|
Çıkışı olmayan 360 kilometrekare
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Gazze Toplumu Akıl Sağlığı Programı'nın yöneticisi Dr. İyad Sarraj'ın sık sık tekrarladığı bir söz var: Kapılar bir açılsa,
Gazze'de kimse kalmaz.
Bunu söylerken de Doktor, Tevrat'ta, Yahudiler'in Mısır'dan çıkışına atıfta bulunan "Exodus" sözcüğünü bilerek kullanıyor. İmkan olsa belki de, Gazzeli'nin Exodus şansının olduğunu söylemek bile akıllara ziyan. Normal zamanlarda dahi İsrail tarafına geçemiyor Gazzeli. Mısır'la Refah kapısı kapalı; denizden de İsrail donanmalarıyla çevrili. Bölgede yaşayan yaklaşık 1,5 milyon insan, 3 haftadır yine karanlık ve yokluk çığlıklarıyla dünyanın gündemine yerleşti. İsrail'le Hamas arasındaki 6 aylık ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağını merak ederken, ateşkes döneminin sonunu bile görmek mümkün olmadı Gazzeli için. İsrail'in 4 Kasım'da tünel imhası için sınırdan girmesi, 7 Hamaslı militanın ölümü, roket saldırılarının yeniden başlaması, Mısır'ın arabuluculuğunda uygulanan ateşkesi, beşinci ayı dolmadan fiilen ortadan kaldırdı. Askeri operasyon korkusu Sonuç, o tarihten bugüne İsrail’in sınır geçişlerini kapatıp, acil insani yardımları, akaryakıt sevkıyatını tümüyle durdurması; tam kış arifesinde bölgenin karanlık, soğuk ve yokluk girdabının içine yeniden sürüklenmesi oldu. Bir genişletilmiş İsrail askeri operasyonu korkusu da cabası.
Durumdan İsrail Hamas'ı; Hamas İsrail'i suçluyor. İsrail'in savı, Gazze'deki militanların roket saldırılarını yeniden başlatması. "Geçiş kapıları o yüzden kapalı" diyor. Gazze'nin yegane santralı akaryakıt yokluğu nedeniyle kapanmış olsa bile, bu denli elektrik yokluğu çekilmeyeceğini öne sürüyor İsrail. "Enerji hatlarıyla elektrik veriyorum; Mısır'dan da geliyor diye savunuyor kendini. Hamas ise, "İsrail fuel oil göndermiyor; santral çalışmıyor; elektrik de yok" diyor. Filistin Yönetimi'nden üst düzey yetkili arkadaşıma soruyorum : "Sizinkiler ne yapıyor; Kim sorumlu bunca insanın çektiği eziyetten?" Cevabı şöyle: "Bizimkiler, elbette açıktan İsrail'i suçluyor. Ama içlerinden Hamas'ı... Hamas da, elektrik konusunu abartıyor, bilinçli olarak kullanıyor." diyor ve ekliyor: "Ben Hamas'ı sorumlu görüyorum. Çünkü en başında bu tür zorluklarla karşı karşıya kalacağını biliyordu. Ama aldırmadı. "Şimdi de eskiden silah kaçakçılığı için kullanılan tünelleri, tüccar gibi işletiyor. Gazze'de Hamas'ın izni olmadan tünelleri kimse kullanamaz. Ya kiralıyor birilerine, ya kendi adamları aracılığıyla mal getirtiyor. Normal fiyatının çok üzerinde fiyatlarla halka satıyor. Bu tünellerden Hamas'ın kazancı çok fazla. Filistin'de seçimler "Milyon dolarlardan bahsediliyor. Ama bu paralar halka dönüyor mu; Buna cevabım hayır. Hamas'ın kasasına giriyor; belki silaha, belki kendi destekçilerine gidiyor.
"Gazze'de normal yaşamlarını sürdürmeye çalışan insanlar, olan bitenden Hamas'ı suçlamaz belki ama bu şekilde Hamas iktidarında yaşamak da istemezler. İsrail'in de Filistin Yönetimi'nin de beklentisi bu yönde..." İsrail'de seçim var; Filistin'de de seçimin ayak sesleri... İsrail seçimlerini ve Gazze'yi bağdaştırmaya çalışıyoruz birlikte. "İsrail'deki mevcut iktidar partileri kan kaybediyor" diyor. "Netanyahu yükseliyor. Kadima'nın Livni'sinin, İşçi partisinin Barak'ının belli ki bir hamleye ihtiyaçları var. En kolay lokma da Gazze gözüküyor. Niye olmasın; daha önce de oldu... İçeride oylarını artırmak için Gazze'ye yoğun operasyonlar yapabilirler." Ya Filistin'de seçim? 9 Ocak'ta Ebu Mazen'in, yani Mahmud Abbas'ın görev süresi doluyor. Ama Ebu Mazen, seçim kanunundaki "Başkanlık ve genel seçimler bir arada yapılır" hükmüne dayanarak genel seçimlerin yapılacağı 2010'a kadar görevini sürdürmek arzusunda. Hamas ise bunu kabul etmiyor elbette. "9 Ocak'tan sonra Ebu Mazen'i başkan olarak tanımayız" diyor. Bunu söyleyip, bir soru daha ekliyorum: Peki bu durumda ne olur? Elektrikle gelen sevinç "Ne olacak?" diyor, "Gazze'de Hamas Yönetimi bir başkan atayacak. Böylece, iki başkanımız, iki başbakanımız olacak. Biz bir Filistin devleti kurmaya çalışıyoruz ya hani! İki tane olacak. Güleriz, ağlanacak halimize." Gazze'yi arıyorum telefonla bu kez, durum nasıl diye... Karşıma çıkan arkadaşım, "elektrik geldi" diye sevinçli. "Allah'tan" diyor, "cep telefonunu şarja koydum. Ama gece yine kesilecek. Dört saattir sokakta, gazyağıyla çalışan ocak arıyorum. Kalmamış bir tarafta" diye de ekliyor. Gazze'de evlerde kullanılan tüp gaz, yoklara karışmış durumda. Olanın fiyatı da fahiş denilecek kadar yüksek. Tüneller aracılığıyla Mısır'dan getirilemiyor. Tüp gaz, basınç nedeniyle tünellerde sıkışma yakıp patlıyormuş. Tünellerden biri böyle çökünce ve içindekilerden bir kaçı ölünce, tüp gaz nakliyesi de son buldu diyorlar. Ama gazyağı geliyor. İnsanlar evlerinde yemek pişirmek için, artık çoğumuzun unuttuğu bu ocakların peşinde... Gazze'nin 72 fırınından yarısına yakını kapanmış durumda. Geçtiği yerleri tarif etmesini istiyorum..."Elektrik geldi ya" diyor, "bazı fırınlar üretimde. İnsanlar pida almak için bekliyor." Pida, Gazze'de üretilen ekmeğin adı, küçük pide benzeri... 50 tanesi 8 şekel, yani 2 dolar... Sanmayın ki stok yapıyorlar. Gazze'nin mevcut aile yapısını, çoğu evde en az 8 -10 nüfus olduğunu düşünürseniz, bir öğün, belki en çok iki öğün yeter. İster Hamas sorumlu olsun, ister İsrail, isterse bundan nasiplenmeye çalışan Filistin Yönetimi... Ortada acı bir gerçek uzanıyor: Çoluk çocuk, genç yaşlı Gazzeli, çıkışını bulamadığı 360 kilometrekarede, sadece bugünü kurtarmanın derdine düşmüş durumda... Yarını ise meçhul. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||