|
Kraliçe Hatşepsut'un mumyası teşhis edildi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Uzmanlar, Mısır'ın en ünlü kraliçesi Hatşepsut'a ait 3000 yıllık bir mumyanın teşhis edildiğini açıkladılar.
Eski Mısır uygarlıkları uzmanı Zahi Havas, Kahire'de düzenlediği yoğun katılımlı basın toplantısında, yapılan teşhis hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Kraliçe Hatşepsut'un mumyasının teşhisi, Mısır'da 1922 yılında Tutankamun'un mezarının keşfinden bu yana en büyük arkeolojik buluş olarak niteleniyor. Arkeologlar, onyıllardır teşhis edilemeden bekletilen mumyanın, şimdi, Kraliçe Hatşepsut'un ölümü ve daha sonra cesedinin ortadan kalbolmasıyla ilgili esrar perdesine aralayabileceği kaydediliyor. Zahi Havas'ın müze yakınında kurduğu DNA Laboratuvarı'nda çalışan uluslararası bilim adamları grubu, Kraliçe Hatşepsut'un teşhis edilmesine yardımcı oldu. Bu konudaki çalışmaların finansmanı, Amerikan televizyon kanalı Discovery tarafından karşılandı. Hazırlanan belgesel Temmuz ayında yayınlanacak. Kraliçe Hatşepsut'un teşhisinde en önemli ipucu, mumyanın bir dişinin eksik olmasıydı. Bu dişin boşluğu, 3000 yıl öncesinden bugüne ulaşmış bulunan ve üzerinde Hatşepsut ismi yazılmış olan bir dişe tıpa tıp uyuyordu. Nefertiti ve Kleopatra'dan da önemli Kraliçe Hatşepsut, M.Ö. 15. yüzyılda 18. Hanedan'ın önemli liderlerinden biriydi. Hatşepsut, iktidarı, üvey oğlu 3. Tutmosis'in elinden zorla ele geçirmişti. Hatşepsut, erkek gibi giyinmesiyle ve takma sakalıyla tanınıyordu. Kendisinden önceki ve daha ünlü Nefertiti ve Kleopatra gibi kadın hükümdarlardan çok daha güçlü bir liderdi. Hatşepsut'un mezarının bulunduğu tapınak, Yukarı Mısır'daki Krallar Vadisi'nde en büyük ilgi gören anıtlardan biri. Kraliçe Hatşepsut'un adı kayıtlardan silindi. Bu, üvey oğlunun intikamı olarak görülüyor. Hatşepsut'un mumyası, Krallar Vadisi'ndeki, teşhis edilememiş iki kadın mumyasının bulunduğu bir mezarda ortaya çıkarılmıştı. İlk olarak 1903 yılında Howard Carter tarafından keşfedilen mezar, daha sonra soyguncuların hedefi olmuş ve mezar yeniden kapatılmıştı.
Mezar 1906 yılında yeniden açıldı ve mumyalardan biri çıkarıldı. Bu mumyanın, Hatşepsut'un özel hükümdarlık hemşiresi Sit-ra olduğu belirlendi. Mezarda bırakılan ve şimdi Kraliçe Hatşepsut'a ait olduğu teşhis edilen mumya ise, 1990'a kadar gün ışığına çıkarılmadı. Mumyanın Hatşepsut'a ait olabileceği tahminleri, sol kolunun, Kraliyet cenazelerinde geleneksel olan şekilde kıvrılmış olmasından ve takma sakal olabileceği tahmin edilen tahta bir yüz aksesuarı taşımasından kaynaklanıyordu. Teşhis tekniği kuşkulu mu? Kimi arkeologlar ise Kraliçe'nin teşhisinde DNA teknolojisi kullanılmasını kuşkuyla karşılıyorlar. Amerikalı moleküler biyolog Scott Woodward, "bir mumyadan DNA çıkarmak son derece güç bir işlem. Aynı kaynaktan başka DNA örnekleri de alınıp karşılaştırılması gerekir" dedi. | İlgili haberler Paylaşılamayan dev hazine31 Mayıs, 2007 | Haberler Altın merasim tacı anavatanı Yunanistan'da29 Mart, 2007 | Avrupa Kleopatra'nın çirkin yüzü14 Şubat, 2007 | Avrupa Mezar hırsızlarının arkeolojiye katkısı23 Ekim, 2006 | Haberler Ukrayna'da piramit mi var?07 Eylül, 2006 | Avrupa Trakya uygarlığının izleri 07 Ağustos, 2006 | Avrupa Roma'da üç bin yıllık iskelet bulundu31 Mayıs, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||