BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 19 Aralık, 2008 - TSİ 21:42
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
Tropikal Sosyalizm
 

 
 
Havana'nın banliyölerinden Vedado'da parktaki bir banka oturduğunuzda Küba'nın ekonomisiyle ilgili pek çok şey öğreniyorsunuz...

John Lennon heykeli

Özellikle de Beatles'ın bu muhteşem üyesinin dirseğini oturduğu bankın arkasına kayıtsızca dayamış duran gerçek boyutlardaki bronz heykelinin yer aldığı John Lennon parkını kastediyorum.

Lennon, görüldüğü kadarıyla, Küba'yı 60'larda kasıp kavuran başka bir büyük devrimin kahramanıymış.

Başlarda ülkeyi yönetenler kendisine "çökmekte olan emperyalist düzenin bir temsilcisi" diyerek hakaretler savurmuşlar.

Sonra ise onu kucaklamışlar. Çünkü Castro karşı koyması güç bir devrimle karşı karşıya olduklarını fark etmiş.

Yani Lenin Devrimi'nden ziyade Lennon Devrimi ile...

Eğer bugünlerde bu parka gidecek olursanız elbette gidip bu Beatles üyesinin yanıbaşına oturacaksınız.

Ben gittiğimde gürültücü ve kıkırdaşan bir grup kız öğrenci Lennon'ın yanına gidip fotoğraf çektiriyorlardı.

'Yaratıcı' istihdam

Burada Lennon'ın yanıbaşında oturduğunuzda zayıf ve ihtiyar bir adam geliyor ve cebinden yuvarlak çerçeveli bir John Lennon gözlüğü çıkartarak bunu bu büyük adamın yüzüne takıyor.

Bu devrimci ülkedeki bu çalışanın da görevi işte bu gözlüğe gözkulak olmak. Çünkü daha öncekiler hep çalınmış...

Havana sokakları

Açıkça görülüyor ki Küba'da işsizlik her yerde. Havana'daki o muhteşem Ulusal Galeri'de bundan 50 sene önce buradan kaçıp giden zenginlerin bıraktığı eski eserlerin ne kadar çok olduğunu fark ettiğiniz anlarda, etrafınızdaki görevlilerin sayısı da sizden beş kat daha fazla olacak...

Devrimi Savunma Komitesi Müzesi'nde de benzer bir şekilde görevlilerin sayısı sizi geçiyor. Yalnız burada manidar bir fark var: Ziyaretçiler musallat oluyor, "propina, propina" diye fısıldıyorlar.

"Bahşiş" demek bu... Küba devriminin muhafızları, Batılılardan para isteyen dilencilere dönüşmüş.

Küba, bana öyle geliyor ki, aşırı derecede hüzünlü bir ülke. Parlak renkleri solmuş, yüz hatları belirginleşmiş. ABD'nin uzak durduğu, Sovyetler Birliği tarafından da nereden bulursa oradan para kazanmaya terk edilmiş bir ülke...

Gorbaçov'in, 1989 yılında Cumhurbaşkanı Castro'ya Sovyet yardımlarının artık sona ereceğini söylemesinin ardından bir felaket başlamış burada.

Kamyonların yerini at arabası, arabaların yerini de bisikletler almış. Castro da bunun şeytanla yaptıkları bir sözleşme olduğunu söyleyerek, yüzünü Batı'dan gelecek turistlere çevirmiş.

Şeytanın kendi lehine çevirmekte fazla gecikmediği bir sözleşme olmuş bu. Fuhuş hızla tırmanmış. Bu işe bulaşan kadınlara da "jiniteras", yani "jokeyler" denmeye başlamış.

Tropikal Sosyalizm altında bir hayat kolay değil. Temel ihtiyaçlar karşılanıyor: Elbette eğitim ve biraz da gıda... Bu her ne kadar soya ile seyreltilmiş berbat bir kıyma olsa bile...

ABD ile 'istisnaî' ticaret

90 kilometre kuzeydeki büyük komşu hiç yardım etmemiş kendisine. ABD ambargosu neredeyse 50 yıldır kesintisiz sürüyor. Ama Amerikalı çiftçilere bir istisna tanınıyor.

Washington buğday ve telefon direği yapımında kullanılan ağaçlar gibi bazı tarım ürünlerinin satışına izin veriyor. Ayrıca bir de, niye olduğunu benim bir türlü anlayamadığım bir şekilde Wrigley's sakızlarının satışına...

Havana kentinin görünümü

Golf sahalarının yapımında yer alan konuştuğum bir iş kadınına göre Küba da Amerikan mallarını üçüncü ülkeler aracılığıyla satın alıyor.

Çoğunlukla ABD'de hiçbir menfaatleri olmayan Kanadalı ve İspanyol firmalarca işletilen Küba otelleri, örneğin bir Amerikan traktörüne ihtiyaç duyduklarında, bunu Meksika veya Kanada'dan satın alıyorlar.

Ambargonun asıl etkisi ise maliyetleri artırması... Mesela pirinç memleketi Arkansas çok daha yakınken, Küba'nın ta Çin'den pirinç ithal etmesine yol açıyor.

Arkansas'dan pirinci bir kayığa yükleyip Mississippi nehrine bıraksanız, akıntıyı takip edip Küba'ya ulaşabilir oysa ki...

Hikaye sadece Amerikan malları da değil. İçinde herhangi bir Amerikan katkısı bulunan Avrupa uçakları ya da bilgisayarları da dahil buna.

Havana Üniversitesi'nden bir profesör bana mikroçipsiz bilgisayar olamayacağından ve bunların da istisnasız Amerikan malı olduğundan yakınıyor.

Karısı kansere yakalanan bir Kübalı da bana gittikleri hastanenin tedavi için Hollanda'dan bir alet getirttiğini ancak daha sonra yedek parçaların ABD'den gelmesi gerektiği anlaşıldığı için makinenin şu anda atıl ve işe yaramaz bir biçimde bir kenara terk edildiğini anlatıyor.

Devlet tarafından istihdam edilen bir bilim adamı olarak yıllarını geçirmiş olan bir Kübalı da bana şayet Amerika ambargoyu kaldırırsa, Castroların geride artık saklayacak hiçbir şeyleri kalmayacağını söylüyor.

Şu an için Tropikal Sosyalizm'in getirdiği yoksunluklar konusunda Yankileri suçlamak çok kolay.

Peki eğer Yankiler birdenbire Küba dostu oluverirlerse ne olacak? Kim bilir, belki de o zaman Küba halkı suçlayacak birilerini bulmak için kendi evlerine daha yakından bakmak zorunda kalabilir...

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik