|
Libya, ne kadar değişti?
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Trablusgarp havaalanında geceyarısı... Yolcu geliş salonunun dışında, yüksek tel örgülerin ötesinde Çinli işçiler yeni terminal
inşaatınde çalışıyorlar gece boyunca.
Yakındaki bir panodan Muammer el-Kaddafi'nin çehresi yansıyor. Libya'nın inşaat patlamasını idare edercesine... Afrika Birliği doruğuna giderken eski yolcu geliş salonundan çıkıyorum. Adeta asık yüzlü, karmakarışık, hükümet muhbirleriyle kaynayan bir yer burası. Libya için en ender belgelerden biri olan 'gazeteci vizemi' defalarca kontrol ediyorlar. Uzun dakikalar geçiyor. Libya'nın iki çehresi var karşımda; Ülkenin geldiği ve yol almakta olduğu yer. Geçen yıl Muammer el-Kaddafi, kapsamlı petrol ve doğalgaz anlaşmaları imzalamak üzere ülke ülke gezdi. Bu ticari ortaklıkların Trablusgarp'ı Akdeniz'de yeni bir turizm merkezi haline getireceği düşünülüyor ya da umuluyor. Maceraperest turistlerin akın edeceği yeni bir hedef... Bu, hemen gerçekleşebilecek bir proje değil ama, Trablusgarp kıyılarında, hükümetin petrolden kazandığı milyonlarca dolarla giriştiği 5 yıldızlı otel inşaatlarından geçilmiyor. Hükümetin bana mihmandarlıkla görevlendirdiği Ahmed, "25 bin yeni daire" diye işaret ediyor, otomobille, yoğun inşaat faaliyetinin sürdürüldüğü bir mahalleden geçerken; "Her biri de 200 bin dolara satılıyor." diyor. Libya'da görülecek ve keyif alınacak çok şey var. Göz kamaştırıcı Yunan ve Roma uygarlıkları kalıntıları, tarih öncesinden kalma kaya sanatının görülebileceği açıkhava ören yerleri, çoğunlukla ıssız ve göz alabildiğine uzanan kum sahiller...
Ve tabii daha önce Batılıların sokulmadığı bir ülkeyi ziyaret ediyor olmanın heyecanı. Ama sorun da tam burada yatıyor. Libya her ne kadar turist 'fikrini' seviyor ve turistlerin getireceği dövizi hevesle bekliyorsa da, henüz turizm gerçeğini tam anlamıyla kavramiş görünmüyor. Turistler hala gruplar halinde, hükümetin onayladığı rehberler eşliğinde dolaşmak zorunda. Günümüze kadar gayet iyi korunmuş bir şekilde gelen Roma kenti Leptis Magna'yı ya da Sabratha'daki muthteşem tiyatroyu özgürce dolaşma olanağı yok. Benim geçen hafta Afrika Birliği doruğuna giderken yaşadığım "Libya usulü kontrol ve denetim kurma saplantısı"nın benzeriyle karşılaşabilecek zavallı turistin vay haline! Trablusgarp'ın birkaç yüz kilometre doğusundaki, pek de önemi olmayan kıyı kenti Sirte'de düzenlendi doruk. Doruk sırasında kalınacak yer darlığı o boyutlara ulaşmıştı ki, gazeteciler ve resmi yetkililer, zirve dolayısıyla özel olarak getirtilen, ahı gitmiş vahı kalmış, Panama bandıralı bir arabalı vapurda uyumak durumunda kaldı. Vapurda, pek de beş yıldızlı mekân lüksü yaşadığımız söylenemez. Mazot kokulu kamaralar için çok yüksek meblağlar ödedim. Üstelik kamaramı bir hamam böceğiyle de paylaşmak durumundaydım. Peki o halde her yerden uzak bir yöreye ne diye yüzlerce delege, 12 Afrika lideri, diplomatlar, siyasetçiler ve gazeteciler götürülür? Yanıt basit aslında. Burası Libya'nın ilginç lideri, 39 yıldır tek adam olarak konumunu koruyan ve sürdüren Kaddafi'nin memleketi. Hafta boyunca, turneye çıkan rock yıldızlarının kullandığı türde o devasa boyutlardaki otobüslerden biriyle çevrede boy gösterdi Kaddafi. Doruğu açış konuşmasında bir krala layık altın işlemeli özel giysisi vardı üzerinde. Davetli yetkililerden biri o kadar etkilenmiş olmalıydı ki Kaddafi'nin görünümünden, birden diz çöküverdi önünde. Kaddafi, Libya'daki mutlak iktidarındarını yeterli bulmuyor olsa gerek, birleşik bir kıta kurmak gibi dev hayallerin de peşinde şimdi. Avrupa Birliği ideallerini esas alarak, bir Afrika Birleşik Devletleri yaratma peşinde. Avrupa Birliği idealleri... Bunu yalnızca gazetecilere değil, doruk sırasında, gruplar halinde bir mekandan diğerine götürülen, her an yakın takip altında tutulan, Albay kentte bulunduğunda, dış dünyayla tek bağlantıları devlet güvenlik görevlilerinin kullandığı elektronik gereçlerle sınırlı tutulan 'çok önemli konuklar'a da söyleyin hele bir. Muammer el-Kaddafi ve 'yeni Libya'sı gerçekten kitle turizmiyle birlikte gelecek değişime hazır mi? Afrika Birliği doruğu gösterdi ki, henüz değil. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||