BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 02 Nisan, 2007 - TSİ 14:15
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
Riyad zirvesinde güvenlik çilesi
 
Günler süren hazırlıklar...

Kral Abdullah
Arap Birliği zirvesine 22 ülkeden temsilci katıldı

Riyad sokaklarında bütün ana bulvarlar, caddeler, Konferans Merkezi'ne giden bütün yollarda hummalı bir faaliyet vardı.

Yol kenarlarına özel olarak getirilen parça parça çimleri ve çiçekleri eken yüzlerce Uzakdoğulu işçi.

Çöl ortasında bulunan Riyad'ın ana caddelerinde bugünlerde her tarafta yeşil bir görüntü oluşmuş durumda.

Kendinizi ilkbahar yağmurlarının sürekli yağdığı bir ülkede hissediyorsunuz.

Bütün hazırlıklar tek bir şey için...

Her şey Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde yapılan 19. Arap Birliği zirvesi için...

Hazırlıklar sadece yol kenarlarına yapılan düzenlemelerle sınırlı değildi.

Bir de zirveye katılacak olan liderlerin güvenliği için Riyad'da olağanüstü hal ilan edilmişti adeta.

Zirvenin yapılacağı konferans merkezine 22 Arap ülkesinden ve misafir ülkelerden gelen devlet başkanı ve başbakanların kaldığı otellerden giden bütün yollar trafiğe kapatılmıştı.

Hatta daha da ileri gidilmişti. Kral Abdullah'ın emriyle Riyad'da zirvenin yapılacağı günler olan Çarşamba ve Perşembe günü bütün devlet daireleri, okullar, iş yerleri tatil edilmişti.

Buna bir de liderlerin Salı gününden itibaren Riyad'a gelişleri eklenince, Riyad'da hafta sonu tatili uzadı diye başta çocuklar olmak üzere, devlet dairelerinde çalışanlar tatil planları yapmaya başlamıştı.

Ancak bu tatil bazılarına yararken, bazılarına da eziyet oldu.

Arap gazetelerinde hastaneye gidecek olanların, karşıdan karşıya geçmek için trafiğe kapatılan yollar nedeniyle saatlerce sokaklarda gezindikleri haberleri yer alıyordu.

Emir demiri kesti

Gazeteciler için de durum farklı değildi.

Zirve için Suudi Arabistan'ın dış elçiliklerinde işler ne kadar kolay yürüyorsa, bunun tersi zorluklar da yok değildi.

Bunların başında gazetecilerin kapatılan alanlardan birinde bulunan basın merkezinin bulunduğu otele girmede yaşadıkları sıkıntıydı.

Gazetecilerin akredite işlemleri oteldeki Enformasyon Bakanlığı merkezinde yapılıyordu.

Ama kartsız olanların otele girmesi otelin çevresinde güvenlik tedbirleri alan askerler tarafından yasaklanmıştı.

Yani akredite olmak için otele giremiyordunuz.

Her yerde olduğu gibi emir demiri kesmişti.

Kapıya konulan askerlere, "kartsız içeri kimseyi almayacaksınız" dendiği için onlar da kartı olmayanları otele sokmuyordu.

Akredite olmak için otele girmenin yolunu bir saatte güneş altında bekleyerek ancak askerleri ikna ederek, içerden birilerine ulaşarak bulunca, iyi niyetin çok da yeterli olmadığını görüyordunuz.

Mahmud Abbas ve Kral Abdullah
Arap Birliği zirvesinde Orta Doğu barışı gündemdeydi

Zirvenin düzenlendiği konferans merkezine gidiş gelişler ise özel güvenlik önlemlerini aştıktan sonra özel otobüslerle sağlanıyordu.

Ama gazetecileri konvoyla götürmek amacıyla güvenlikten önceden geçen gazeteciler, bu kez bir saatten az olmamak üzere araçları içinde pencere bile açmadan bekletilince, sinir katsayısı da artıyordu.

Güvenlik öylesine abartıldı ki, konferansın birinci ve ikinci günü öğlen başlayacak oturumlar için gazetecilerin sabah 07.00'de basın merkezinde olmaları istendi.

Ama araçlar ancak öğlen 12.00'de konferans merkezine gidince yüzlerce gazeteci adeta ayaklandı.

Konferans merkezine gidenler hiçbir yere gitmelerine izin verilmediğinden, canlı olarak zirveden yapılan yayını sessiz televizyonlardan izlemek zorunda kaldılar.

Ama zirveye katılan liderleri tanıyan gazeteciler onlarla birlikte gelip, zirve salonlarında bir yanlarında Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'i çay içerken, diğer yanlarında devlet başkanlarını bir odadan diğerine ikili görüşmelere giderken izleyip, sıkıştırarak haberler yaptılar.

Hatta bu koşturmaca arasında İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki ilk olarak Türk gazetecilere, esir alınan İngiliz kadın askeri bırakacaklarını söyleyince bütün dünya basını ona ulaşmaya çalıştı.

Arap ülkelerinin liderleri zirvede yine beş yıllık eski Suudi insiyatifiyle hazırlanan İsrail-Filistin barış planı ve bölgesel sorunlar için genel çözümlerle dolu bir Riyad deklarasyonuyla yetinirken, geriye Başbakan Erdoğan'ın İngiliz askerler için yaptığı diplomatik çabalar, 16 saat içinde hem zirveye katılıp bir konuşma yapması ve 12 ülkenin lideriyle yaptığı ikili görüşmelerin etkisi damgasını vurdu.

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik