kurması

soapbox

Politikacıların konuşma yaparken görünmek için yüksek bir yere çıkması (John Major 1992 seçimlerinde bu yöntemi yeniden gündeme getirmişti.)

Speaker 

Meclis Başkanı – Avam Kamarası’ndaki işleyişe ve tartışmalara başkanlık etmesi için diğer vekiller tarafından seçilen milletvekili (Meclis Başkanı olan milletvekilinin karşısına geleneksel olarak seçimlerde başka aday çıkmaz.)

spin

Olayları kamuoyunun düşüncesini yönlendirecek şekilde sunmak

spin doctor

Bir politikacının medya aracılığıyla imajını manipüle etmesinde uzman olan kişi

spoiled ballots 

Geçersiz oy pusulaları – yanlış işaretlendiği için geçersiz sayılan pusulalar (bir tek çarpı işaretiyle işaretlenmemiş pusulaların geçerli sayılıp sayılmaması konusunda son karar resmi seçim görevlisine aittir)

to stand down

İstifa etmek - siyasi görevi bırakmak

swing

Belli bir partiye doğru ani kayma

swing state

Çekişmeli seçim bölgesi - iki partiden herhangi birine kayabilecek eyaletler (ABD)

T

Tactical voting

Taktik oy kullanmak - Seçmenlerin gerçekten destekledikleri partiye değil, istemedikleri bir rakip adayı seçtirmemek için kazanması daha muhtemel başka bir partiye oy vermesi

talking head

Televizyonda yakın çekim kameraya bakarak konuşan politikacı, sunucu ya da muhabir

talking point

Herhangi bir konuda kamuoyu desteğini almak amacıyla ve tekrarlar yoluyla ikna edici bir kullanarak hazırlanmış konuşma

target seats 

Hedef koltuklar – Bir partinin o anda rakip partinin elinde olan ama kazanacağına inandığı için sıkı bir çalışma yürüttüğü seçim bölgesi

tax-and-spend

Hükümet harcamalarındaki artışı finanse etmek için vergilerin artırılmasını öngören politika

tax-free allowance

Vergiden muaf gelir – vergi ödemeye başlamadan önce kazanılan miktar

tellers 

Oy sayma görevlisi – oy kullanma merkezlerinin dışında bekleyerek oy kullanmaya gelen seçmenlerin numarasını soran ve kendi taraftarlarının gelip oy kullanmasını sağlamaya çalışan siyasi parti temsilcileri (Bunların resmi bir statüsü olmadığı gibi, seçmenlerin de herhangi bir bilgi verme zorunluluğu yoktur.)

threshold

Eşik - Herhangi bir şeyin değişmeye başladığı nokta

To trigger something

Tetiklemek - Bir şeye neden olmak 

turn around the economy

Kötüye giden ekonomiyi düze çıkarmak

turnout

Katılım - Oy kullanma hakkı olan kişilerin seçimde oy kullanma oranı

U

underpin sth.

Bir politikayı destekleyen veya gerekçelendiren şey

uphill battle

Zorlu mücadele

V

vacancy

Boş yer - açık yer

voter participation

Seçmen katılımı - Kaç kişinin gidip oy kullandığının ölçüsü

W

watchdog

Gözlemci - Yolsuzluklara karşı denetim yapan kurum

West Lothian Question 

Bir zamanlar West Lothian adlı seçim bölgesinde İşçi Partisi milletvekili olan Tam Dalyell’in  dile getirdiği soruya istinaden kullanılır. Dalyell, İskoçya kendi parlamentosuna kavuştuktan sonra İskoç milletvekillerinin sadece İngiltere’yi ilgilendiren konularda hala Westminster’da oy kullanırken İngiliz milletvekillerinin İskoçya ile ilgili sorunlarda İskoç parlamentosunda neden oy kullanamadığı sorusunu sormuştu.

Westminster

Avam Kamarası ile Lordlar Kamarası Londra’daki Westminster Sarayı’ndadır; Westminster çoğunlukla Birleşik Krallık parlamentosuyla eşanlamlı kullanılır.

whip

Parlamentodaki önemli oylamalarda partinin bütün milletvekillerinin gelip oy kullanmasını sağlamaya çalışan parti üyesi (Bu terimin kökeni tilki avına dayanmaktadır; bir kişi av sırasında taşıdığı kırbaçla av köpeklerini bir arada tutmaya çalışır.)

woo voters

Seçmenleri partiye oy kullanmaları için harekete geçirmek

working days

işgünü

writs of election 

Seçim listeleri – Parlamento feshedildikten sonra her seçim bölgesi için yayımlanan seçim listesi ile seçimler resmen ilan edilmiş olur.

Personel girişi

BBC’nin iç sistemine bağlantınızı kontrol etmemiz için lütfen bekleyin

Özür dileriz, BBC’nin iç sistemine bağlantınızı teyit edemedik

  • BBC’nin iç sistemine bağlandığınızı lütfen kontrol edin
  • Açmak istediğiniz bağlantının doğruluğunu lütfen kontrol edin
Kapatıp devam edin

BBC sisteminde teyit edildiniz

Kapatıp devam edin