Özgün gazetecilik

Gazetecilik yeni bir şeyi, dikkat ve ilgi çeken bir şeyi anlatmaktır. Özgün gazetecilik beceri ister; emek, vakit ve uygulama ile öğrenilebilecek bir beceridir bu. Başlangıç noktası ise merak duygusudur.

Bu kılavuz, Today programının eski editörü Kevin Marsh’ın BBC gazetecilerine verdiği konferans ve seminer dizisinden derlenmiştir.

Bütün gazeteciler yaptıkları işin özgün olmasını ister.

Mesleğe girmemizin nedeni budur. Gazeteciliğin temelinde yeni olmak, “özgün” olmak vardır; en azından öyle olması gerekir. Gazetecilik zaten yeni bir şeyi, dikkat ve ilgi çeken bir şeyi anlatmaktır. Hepimizin takdir ettiği isimler de dahil bütün gazeteciler, yaptıkları işin yeterince özgün olup olmadığından kaygı duyar, bir sonraki gerçek haberin nereden geleceğini merak eder. Özgün gazetecilik beceri ister. Özgünlük öğrenilebilecek bir beceri olduğu halde meslektekilerin çoğu bu beceriyi hayata geçirmenin giderek güçleştiğini düşünmektedir.

Gazetecilerden, giderek çok daha fazla iş üretmeleri bekleniyor. Bunun yarattığı baskı, işin haberi araştırmak ve bulmaktan çok, mevcut bilgileri işlemekten ibaret olduğu yanılgısına düşmenize yol açabilir. Ayrıca, internetteki kimi doğru, kimi yanlış bilgilerin fazlalığı, gerçeğe ulaşmaya çalışan herkesi yanıltabilir.

Kafa yapısı ve alışkanlıklar

Özgünlük emek, vakit ve uygulama ister. Gönülsüzce yapılacak bir iş değildir, sadece birkaç gün değil, sürekli olarak emek ister. Kafa yapınızı değiştirmeniz gerekir, neredeyse mutlaka alışkanlıklarınızı da değiştirmeniz gerekecektir.

Tercih sizin.

Merak

Bu konferans ve seminerleri hazırlarken, BBC’nin en deneyimli editör, muhabir, yapımcı ve araştırmacılarıyla görüştüm ve ne gibi tüyolar verebileceklerini sordum.

Herkesin listesinde, çoğunda da en üst sırada, tek bir kelime vardı: Merak. Meraklı değilseniz gazetecilikte vakit kaybetmekten başka bir şey yapamazsınız. Habere ulaşmanın başlangıç noktası meraktır.

"İşe giderken bile aklınızda hiç sizin düşündüğünüz konulara  ait bir haber olmadıysa, haber bulma sanatını öğrenmeye başlamanız gerekir."

Dobra dobra söylenen bu sözler, BBC Belfast ekibinden. Ekibin bir üyesi, editörlerden birinin ne yaptığını şöyle anlatıyor:

"...Bir  sokağı boylu boyunca yürür ve 450 metrelik mesafede herkesten çok haber bulabileceğini söylerdi: çöplerin miktarı, araç park etme standartları, yeni otomobillerin sayısı, trafik memurları, işyerinde sigara yasak olduğu için kafelere doluşan tiryakiler, dükkânların açılması / kapanması, kendilerine has öyküleri olan dilenciler, inşaatlar... Hep inşaatların önünden geçeriz ama “Ne inşaatı yapılıyor burada?” diye sorduğumuz enderdir'."

Bir başka editör de şöyle ifade ediyor aynı görüşü:

"Boş bir duvara bakarken neden boş olduğunu düşünecek kadar, her şeyi merak etmeniz lazım."

Önce neden, sonra neden olmasın diye sorun...

Peki merak duygunuzu nasıl geliştirirsiniz?

Pratik yaparak tabii ki. Ama önceden uyarmak lazım: Bunu doğru bir şekilde yaparsanız can sıkıcı, herkesi kızdırma potansiyeline sahip birine dönüşeceksiniz.

“Bu garip görünüyor / kulağa tuhaf geliyor’ ya da ‘işin aslı nedir acaba?” diye düşünmeden kimseyi dinleyemeyecek, bunları sorgulamadan gazete ya da dergi okuyamayacak, hatta sokakta bile yürüyemeyecek bir kafa yapısı oluşturmaktan bahsediyorum.

O anda gördüğünüz, duyduğunuz ya da okuduğunuzun cevaplayamadığı tüm soruları sormaya zorlayın kendinizi.

Gazetelerin ‘haber özetleri’ köşeleri üzerinde çalışın – bulabildiğiniz en kısa haberleri önünüze alın ve bu haberde cevabı verilmeyen bütün soruları sormaya çalışın.

Verdiğiniz tepkiyi dikkate alın

Bir haber veya olay karşısında ilk tepkinizin ne olduğuna dikkat edin.

Bir anlığına tarafsızlığı bir yana bırakın. İlk tepki ya da düşünceniz ne? Başkaları da bunu düşünür mü? Bunun tersi olsa ne olur? Bu fikir sizi nereye götürür?

Her gün pratik yapın – herkesin dikkatinden kaçan bir şeyi yakalama veya bağlantı kurma şansınız artacaktır.

BBC2’nin Newsnight programından Michael Crick şöyle diyor:

"Her gün yolda yürürken gördüklerinizi tekrar tekrar değerlendirirken, sürekli olarak kendinize ‘habere ekleyebileceğim yeni unsur ne olabilir?’ diye sorun."

Bu şekilde özgün düşünmeye başlamanın en iyi tarafı, daha önceden bir şey bilmenize gerek olmamasıdır. Sadece üzerinde düşünün ve merak edin. Kıdemli bir editör İngiltere'nin  kuzeyindeki yerel bir radyo istasyonu için ilk işe  çıktığı günü şöyle anlatıyor:

"Hiçbir fikrim yoktu. Kenti tanımıyordum; tanıdıklarım yoktu; nereden başlayacağımı bilemiyordum. Derken, Başbakan – o zamanlar Margaret Thatcher’dı – Afganistan’ın işgali üzerine Sovyetler Birliği’ne ticaret ambargosu uygulanacağını açıkladı.

O zamanlar pek de benim ilgi alanıma giren bir konu değildi bu, ben de kendimi yerel bir iş sahibinin yerine koymaya çalıştım.

Randevu almadan kentin en büyük ihracatçısının genel müdürünü aradım. İktidardaki Muhafazakâr Parti’nin bu bölgedeki ileri gelenlerindendi ve son derece öfkeliydi. Mülakatı bültenin başına çektik; devamını takip eden yerel gazete ve bölgesel televizyonlarda da birinci haber oldu."

Personel girişi

BBC’nin iç sistemine bağlantınızı kontrol etmemiz için lütfen bekleyin

Özür dileriz, BBC’nin iç sistemine bağlantınızı teyit edemedik

  • BBC’nin iç sistemine bağlandığınızı lütfen kontrol edin
  • Açmak istediğiniz bağlantının doğruluğunu lütfen kontrol edin
Kapatıp devam edin

BBC sisteminde teyit edildiniz

Kapatıp devam edin