YASAL UYARI  
ÖTEKİ IRAK
 
 
 
 
BÖLÜM 3
 
 
 
 
 
 
 
 
BÖLÜM III. Türk şirket ve işadamlarının Kuzey Irak'taki rolü

 

 Üçüncü bölümü dinlemek için tıklayın

Şantiyesini gezdiğimiz Taşyapı, Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin yönetim merkezi Erbil'in yollarını yapıyor. Erbil ve Süleymaniye uluslararası havaalanları, Süleymaniye ve Erbil'de inşa edilen yeni üniversiteler, bölgesel yönetimin bakanlıkları, Mesut Barzani'nin başkanlık sarayı, cezaevleri, kültür ve alışveriş merkezleri, karayolları, kanalizasyon ve su şebekeleri, konutlar kısacası son yıllarda inşa edilen hemen herşeyin altında, Makyol, Tepe grubu, Nursoy, Elegan, Günay İnşaat gibi Türkiye'nin dört bir yanından, tanınmış Türk Müteahhitlik firmalarının imzası var...

Karayollarından emekli olduktan sonra Taşyapı İnşaat şirketinin Erbil'deki 60 metre caddesi denen ana caddelerinden birinin rehabilitasyonu projesinin başına geçen İsmet Elçi "İnşaat sektöründe Türk şirketleri dışında kimse yok neredeyse. Bir Çin şirketi vardı o da çekilmiş diye duydum" diyor.

Para muslukları ise bölgesel hükümetin elinde. Bütün büyük projeler bölgesel yönetimin açtığı ihalelerle dağıtılıyor. Türk şirketlerinin aldığı inşaat taahhütlerinin tutarın toplam 2 milyar dolara ulaşmış durumda.

Sadece Kürtler mi?

Bölgede beş yıldır şirketi Renas Company ile büyük karayolu ve altyapı projeleri yürüten bir başka işadamı Renas Elçi.

Yakında Katılımcı Demokrasi Partisi adlı yeni bir parti kuran tecrübeli Kürt politikacı Şerafettin Elçi'nin de oğlu. Renas Elçi, bölgesel hükümetin, ihalelerde Türkiye'den gelen işadamlarına çok sıcak davrandığını, Türk işadamlarının özellikle tercih edildiğini söylüyor.

"Burada yatırım yapanların çoğu Kürt kökenli işadamları mı?" sorumu, "Kesinlikle hayır" diye yanıtlıyor ve örnek olarak şu anda Türkiye'den gelmiş yirmiye yakın işadamından oluşan bir arkadaş grubunu kendi şirketinde misafir ettiğini, burada yatırım olanaklarını araştıran bu işadamlarından yalnızca ikisinin Kürt olduğunu söylüyor. Ayrıca Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelmiş onlarca şirket adı sıralıyor.

Bölgede iş yapan irili ufaklı tüm Türk şirketlerini bünyesinde toplamayı hedefleyen bir işadamları derneğini kuran ve başvurusu bakanlıkta bekleyen Ahmet Acar, Bejerman adlı inşaat şirketinin başında. Erbil cezaevini, sağır dilsizler okulunu, yol kontrol kantarlarını onun şirketi inşa etmiş.

Türkiye ile bölge arasındaki yıllık ihracat hacmi beş milyar dolar... Bunun çok önemli bir kısmının inşaat malzemesi olduğunu söyleyen Ahmet Acar, bölgede sadece Türk şirketlerinin değil, Türk yapı malzemelerinin de büyük rağbet gördüğünü anlatıyor.

Yüzlerce Türk şirketi

Bölge makamlarına yapılan başvurulara göre, Kuzey Irak'da 1200 civarında Türk şirketi var. Bunların 900 kadarı inşaat sektörü ve ilgili kollarda çalışıyor. Kalanlar ise gıda, kırtasiye ve her türlü ürün ihracatı ve hizmet sektörüyle ilgili...

Bu şirketlerin sahipleri ve çalışanları olarak bölge makamlarından oturma izni alanların sayısı ise 14 bin civarında. İnşaat dışında bir çok sektörde özellikle gıda ve hizmet sektörlerinde yine Türk firmaları ve ürünlerinin ağırlığı dikkat çekiyor.

Erbil'e yerleşen ve beş yıldır işlerini buradan yöneten Cumhuriyet Halk Partisi'nin eski Diyarbakır büyükşehir belediye başkan adayı, işkadını Ferda Cemiloğlu'nun faaliyetleri bu sektörel çeşitliliği bir ölçüde yansıtıyor: İnşaat, ithalat-ihracat, fuarcılık, lokantacılık, güzellik salonu...

Yabancı şirketlerin en büyük avantajı, daha önce bölge ekonomisinden söz ederken bahsettiğimiz gibi buranın bir vergi cenneti olması... Çeşitli biçimlerde ödedikleri harç ve vergiler yüzde üçü geçmiyor. Ama dezavantajları da var. Taşyapı İnşaat'tan İsmet Elçi, elektrik ve su sıkıntısından, bürokrasinin yavaş işleyişinden söz ediyor.

Bütün zorlukların üzerinde ise bölgenin geleceğiyle ilgili belirsizlikler ve Türkiye ile ilişkilerde zaman zaman alevlenen gerginlikler var. Şaşırtıcı değil kuşkusuz ama, burada iş yapan Türkiyeli girişimcilerin ortak görüşü, bölgede ticaret ve yatırım potansiyelinin çok yüksek olduğu, Türkiye'nin bu potansiyelden çok daha iyi yararlanması gerektiği. Türkiye ile bölgedeki kürt liderler arasında zaman zaman alevlenen gerginlikleri, işlerini doğrudan etkilemese bile, kaygıyla takip ettiklerini söylüyorlar.

New Anatolian gazetesi Genel Yayın Müdürü İlnur Çevik, bölgede uzun zamandır hem gazeteci olarak, hem de şu anda eşinin yönetimindeki Çevikler İnşaat şirketi aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Bölgenin Türkiye'ye muhtaç olduğunu, Türkiye'nin bundan yararlanması gerektiğini düşünüyor.

Petrolde de Türkler

İlnur Çevik'in söylediği gibi Kuzey Irak'da şu anda Pet oil ve Genel Enerji adında iki Türk şirketi petrol arama ve çıkarma faaliyetlerini sürdürüyor. Petrol bu yönden, bölgedeki özerk yönetimin Türkiye'ye uzattığı bir zeytin dalı olarak da görülebilir.

Bölgesel yönetimin Başbakanı Neçirvan Barzani, Nisan ayında yaptığımız özel görüşmede, açık ve net olarak "petrolümüzü Türk şirketlerinin işletmesini istiyoruz. onlara öncelik verdik." demiş, ayrıca "mevcut boru hatlarımıza ek olarak Türkiye'den geçecek yeni bir petrol boru hattı inşa etmek istiyoruz. Petrolümüzü Avrupa'ya bu yolla ulaştırmak istiyoruz" diye eklemişti.

Çukurova grubuna bağlı Genel Enerji ile İsviçre kökenli Addax Petroleum şirketlerinin oluşturduğu TTopco ortaklığı Erbil'e bir saat mesafedeki Taktak bölgesinde bugüne kadar 200 milyon dolar civarında yatırım yaptı.

Bölgede petrol anlaşmalarını 2002 yılında yapan şirket, bugün günde 60 bin varil üretim kapasitesine ulaşmış durumda. Beş yıllık bir süreçte günde 250 bin varil kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.

Dört kontrol çemberinden geçilerek gidilebilen sıkı koruma altındaki Taktak'da görüştüğümüz yetkililer bize bölgede yapılan ilk sismik belirlemelere göre çıkarılabilir petrol rezervlerinin 750 milyon varil olduğu tahminini ilettiler. Bu Türkiye'de şu ana kadar belirlenen çıkarılabilir petrol rezervlerinin üç misli; Irak'ın belirlenmiş rezervlerinin üçte biri.

Pet Oil ise Erbil Binbawi sahasında petrol arama çalışmalarını sürdürüyor.

Bölgedeki Kürt yönetiminin kabul ettiği ve Irak parlamentosunda kabul bekleyen petrol yasasına göre kuzey de dahil bütün petrol rezervleri tüm Irak halkına ait. Bölgeler buna karşılık bütçelerini merkezi bütçeden alacaklar. Ama aynı yasa, kuzeydeki Kürt bölgesine, petrolünü doğrudan satma, bunu bütçe payına mahsup etme olanağını da veriyor.

Türk şirketleri de ihracata ve yeni bir petrol boru hattı harekete geçmek için bu yasayı ve Türkiye'nin vereceği sinyalleri bekliyorlar.

Uzun vadeli yatırımlar

Kısa vadede büyük kar getiren alanlardan, yeni Türkiye'den bölgeye uzun vadeli bir başka yatırıma: Eğitim.

Erbil'in seçkin okullarından Işık Koleji'nde, bir yarışma ve ödül töreni izliyoruz. Fethullah Gülen cemaatinin Fezalar Eğitim Kurumlarının Kuzey Irak'taki okullarından biri...

Kuzey Irak'ta 1994 yılından itibaren faaliyete geçen Gülen cemaatinin okullarının sayısı bugün yedi. Erbil'de bir kız bir erkek, Süleymaniye'de bir kız bir erkek, Kerkük'te bir erkek liseleri ve Erbil'de bir ilk ve bir anaokulları var.

Fezalar Eğitim'in bölge müdürü, 1994'den üç yıl öncesine kadar parasız eğitim yaptıklarını, son üç yıldır okulların paralı hale geldiğini anlattı.

Yatırım ise geleceğe yönelik. Çünkü Fezalar Eğitim'in yetkilisi bu okullarda gelecekte bölgeyi yönetecek insanların yetiştirdiğini söylüyor. Gerçekten de verdiği iyi İngilizce eğitimi ve disiplini nedeniyle bir çok önde gelen bölge yetkilisinin çocuklarını bu okullara gönderdiğini öğreniyoruz.
 
^^ Başa dön ANA SAYFAYASAL UYARI