|
Paralimpik'te ödül amaçlanmaz
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Bugünlerde Pekin'de görev yapan gazetecilere nasıl oldukları sorulduğunda, alınan yanıt genellikle "Olimpiyat yorgunuyum".
oluyor.
Gerçi Pekin ve civarındaki şehirler için de aynı şeyi söylemek mümkün. Güvenliği, trafiği, üretime ara veren fabrikalarıyla olağanüstü günler yaşayan şehirler tekrar normal yaşama dönmeye başladı. Yaklaşık iki aydır stadyumlar, salonlar ve basın merkezleri arasında koşuşturan, her gün defalarca röntgen cihazından geçen muhabirler ise bu günlerden akılda kalan anılarını tazelemekle meşgul. Olimpiyat Oyunları'na görkemli bir açılış, atletizmde ve yüzmede kırılan rekorlar damgasını vurdu. Paralimpik Oyunları'nda ise daha duygusal anlar yaşandı. Hatta iki organizasyonun amaçlarının farklı olduğunu söylemek mümkün. Birinde sporcular madalya için koşarken, diğerinde engelli sporcular öncelikle varlıklarını ve sorunlarını duyurmaya çalıştılar. Paralimpik Oyunları'nda Türkiye'ye tek altın madalyayı okçuluk dalında kazandıran engelli sporcu Gizem Girişmen'in "Başarı örnek olursa ve paylaşılırsa anlamlıdır." şeklindeki sözleri engelli sporcuların amaçlarını özetliyordu. Engelli olarak spor yapmanın zorlukları olduğuna dikkat çeken Girişmen, madalyasıyla engelli kişilerin evlerinden çıkabilmelerine ilham kaynağı olmak istediğini ifade etti. 27 yaşındaki sporcu, "Bu sadece sporla değil, sanatsal veya başka bir sosyal faaliyetle de olabilir." diye konuştu. Girişmen’in madalya töreninden sonra düzenlenen basın toplantısında ikinci ve üçüncü olan Çinli sporcular da başarılarına katkıda bulunanları sıralarken gözyaşlarını tutamadı. Olanaklar Aslında genel madalya sıralamasında birinci olan ülkeyle alt sıralardaki ülkelerin sporcularının sorunları farklı değil. Hepsi önce elverişli bir yaşam ortamına, sonra da sosyal hayata karışabilecekleri olanaklara sahip olmak istiyor.
Türkiye'de 8 milyonun üzerinde engelli yaşıyor. "Şüphesiz ülkedeki engellilerin zorluklarını ben de paylaşıyorum, ama ailem sayesinde bunun derecesi fazla değil." diyen Gizem Girişmen, kış aylarında yaşadıkları apartmanın garajında antrenman yapabiliyor. Girişmen, Türkiye'nin spor kültürünün çok zayıf olduğunu düşündüğünü, bunun engelli bireylere geldiği zaman daha da katlandığını ve tesislerin yetersiz olduğunu söylüyor. Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları sonrası Çinlileri madalya sayısı kadar memnun eden, Pekin'in altyapısının yenilenmesi ve kendi deyimleriyle "engelsiz bir şehir" yaratmak oldu. Metro istasyonları, yeni binaların girişleri engellilere kolaylık sağlayacak şekilde inşa edildi. Türk sporcular sohbetlerinde ilk kez bir uluslararası organizasyonda bu kadar rahat ettiklerini defalarca tekrarladı. Söz hakkı Pekin'de 1 milyon kadar engelli yaşıyor, bu sayı şehir nüfusunun yüzde 6’sı. Çin'deki engelli nüfus ise 83 milyonu buldu. Ana teması "aş, kaynaş ve paylaş" olarak belirlenen 2008 Paralimpik Oyunları'nın kapanış töreninde kendisi de engelli olan Uluslararası Paralimpik Komitesi Başkanı Philip Craven, son oyunların organizasyon alanında çıtayı yükselttiğini belirtti. Türk takımı Olimpiyat Oyunları'nda umduğunu bulamadı. Paralimpik Oyunları'nda ise Türkiye için madalyasız geçen ilk günlerde bir sohbet sırasında bir gazeteci arkadaş, "Madalya için konuşma hakkımız var mı? Daha ülkemizde engellilerin güvenli şekilde sokağa çıkmalarını sağlayamadık." diyerek düşünülmesi gereken esas noktayı işaret ediyordu. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||