YASAL UYARI  
ÖTEKİ IRAK
 
 
 
 
 
 
BÖLÜM 5
 
 
 
 
 
 
BÖLÜM V. Medya ve muhalefet

 

  Beşinci bölümü dinlemek için tıklayın

Süleymaniye'den yayın yapan Kürtsat, Kuzey Irak'taki Kürdistan Yönetimi bölgesindeki dört uydu televizyonundan biri. Bölgede çok sayıda radyo, yirmiye yakın yerel televizyon, Kürtçe'nin iki lehçesinde ayrıca, Arapça, Türkmence, Türkçe ve Farsça yayın yapıyor. Çok sayıda dergi ve gazete de var.

Süleymaniye'de ziyaret ettiğim KürtSat, yani Celal Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği uydu televizyonu'nun haber müdürü, "Günde 11 haber bültenimiz var diyor. Bunlardan 8'i Kürtçe'nin Sorani ve Kurmançi lehçelerinde, ikisi Arapça, biri İngilizce. Ayrıca haftada bir gün Türkçe, bir gün de Farsça birer haber analiz programı yayınlıyorlar.

Televizyonun haber müdürü, bu programların hedefinin Türkiye'de ve İran'daki Kürtçe bilmeyen Kürtlere bu bölgeden haber vermek olduğunu söylüyor. Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin Süleymaniye'de internet ağırlıklı bir medya merkezi, gazeteleri, radyoları ve yerel televizyonları da var.

Türkmen televizyonu

Erbil'deki Türkmen Reform Radyosu ve televizyonu Abdülkadir Bazergan liderliğindeki Türkmen Reform Partisi'ne ait. Kuzey Irak'da medya kuruluşlarının büyük bir kısmı doğrudan siyasi partilere ait. Hatta siyasi partilere medya faaliyetleri için ayrı yardım veriliyor. Buna Türkmen partileri, Hıristiyanlar, komünistler, İslamcılar da dahil. Ama daha küçük partilerin medya kuruluşları daha fakir. Bunlardan biri de Erbil içinde yıkık dökük bir binadan yayın yapan Türkmen Reform Televizyonu.

Televizyonun müdürü ve Türkmen Enformasyon Dairesi Başkanı Mehmet İlhanlı en çok ilgiyi Türk televizyonlarından aldıkları ve her gün yayınladıkları dizilerin çektiğini anlatıyor. Bağımsız medya var mı sorusunu ise "Süleymaniye'de yayımlanan Hawlati gazetesi" diye yanıtlıyor.

Erbil'deki Türkmen televizyonunun müdürü Mehmet İlhanlı ile görüşmemizden sonra bu kez durağımız Zagros televizyonu. Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi'nin 2005 yılında açtığı ikinci uydu televizyonu Zagros'ta akşam ana haber bülteni öncesinde reji odasındaki hazırlığı izliyoruz önce.

Ne kadar bağımsız?

Zagros televizyonunun bölgede en çok izlenen televizyon olduğu söyleniyor. Kanalın genel yayın müdürü Niyaz Lajani'ye gelirlerinizin ne kadarı reklamlardan, ne kadarı KDP'den geliyor diye sordum.

Lajani yüzde elli-yüzde elli diyor. Bölgede reklam verme kültürü bulunmadığını anlatıyor. Ama yine de yayın politikalarında belli bir çerçeve olsa bile muhalefetin sesini yansıtmaya çalıştıklarını, muhalif kişileri tartışma programlarına konuk ettiklerini söylüyor.

KDP'nin ilk uydu televizyonu Kürdistan TV ya da kısa adıyla KTV ise 1996 yılında Türk gazeteci ve işadamı İlnur Çevik'in katkılarıyla kurulmuştu. Daha önce bölgedeki Türk işadamlarıyla ilgili bölümde Çevik'in bunu Türk makamlarının isteği ve desteğiyle yaptığı yolundaki açıklamalarına yer vermiştik.

Şu anda bölge medyasıyla ilgisi kalmayan ama yıllardır Erbil'de yaşayan, Türkiye'de ingilizce yayımlanan New Anatolian gazetesinin genel yayın müdürü İlnur Çevik'e, "Bu kadar çok kanal var, yayın var. Çok seslilik var mı sizce?" diye sordum.

"Yok. Çünkü burada herşey iki büyük partiye bağlı. Baas kültürü devam ediyor. Bir tek Süleymaniye'deki Hawlati gazetesinden söz edebiliriz." diyor o da. Ama partilerin üst kademelerinde özellikle de KYB tarafında çok sesliliğin, bağımsız basın anlayışının gelişmesi yönünde bir çaba olduğunu söylüyor.

Hero Talabani

İlnur Çevik'in bahsettiği, medyada, yukardan aşağıya da olsa, Baas geleneğinden kurtulma çabalarından biri, Süleymaniye'de Hak medya merkezi..

Hero İbrahim Ahmed, Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin lideri ve şu anda Irak cumhurbaşkanı olan Celal Talabani'nin eşi ve aynı zamanda ünlü bir Kürt yazarın kızı...

Daha peşmergeyle dağlarda gezdiği yıllarda, çektiği belgeseller, çıkardığı çocuk dergileri ile medya tutkusunu gösteren Hero İbrahim Ahmed, şu anda partinin KürtSat kanalının yanısıra küçük ve siyaseti hicveden programlara yer veren alternatif bir yerel televizyon kanalı ve gazeteyi içeren Hak Medya Merkezinin de başında... Bölgede medyaya genel olarak egemen olan hastalıkları şöyle tespit ediyor.

"Irak'ın tümünde medyaya gayet eskimiş bir tarz hakim. Eski Sovyetler Birliğinde uygulanan model Baas rejimi tarafından benimsenmişti. Teknik olarak ideolojik olarak, işin örgütlenişi bile tamamen aynı. Baas Partisi bu modeli aynen alıp yarı Baas yarı komünist bir model üretti. Bugün medyaya, ve aynı şekilde eğitim sistemimize hakim olan tarz budur. Ben sorunumuzun bu olduğunu, bunun değişmesi gerektiğini düşünüyorum."

Hero İbrahim Ahmed'le söyleşimize, Kuzey Irak'ta kadınlar ve sorunlarını konu aldığımız bir sonraki bölümde devam edeceğiz. Ama Kuzey Irak'taki Kürdistan Yönetimi bölgesinde çok seslilik ve basın özgürlüğü ile ilgili tartışmamızı, Selahaddin Üniversitesi tarih bölümü öğretim üyelerinden ve Erbil'de ingilizce yayımlanan Kurdish Globe adlı gazetenin editörü Azad Aslan'ın görüşünü alarak sürdürelim. Aslan, medyanın gerçek bir çok seslilik yansıtmadığı görüşüne katılıyor ama şu an gördüğü bazı belirtilerin yakın gelecek için kendisine umut verdiğini söylüyor.

Kurdish Globe gazetesi editörü Azad Aslan gibi bölgede çok sesliliğin tohumlarının atıldığını düşünenler bir isme işaret ediyorlar. Süleymaniye'deki Hawlati yani "Yurttaş" isimli gazeteye. Hawlati iki büyük partiden biri tarafından finanse edilmiyor.

Bölgede medya organlarının yayınlarını kısıtlayan bir kuruluş ya da sıkı sansürcü yasalar yok ama Hawlati'nin işi yine de kolay değil. Çünkü Azad Aslan'ın da ifade ettiği gibi eleştirilerde belli sınırların aşılmasına tahammül yok henüz.

Örneğin, uluslararası gazeteci örgütlerinin yıllık raporları, gözaltına alınan, tehdit edilen ve haklarında dava açılan Hawlati muhabirlerinin örnekleriyle dolu. Son olarak bu gazeteye dışardan haber yapan Nabaz Goran adlı bir gazeteci Nisan ayında Erbil'de kaçırıldı ve yedi saat sonra serbest bırakıldı. Bir basın toplantısı düzenleyerek üniformalı beş kişi tarafından kent dışında bir yere götürüldüğünü, hortum ve sopalarla dövüldüğünü ve "diline hakim olması"nın tavsiye edildiğini anlatan gazeteci, vücudundaki darp izlerini de gösterdi.

Zagros televizyonunun kuruluş aşamasında genel yayın müdürlüğünü yapan şu anda serbest gazeteci olarak çalışan Rebwar Kerim Weli, basın özgürlüğünün ve sivil toplumun gelişebilmesi için bölgede ekonominin köklü değişimler geçirmesi ve iki parti kontrolünden kurtulması gerektiğini, bunun ise çok yavaş geliştiğini söylüyor.
 
^^ Başa dön ANA SAYFAYASAL UYARI