|
FORUM: İşkence
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
26 Haziran, Uluslararası İşkence Görenlerle Dayanışma Günü.
BM merkezinde açıklanan bir anket, Türkiye'de halkın yüzde 51'nin, "masum insanların hayatlarının risk altında olduğu olağanüstü durumlarda teröristlere belli oranda işkence yapılabileceğini" düşündüğünü ortaya koydu. "World Public Opinion-Dünya Kamuoyu-WPO" isimli program tarafından düzenlenen ankete göre Türkiye'de hiçbir koşul altında işkence yapılmaması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 36. Bu oranın 2006 yılında yapılan ankette ise yüzde 62 olduğu belirtildi. Ankete göre Türkiye'de "genel olarak işkence uygulanabileceğini düşünenlerin" oranı yüzde 18 ve bu, Çin'de görülenle birlikte en yüksek oran. Peki siz işkence konusunda ne düşünüyorsunuz? Hiçbir koşulda işkence yapılmaması gerektiği görüşüne katılıyor musunuz? Türkiye'de bu görüşü savunanların sayısının azalması hakkındaki kanaatiniz nedir? Gerçekten de işkencenin mazur görülebileceği durumlar olabilir mi? Bu forum kapanmıştır.
Eğer işkence sonucu alınacak bilgilerle yüzlerce insanın hayatı kurtulacaksa belki belli bir düzeyde işkenceye göz yumulabilinir.
Ama bu demek değildir ki her şüpheli bu tarz bir muameleye maruz kalsın. Terör ile bağları kesin olarak bilinen insanlara
uygulanmalı. Ve tüm bu söylediklerim işkencenin bilimsel olarak işe yarayıp yaramadığı net olarak belirtilirse bir anlam ifade
ediyor. Hiç bir surette olmamalı. Olmaya başlarsa bunun sınırı da sübjektif olur. Bir asker "Öldürmeye alışır ve bundan zevk almaya başlarsan senin için asıl tehlike o zaman başlar" demişti. İşkence yapan
bir insanın, bu manada oluşturulmuş bir maaşlı devlet görevlisinin toplumda nasıl dengeli bir yeri olabilir? Hayatında çok
ciddi yanlışlar yapmış bir insana davranışlarını haklı çıkarmak istercesine insanlık dışı muamele uygulandığında, kendi seviyemiz
acaba nerede duracaktır? Vahşet vahşeti doğurur. Uygarlığımız baskılarla değil, herkese eşit muameleyle, iyi niyetlerle gelişir.
Toplumların kültür seviyeleri yükseldikçe daha iyiye daha güzele giderler. Kin ve nefretle değil, sevgim ve hoşgörüyle kalın... Bütün ülkenin yok olması buna bile bağlı olsa, kimseye işkence yapılamaz. Hele ki Müslüman olduğunu iddia eden bir toplumda
kesinlikle kabul edilemez. Bu ankete katılanların yüde 51'i işkenceyi duruma göre onaylıyorsa bunlar insan ve insani değerlerden yoksun. Bunlarla aynı
ülkenin vatandaşı olmak bile insanı korkutuyor. Bu aynı zamanda insan olduğunu zannedip, insan olmadığının farkında olmamanın
bir kanıtıdır. Bana göre bu çok önemli bir haberdir. Bunu değerlendirmek, değerlendirmek ve çok iyi değerlendirmek gerekir
diye düşünüyorum. Durum ne olursa olsun canlı organizmaya dönük her türlü fiziksel müdahale bir suçtur. Sınıfsal ve kişisel ihtiraslardan kaynaklanan
hegemonya kurma güdüsü şiddet ve korku aşılama "ihtiyacını" doğuruyorsa da bunun medeni bir kültürle ve de insanlıkla hiç
bir bağlantısı yoktur. Her şiddetin arkasında ister sınıfsal ister kişisel olsun, "doğrularını" başkasına zorla hükmetme anlayışı
çıkar. İşkence bir suçtur. İşkence sözcüğüne bile tahammül edemiyorum. İnsanı bırak, hiçbir canlıya işkenceyi düşünemiyorum. Başkalarına acı verenleri
insan olarak göremiyorum. Sonuçları okuyunca ülkem insanları adına utandım! Nerede zalime baş kaldıran, mazlum için ağıtlar
yakan insanlarımız? Linç etmek anlayışı yiğitlik olarak mı görülmeye başlandı? İşkenceyi onaylayanları anlamak istiyorum.
Lütfen açıklar mısınız, bu psikolojiyi nasıl yorumlamalıyım? Ben Hollanda'da değişik uluslardan çocuklara sınıf öğretmenliği
yapıyorum. Sınıfımda sarı, siyah, kahverengi, çekik gözlü öğrencilerim var. Sınıf kapısından girerken bu rengarenklik bana
enerji ve mutluluk veriyor. Onları ne kadar seviyorum, onlara işkenceyi nasıl layık görebilirim? İşkencesiz, acısız, herkesin
mutlu olduğu bir dünya dileğimle.... İşkence yanlış. Askerler ve polis teşkilatları bunu hep yapıyorlar. Yanlış bir şey, masum insanlara işkence yapılmaz ama yapılıyor
maalesef. İşkence ve insan hakları ihlalleri konusunda Türkiye'nin geçmişinde de kara lekeler var. Bugün Amerika'nın Irak ve Guantanamo
adasındaki yasadışı uygulamalarına karşı çıkanların zamanında Türkiye'de olup biten insan hakları ihlallerine sesiz kalması
da eleştirilmesi gereken bir durumdur. Hiç bir koşulda işkence olmamalı. İşkenceye karşı olmak, insan kimliğinin hakkını vermekle ilgilidir. Devlet olarak işkence
karşıtı duruş ise, ilgili devletin insan haklarına saygılı olmasının veya olmamasının net bir ölçütüdür. Tabi hiç kimseye işkence yapılmamalı. Elbette kötü muameleyi hak eden kimseler her zaman vardır ama suçlamada bir hata ihtimali
de her zaman bulunmaktadır. Ve masum insana yapılan işkence bir insanlık suçudur. İşkence bir insanlık suçudur. Sistem ve yönetimlerin insani tüm faaliyetlerin odak noktasına alınması ve ona göre kurgulanması
gerekir. Terörist ve suçluya da tabii ki en ağır ceza verilmeli. Ama işkence kelimesi sözlüklerden dahi kalkmalı. İnsanlık
bu işi bitirmeli. İnsanların insanlaşma süreciyle ilgili. Sanırım Orta Doğu bu konuda geri kaldı. İşkence, hiçbir şartta ve hiçbir mekanda ve hiçbir zamanda meşru olamaz. Asla ve katiyyen helal olmaz. İnsanlı ve onun Yüce
Sanatkarı Allah'a en büyük saygısızlık addediyorum. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 5. maddesinde de belirtildiği gibi "Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı
veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez." Bu sadece Türkiye ile ilgili değil tüm dünya devletlerince
uyulması gereken bir şart değil midir? Yakın geçmişte CIA'in işkence uçakları veya Ebu Garip'te uygulanan işkencenin görüntüleri
daha hafızalarımızdan silinmemişken, Filistinli mahkumlara İsrail hapishanelerinde uygulanan işkenceler, Çin'de, Kuzey Kore'de
veya dünyanın çeşitli ülkelerinde hali hazırda süren işkenceler... Akla gelen soru şu olmuyor mu: "Devletler vatandaşları
için mi var, yoksa vatandaşlar devlet için mi?" Ben Türkiye'de işkence gördüm hem de defalarca. Unutamıyorum. İnsanlık dışı ve kaba mantık. Hayatım alt üst oldu, karşıyım.
Çaresiz insanların işi. İşkence bir insanlık suçudur. Hiçbir koşul altında insana işkence edilmemeli. İnsan hakları raporlarına bakıldığında Türkiye'de
bu felaket hala devam ediyor. Bana göre (insan oğlu) kutsaldır ve ona sadece sevgi ile yaklaşılır. Teşekkürler. Cevabım kesinlikle HAYIR. İnsanlık o karanlık işkence dönemlerini atlatıp bu günlere gelebilmek için birçok devrim geçirdi
ve birçok canlara değişik formlarda işkence yapıldı veya kıyıldı. Bizim Türkiyemiz dahil olmak üzere bu acılar yaşandı. Bu
acı hadiselerden ders çıkarıp işkenceye karşı milli bir politika geliştirmek lazım. Halkın bilinçlendirilmesi lazım bu konuda.
Ayrıca terör ve terörist göreceli kavramlar; bazen elinde pankart taşıyan ve slogan atan bir genç kendini bilmediği, ilgilenmediği
terörist suçlamalarından dolayı yargı önünde bulabiliyor. Oysa bu insan bir tecavüz, hırsızlık, yaralama vb hiçbir faaliyette
bulunmamış. Onun için İŞKENCEYE 0 TOLERANS VE HAYIR. Teröristlerin işkence görmesini isteyenler de aynı teröristler gibi belli şartlar oluşunca karşısındakine şiddet uygulamaktan
geri kalmayan bir psikolojiye sahipler. Terörle şiddetle mücadele ancak toplumsal bir ahlak bilinciyle mümkün olabilir daha
fazla şiddetle değil. Hiçbir şart altında kimseye işkence edilmemelidir. |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||