BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 26 Eylül, 2008 - TSİ 19:25
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
BM Genel Kurulu'ndan izlenimler
 

 
 
Her yıl Eylül ayının üçüncü haftası, küresel diplomasinin kalbinin attığı Birleşmiş Milletler'in (BM) takviminde önemli bir yer tutar.

BM Genel Kurulu

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu örgüte üye 192 ülkenin en üst düzey temsilcileri, Genel Kurul'un açılış toplantılarına katılmak ve buradaki mermer kürsüden dünyaya hitap etmek üzere New York'a akın ederler.

Doğu Nehri'ne bakan kubbeli yapıda kamuoyuna açık olarak yapılan konuşmalar kadar, onun gerisindeki kulislerde ve koridorlarda oluşturulan özel bölümlerde basına kapalı yürütülen diplomasi de önemlidir.

Tabii bunlar, biz gazetecilerin BM binalarının içinde takip ettiği haber konuları.

Bir de Genel Kurul oturumları boyunca örgüt binalarının dışında yaşananlar var. Protesto gösterilerinden, bakan ya da başbakan eşlerinin gezi ve alışverişlerine, trafik sıkışıklığından olağanüstü güvenlik önlemlerine kadar pek çok şey, sadece basın mensuplarına değil, sıradan New York'lulara da olağanüstü anlar yaşatır.

Genel kurullarda gazetecilik

Gazeteci olarak bu toplantıları ilk kez 1992 yılında zamanın dışişleri bakanı Hikmet Çetin'in temasları için New York'a geldiğim zaman izlemiştim. O zamanki haberlerime BM'nin 47'inci genel kurulu diye başlardım. Şimdi, yani 16 yıl sonra karşımda 63'üncü kez toplanan bir organ var. O zaman Genel Kurul'a üye ülke sayısı 176'ydı, şimdi 192.

BM Genel Kurulu

O zamanki dünya haritasi ve uluslararası camiayı ilgilendiren konular önemli ölçüde farklıydı. Uluslararası terör bu denli tırmanışa geçmemiş, dünya, birinci Irak savaşının başarıyla tamamlanması ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından daha umutlu bir geleceğe bakmaya başlamıştı; ama eski Yugoslavya'nın parçalanmasıyla patlak veren etnik savaş ve BM'nin buna seyirci kalması, bu umutların yeşermesini engelledi.

Bu yıl 120'yi aşkın ülkenin devlet ya da hükümet başkanı ya da dışişleri bakanı düzeyinde katıldığı Genel Kurul toplantıları, Gürcistan ve Rusya arasındaki son çatışmadan, Sudan'ın Darfur bölgesindeki etnik kıyıma, Kosova'nın statüsünden, İran'ın nükleer silah imal ettiğine ilişkin endişelere kadar pek çok sıcak konu üzerinde yoğunlaştı.

Ayrıca iklim değişikliği, enerji krizi, yoksulluğun azaltılması ve gıda kıtlığına çare bulunması için Genel Sekreter Ban Ki Moon'un önderliğinde gerçekleştirilen özel oturum, bu yılki toplantılarda önemli bir yer tuttu. Liderlerin New York'a adım atmalarından hemen önce Amerika'yı sarsan ve dünya borsalarını karıştıran mali kriz de, bu yılki toplantılara damgasını vurdu.

BM Genel Kurulu

1992 yılı yine Amerika için seçim yılıydı. BM'nin Eylül ayındaki genel kurul toplantıları, seçimlerden beş hafta önce gerçekleşmiş ve "yeni bir dünya düzeni" kurmakla ün yapan başkan George Bush, koltuğunu dünya konularında hiçbir tecrübesi olmayan Arkansas'ın genç valisine kaptırmıştı.

Başkanlık seçimleri heyecanı

Bu kez de başkanlık seçimlerine beş hafta kala gerçekleşen BM toplantıları, ister istemez Amerikan iç politikasının gölgesi altında yapıldı. Cumhuriyetçi başkan adayı John McCain tarafından bir ay kadar önce başkan yardımcılığına aday gösterildiğinden bu yana gazetecilerin ilgisinden kurtulamayan Alaska'nın genç bayan valisi Sara Palin, dünya liderleriyle görüşmek için New York'a gelip BM toplantılarına katılmaya karar verince, yine tüm ilgiyi üzerine çekti.

Her ne kadar McCain'in kampanya danışmanları, Palin'in başkan yardımcısı olmaya yetecek kadar dış politika bilgisi olduğunu savundularsa da, bayan valinin New York gezisinin "öğretici" bir yanı olduğunu saklamadılar.

Ne de olsa 44 yaşındaki Palin, ilk pasaportunu geçen yıl almış ve ilk kez yurtdışı gezisine çıkmıştı. Başkan adaylığı açıklanıncaya kadar kadar hiçbir yabancı liderle görüşmemiş olmasına rağmen, eyaletinin Kanada ile komşu olması ve Rusya'yla yanyana bulunmasının, kendisine "dış politika tecrübesi" kazandırdığını düşünüyordu.

Palin, New York'ta Afganistan, Pakistan, Hindistan, Ukrayna, Gürcistan ve Kolombiya devlet başkanlarıyla görüştü, ancak kampanya görevlileri, genç valiyi basın mensuplarının sorularından uzak tutmak için büyük çaba sarfettiler.

Önce görüşmelere sadece 30 saniyeliğine görüntü almaları için foto muhabirleri ve kameralar alındı; ancak başta CNN televizyonu olmak üzere basın mensuplarının protestosu üzerine, muhabirlerin de kısaca içeri alınmasına izin verildi.

Afgan ve Gürcistan devlet başkanları, daha sonra sorulan sorular üzerine Palin'i oldukça yeterli ve ilgili bulduklarını belirtirlerken, Pakistan'ın yeni devlet başkanı Asıf Ali Zardari, neredeyse bütün iltifatlarını Palin'in fiziği üzerine yaptı. Bayan valiyi karşılarken, "TV'de gözüktüğünüzden çok daha muhteşemsiniz. Neden bütün Amerika'nın size deli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum" diyen Zardari, Palin'le el sıkışmasının yeterli olmadığını ima edip "onu kucaklayabileceğini" bile söyledi.

Bu yılki BM toplantılarında gazetecileri Palin kadar meşgul eden ikinci isim, yine Amerikan yönetimi ile arası bozuk olan İran cunhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad oldu. Ahmedinejad, özellikle Genel Kurul kürsüsünden Amerika ve İsrail aleyhinde sarfettiği sözler nedeniyle Yahudi asıllı Amerikalı protestocuları da meşgul etti.

İran Direniş Örgütü'nce sokak üstüne kurulan yapma bir işkence odası ile Ahmedinejad protesto edilirken, biraz ötedeki "İran'ı şimdi durdurun" mitingi, daha çok gösteriye davet edilmeyen iki şahıs nedeniyle haber konusu oldu.

Demokrat senatör Hillary Clinton, mitinge Cumhuriyetçi başkan yardımcısı adayı Sarah Palin'in de davet edildiğini öğrenince, gösteriye katılmaktan son anda vazgeçti. Bunun üzerine organizatörler, mitingin iç siyasete alet olmasını engellemek için Palin'e yaptıkları daveti geri çektiler. Ancak Palin, yine de İran cumhurbaşkanını kınayan ve İsrail'le dayanışma içeren yazılı bir mesaj yayınlamaktan geri kalmadı.

Bir kaç ay içinde görevinden ayrılacak olan başkan George W. Bush, Genel Kurul'a yaptığı son konuşmada liderlere veda ederken, bu yıl ilk kez toplantılara katılan Fransa devlet başkanı Nicolas Sarkozy, kendinden çok manken ve şarkıcı eşi Carla Bruni nedeniyle adından sözettirdi. Fransa'nın genç ve alımlı "First Lady"sinin ardı ardına değiştirdiği kıyafetler, bulvar gazetelerinde poz poz yayımlandı.

BM'nin saldırı korkusu yüzünden metro istasyonlarında didik didik aranan, yabancı liderlerin geçişi için trafiğe kapatılan caddelerin yakınında saatlerce bekletilen ve gece gündüz koruma araçlarının siren sesleriyle yaşayan New York'lulara ise, bu resimlerle teselli olmak kaldı.

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik