BBCTurkish.com
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 15 Şubat, 2005 - TSİ 14:47
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
Taylandlı Müslümanlar ne istiyor?
 

 
 
Çoğunluğu Budist olan Tayland'ın Müslüman azınlığı ile hükümet güçleri arasındaki çatışmanın kökeninde ne var? İsyancılar kim? Başbakanlığa tekrar seçilen Taksin Şinavatra, sorunu çözebilir mi?

Tayland Malezya sınırı yakınlarındaki Tak Bai kasabasının karakolu, yanıltıcı bir şekilde sıradan bir yer gibi görünüyor.

Geçen Ekim ayında başlayan ve 85 Müslümanın ölümüyle sonuçlanan olaylar zincirinin ilk halkasının burası olduğuna inanmak güç.

Tayland'da Tak Bai karakoluna yönelik saldırının sonrası
Sorunun uluslararası boyuta taşınmasından kaygı duyuluyor

Yakındaki bir binanın duvarında dikkat çeken kurşun delikleri, burada korkunç bir şeylerin olduğunun tek işareti.

Bir tanık, gördüklerini bana anlatmayı kabul etti. Ama korkudan, ismini, hatta yaşadığı köyün adını bile vermeksizin.

2000 kadar Müslüman karakolun önünde protesto gösterisi yaparken, önce üzerlerine tazyikli su sıkılmış, ardından da ateş edilmiş.

Daha sonra askerler, göstericileri kamyonlara balık istifi tıkıştırmış. Kamyon kuzeydeki askeri üsse ulaşana kadar 78 kişi havasızlıktan ölmüş.

Müslümanları daha da şoka uğratan, bu olayın Ramazan ayında gerçekleşmiş olması olmuş.

Bu olay, 2004 Ocak ayında balşayan ve 500 kişinin hayatını kaybettiği şiddet olaylarının en kanlısı olmuş. Böylece, dünyanın en kalabalık Müslüman azınlıklarından birinin yaşadığı Tayland'a çevrilmiş gözler.

Uyumdan nefrete

Budistlerin çoğunluğu oluşturduğu Tayland'da nüfusun yüzde 10 kadarı Müslüman.
Ülkenin kuzey ve orta kesimlerinde de Müslamanlara rastlansa da, asıl olarak güneyde yaşıyorlar. Buradaki Pattani, Yala, Narathiwat eyaletlerinde de çoğunluğu oluşturuyorlar.

Yakın zamanlara kadar güneydeki Müslümanlar ile Budistler yan yana, uyum içinde yaşıyorlardı. Şimdi ise iki taraftan da siviller hayatını kaybediyor. Karşılıklı güven de tamamen yok olmuş durumda.

Tayland'da Tak Bai karakoluna yönelik saldırının sonrası
Tayland'da etnik uyum tehdit altında

Peki bu ortam nasıl yok oldu? Müslümanların başlıca şikayetleri şunlar; Öncelikle tarih ve kültürlerinin tanınmadığını düşünüyorlar. Güneydeki Pattani eyaleti, yüzyıllar boyunca, bir Müslüman krallığının merkeziydi. Tayland'a dahil olması ise 20. yüzyılın başlarına rastlıyor.

Ekonomik olarak ise kendilerini dışlanmış hissediyor Müslümanlar. Fakir Güney, ülke gelirinden, özellikle de turizm gelirlerinden çok küçük bir pay alıyor.

Son olarak, küreselleşme sayesinde, Müslüman dünyasıyla bağları güçlendi. Bunun sonucunda, Irak ve Filistin gibi konularda odaklanan "Müslüman nefreti" Taylandlı Müslümanlarca da paylaşılmaya başladı.

Camiide kan gölü

Ancak son şiddet eylemlerinin arkasında kimin bulunduğu net değil. Örneğin geçen yıl 28 Nisan'da gerçekleşen tek bir olay.

Pattani kasabasındaki kadim Kru Se camiisinde, 9 saatlik bir direnişin ardından, 32 Müslüman Tayland güvenlik güçleri tarafından öldürülmüştü.

Bu, güney eyaletlerinde başka olayların da fitilini ateşledi. Müslümanlar, koordineli olduğu anlaşılan bir şekilde bir çok polis noktasına saldırdı. Birgün içinde 100 Müslüman öldü.

Polis noktalarına saldıranların elinde sadece bıçak ya da pala gibi silahlar vardı. Dolayısıyla gözü kapalı ölüme gittikleri söylenebilir. Ancak bu militanların kim olduğu, nasıl bir güdüyle polise saldırdıkları hala esrarını koruyor.

Eşi Muhammed 28 Nisan'da ölenlerden biri olan Nur'a sordum; "Neden yaptı diye?"
"Bilmiyorum. Birgün evden çıktı, bir daha da dönmedi. Cesedini bile görmedim" dedi.

Uzmanlar kısmen de olsa bir açıklama getirmeye çalışıyor. Buna göre söz konusu kişiler, 1960 ve 70'lerde güneyde aktif olan eski bir ayırılkçı bir örgütün, İslamcı
bir uzantısı.

Hükümet kaynakları ise daha ileri giderek, bu militanları, El Kaide'nin yerel kolu olduğunu söyledikleri Cemaati İslami ile bağlantılandırıyor. Ancak kanıt olarak ciddi bir şey sunamıyorlar.

İsyan genişler mi?

6 Şubat'taki seçimlerde zafer Başbakan Taksin Şinavatra'nın oldu. Uzmanlar Şinavatra'nın bugüne kadar güneydeki sorunu başarılı yönetemediği görüşünde.

Hükümetin geçmişte sergilediği katı tutumu sürdürmesi durumunda bunun, yerel bir sorundan, bölgesel, hatta uluslararası bir soruna dönüşebileceğinden korkuluyor.

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik