BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 22 Ağustos, 2008 - TSİ 16:25
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
Macar kazları nasıl kurtuldu?
 

 
 
“Dört Pençe” bundan yirmi yıl önce Avusturya’da oluşturulan ve 5 yıl önce de Avrupa’da 5 ülkede birden yaygınlaşan sivil bir girişim.

Kazlar
Ciğerleri için beslenen kazlar

Amacı, hayvan haklarını savunmak ve bunu ciddi kampanyalarla kamuoyu gündemine taşımak. Dernek bundan 2 yıl önce Macaristan’daki kaz besicilerine savaş açtı.

Dört Pençe hayvan hakları koruma derneği, çok lezzetli bir yiyecek olan kaz ciğeri elde etmek için beslenen kazların hayat ve beslenme koşullarını kabul edilemez buluyordu. Dört Pençe’ye göre bu kazlara Macaristan’da işkence yapılmaktaydı.

Gerçekten de bu kazlar, bir an önce iri ve yağlı bir karaciğere sahip olmaları amacıyla özel bir yöntemle beslenmekteydi. Macaristan’da kaz besicilerinin geleneksel olarak uyguladıkları yöntem şöyleydi: beslenen kazlar kanatlarını bile açamayacakları dar mekânlarda tutuluyorlardı. Dahası günde 2-3 kez bakıcılar tarafından boyunlarından yakalanıyor ve boğazlarından sokulan 40 cm-lik borulardan midelerine sokuşturulan mısırlarla doyuruluyorlardı.

Zorla doyurmaya yönelik bu sonda yöntemi, hayvan hakları savunucularına göre, elbette bir tür işkenceydi. Bu nedenle de “Dört Pençe” bundan iki yıl önce bu çağdışı yönteme son verilmesi talebiyle kamuoyunun önüne çıktı.

Bu yöntemi uygulayan besiciler ise birkaç hayvan hakları savunucusunun yaygarası nedeniyle bu işten vazgeçmek niyetinde değillerdi.

Çünkü Macaristan açısından kaz ciğeri pahalı ve bu nedenle de çok önemli bir ihracat kalemiydi. Macar kaz ciğeri tüm Avrupa’da biliniyor, kaz eti ve kaz ciğeri üreten sektör iyi para kazanıyor ve bir çok insana da iş imkânı sağlıyordu.

Kaz savaşları

Hayvan hakları savunucuları önce Macaristan’daki kamuoyunu hedeflediler, ama kısa sürede bu işin uluslar arası boyutunu fark edip, mücadelelerini bütün Avrupa’ya yaydılar.

Çünkü Macar kaz ciğeri öncelikle Avrupa’nın zengin ülkelerinde, sevilen ve satın alınan pahalı ve lüks sayılan bir yiyecekti. Bu nedenle Dört Pençe, Avrupa Birliği düzeyinde tüketicileri harekete geçirdi, bu ilkel yöntemle beslenen Macar kaz ürünlerini boykota çağırdı.

Kaz ciğeri lobisi ise işi ulusal bir davaya dönüştürmeye gayret etti: Dört Pençe’nin kampanyasının Macar kaz cigeri sektörünü yıkacağı, bunun ise Avusturya ve Almanya’daki kaz üreticilerinin işine yarayacağı tezini işlemeye başladı. Dört Pençe Hayvan Hakları Derneğini yabancıların çıkarına hizmet eden bir girişim gibi göstermeye çalıştı.

Karşılıklı tezler, reklam ve propaganda yöntemleri ile modern iletişim teknolojisini kullanan tarafların iyice kızışan savaşında Macar besicilerinin örgütü bir de hata yaptı: Dört Pençe tarafından talep edilen elle beslemeyi durdurmayınca, sonunda tüm ürünleriyle kara listeye düştü. Ve şirket geçtiğimiz günlerde, Alman ve Avusturya süper marketleri tarafından bütün ürünleriyle resmen boykot edildi.

Elbette Alman ve Avusturya süpermarketlerinin kararında tüketicilerden gelen baskı belirleyici olmuştu. Süper marketler müşteri kitlesinin Dört Pençe’den yana tavır aldığını fark edince, boykota başlamışlardı.

Mücadeleyi kaybeden Macar şirketi ise, şimdi kara kara düşünüyor. Aslında belki şu noktada, hayvan hakları temsilcilerinin talebini yerine getirmeye, yani o ilkel yöntemden vazgeçmeye hazır, ama görünen o ki önce tamamen teslim olması gerekiyor. Kapitülasyonun ardından belki boykot kararı, zorla beslenen kazların dışındaki ürünlerle ilgili olarak ilerde değişebilir.

Ama o zamana kadar ne olacak? Şirket, öncelikle kaz ciğeri üretimine ağırlık verdiğinden, iflas etmemesi için derhal üretimini küçültmesi gerekecek. Bu ise işçilerin bir kısmının hemen işten çıkarılması demek.

Şirket de gecikmeksizin bu uygulamayı gündemine aldı ve boykot kararıyla birlikte 200 işçisinin işine son verdiğini açıkladı.

Dört Pençe yetkilileri, şirketin, kazlara karşı insanların kaderini pazarlık masasına koyan bu kararını duygusal bir şantaj olarak niteliyor ve asla tavır değiştirmeyeceklerini söylüyorlar.

İşkenceden kurtulan kazları, onlar pek farkında olmasa da, daha huzurlu günler bekliyor. Bölgede yaşayan insanlar ise işsizlik korkusuyla huzursuz. Bakalım hem hayvanların ve hem de insanların mutluluğu aynı zamanda sağlanabilecek mi? Bu dünyada hayvanlar ve insanlar aynı anda mutlu olabilecekler mi?

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder   Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik