BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 19 Eylül, 2008 - TSİ 16:48
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
Bosna'da yaralar sarıldı mı?
 

 
 
Saraybosna'ya her gelişimde yaptığım rutin şeylerden biridir kentin en büyük hastanesinin dış kesimlerindeki mezarlığı ziyaret etmek.

Bosna'da Srebrenitsa kurbanı yakınının tabutunu arayan kadın
Bosna'da 100.000 kişi hayatını kaybetti

Kuşatma yıllarında burası, cesetlerin yolun karşı tarafına taştığı bir spor sahasıydı. Kalelerin yerlerini mezar taşları almış durumda.

Mezarlık o kadar büyüdü ve genişledi ki, sonunda sporseverlerin Jane Torvill ve Chritopher Dean'in 1984 yılındaki kış olimpiyatlarında buz dansında sergiledikleri olağanüstü gösteri ve şampiyonluklarıyla tarihe geçmeleriyle anımsayacakları Zetra stadyumuna kadar ulaştı.

Savaş sırasında mezarlar, başlarına dikilen ahşap levhalar üzerine ucuz plastik harflerden oluşan isimlerle işaretlenmişti.

Bugün ise neredeyse tamamı beyaz kobalt madeninden yapılmış parlak mezar taşları bu ahşap levhaların yerlerini almış.

Saraybosna'da 12.000 kişi hayatını kaybetti. Bosna'nın tamamında ise 100.000 kişi; üç buçuk yıl boyunca her gün, günde ortalama 100 kişi katledildi...

Bir başka hesaplamayla, İskoçya kadar büyük olan bir ülkede 42 ay boyunca, her ay bir 11 Eylül...

Tören

Buraya gelmek, benim kendi kişisel anma törenim... Arkadaşlarımın bazıları, burada, bu mezarlıkta yatıyor.

Amerikalı bir gazeteci, Reuters'ın muhabiri Kurt Schork, Bosna'daki yabancı gazetecilerin kralı... Afrika'da öldürüldü, vasiyeti küllerinin buraya gömülmesiydi.

Radovan Karaciç
Radovan Karaciç, etnik ayrıştırma ideali kuruyordu

Saraybosna'da anısına adının verildiği bir cadde var şimdi. Havaalanına giden bu caddeden sık sık geçerdik. Kurt, o zamanlar ''keskin nişancı geçidi'' olarak adlandırdığımız bu geçide adının verilmesinin taşıdığı simgesel anlamı beğenirdi sanırım.

İvo Knezeviç; tanıdığım en cesur, en tutkulu adamlardan biri. O da buralarda bir yerlerde olmalı.

İvo Bosnalı bir Hırvattı; düşünceli, görüşlerini açık ve tutarlı bir şekilde ifade edebilen bir felsefe profesörü.

Saraybosnalı bir Sırpla evliydi, her ikisi de Saraybosna'da çoklu etnik yapıya sahip bir devlet fikrine bağlı olarak yaşıyorlardı. Bu onlar için çok değerliydi.

Radovan Karaciç'ten de, etnik ayrıştırma idealinden de nefret ediyorlardı.

İvo, aşiret sadakatlerinden nefret ediyor, hür fikir alışkanlığı ve koşullarının korunması, yaşatılmasını seviyordu.

Kısa bir süre Bosna hükümetinin enformasyon bakanlığı görevini üstlendi, ama zihni bir siyasi görev için o kadar bağımsızdı ki "Enformasyon bakanı olarak ne olup bittiğini anlamış değilim." esprisi yaparak istifa etti.

İvo, daha 50 yaşına gelmeden hayatını kaybetti. Kanada'da; hayatı boyunca yaşamak istediği ama artık var olmayan ülkeden, Yugoslavya'dan sürgüne gittiği ülkede...

Azınlık

O savaş yıllarında, biz yabancı gazeteciler cephenin her iki tarafına geçmekte hürdük. Karaciç'in Saraybosna'nın dışında dağlık kesimdeki karargâhına giderdik.
Bizimle görüşmediği çok ender olurdu. Rahat, nazik ve hatta şakacıydı.

Görüşmelerimizden birinde, mum ışığıyla aydınlatılan kasvetli bir odada, masanın üzerine serdiği haritada bana Bosna'da Sırpları diğerlerinden nasıl ayıracağını gösterdiğini hatırlıyorum.

Bu hatlardan biri de, Saraybosna'nın kalbinden geçecekti, bir duvar olacaktı. Müslümanların yaşadığı bölge Sırp topraklarıyla çevrili olacaktı. Müslümanlar, diğer Müslüman bölgelere erişebilmek için ya üstten uzun bir geçit ya da tünel inşa etmek zorunda kalacaklardı.

Karaciç'in yakalanması ardından sevinç gösterileri
Karaciç'in yakalanması Bosna'da sevinç gösterilerine neden olmuştu

Şimdi Sırp Cumhuriyeti'ne gidin ve savaşın mirasına bir bakın. Radovan'ın inşa ettiği topraklar... Bölgenin üçte ikisini değil, yarısını alabildi. Ama aldığı bu yarıda, etnik açıdan saf, küçük Sırp devleti canlı ve iyi durumda.

Biyelina'ya, etnik temizlik kampanyasının başladığı Bosna'nın kuzey doğusundaki kente gittim. Savaş suçu sanığı Vojislav Sesey'in posterleri her tarafta. Lahey'de soykırım suçlamasıyla yargıç karşısında; Biyelina'da ise bir savaş suçlusu değil, bir savaş kahramanı.

Zorla evlerinden edilen on binlerce Müslümandan birkaç bini geri dönmüş. Burası eskiden Müslümanların çoğunlukta olduğu bir kentti. Şimdi küçük, çevresi kuşatılmış bir azınlık...

1995'te imzalanan anlaşma çerçevesinde yerel savaş suçlularını yargılamak için yerel mahkemelere ihtiyaç var. İnsan Hakları Helsinki Komitesi'nin verilerine göre, 13 yılda yalnızca iki savaş suçu davası açılmış. Bu soruşturmalar da Müslümanlara karşı yapılmış.

Radovan Karaciç, sonunda yakalanmış olabilir ama Sırbistan Cumhuriyeti'ndeki mahkemeler, polis karakolları ve resmi kurumlarda etnik temizlik kampanyasını yürütenler masa başlarında.

Peki, daha fazla katliam olmadığı sürece bu neden önemli? Dayton Barış Anlaşması savaşı sona erdirdi, ama ülkeyi iki eşit parçaya böldü. Bir yanda Sırplar diğer yanda da Hırvatlar ve Müslümanlar.

Bazı kurumlar da ortak: Tek bir ordu, tek bir para birimleri ve tek bir Dışişleri Bakanlıkları var... Ama çoğu yerde birbirlerinden bağımsız hareket ediyorlar. İşleyen bir Bosna devleti yok, çünkü bütün yetki bu iki küçük devlette.

Dolayısıyla, Sırbistan ve Hırvatistan Avrupa yolunda ilerlerken, Bosna hâlâ iki parça ve geride kalmış durumda.

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik