|
Türk dizilerine yeni hayran kitlesi
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Önceki gün kızım yanıma geldi ve heyecanla söylenmeye başladı.
"Baba bıktım artık bu Lübnanlı arkadaşlarımdan. Hemen her gün gelip sonu nasıl olacak diye beni sıkıştırıyorlar. Ben seyretmedim ki? Sonu nasıl olacaktı?" Arkasından eşim alışveriş için gittiği super markette uğradığı kuaförde yaşadıklarını heyecanla anlatıyordu. "Kuaföre uğradım. Saç bakımını yaptırdım. Ama bu arada bana yardımcı olan genç kız Türk olduğumu öğrenince hemen heyecanlandı. Dizinin sonu ne olacak. Nasıl bitecek. Nur'a ne olacak?" diye bana sormaya başladı. Ben de bilmediğimi söyleyince bu kez şaşırdı. Çünkü kendisi sırf diziyi izlemek için her gün saat 16'da işi bırakıp aceleyle eve koşuyormuş. Doğru televizyonun karşısına oturuyormuş. Yukarıdaki canlı şahitlikler, hemen her gün Türk ve Arap gazetelerinde okuduğum bir olayı yansıtıyordu. Bu olay yakın zamanda Dubai merkezli televizyon kanalı MBC'de yayınlanan Türk dizilerinden olan Türkiye'deki adıyla Gümüş, Ortadoğu'daki adıyla Nur dizisinin bölgede yaptığı etkilerle ilgiliydi. Bugüne kadar televizyon ekranlarında Brezilya, Meksika dizilerini izleyerek dünyaya açılan, oradaki karakterlerle gülen ağlayan Orta Doğulu genç kızlar ve kadınların artık bugünlerde yeni yıldızları Türkler. Bu diziler öylesine başarılı oldu ki dizi karakterleri dünyaca ünlü yıldızlar kadar ünlü oldu bu bölgede. Dizi yıldızları için Arapça fan siteleri açıldı. Daha geçen gün kızımın bir arkadaşı, siteye üye olup imzalı resim istediğini ancak kendisine bunun gelmediğini söylüyordu. Başta Lübnan olmak üzere, Suudi Arabistan, Suriye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde artık bu diziler en çok izleyici çekiyor. Ancak bir yandan da sosyal olarak sorunlara da yol açmaya başladı. Çünkü dizide Türk erkeklerinin rol icabı da olsa eşlerine , sevgililerine olan davranışını gören seyirciler, aynısı kendi eşlerinden de isteyince ortalık karıştı. Aynı ilgiyi göstermenin kolay olmadığını söyleyen Orta Doğulu erkeklerle eşlerinin arası açıldı. Suudi Arabistanlı ve Mısırlı din adamları, dizilerdeki karakterlerin ön plana çıktığı görünce onlar aleyhine demeçler vermeye başladılar. Sadece din adamları değildi diziye ilgi duyan, topluma yön vermeye çalışan Arap ülkelerinin siyasetçileri bile son aylardaki resmi görüşmelerde Türk meslekdaşlarına diziyle ilgili düşüncelerini bile söyledikleri görüldü.
Ama bu dizi furyasının belki de en büyük etkisi bugünlerde turizm alanında görülüyor. Daha yakın zamana kadar Arap dünyasına seslenen broşürleri bile zor basan Türkiye, bir anda Orta Doğu'dan hiç beklemediği kadar turist almaya başladı. Hatta öyle oldu ki dizinin çekildiği İstanbul Boğazı'ndaki yalı bile turizm şirketleri tarafından kiralandı. Ziyaretçilerinin ise başta Suudi Kraliyet Ailesi olmak üzere, bir çok üst düzey aile olduğu gazetelere yansıdı. Türkiye'nin Suudi Arabistan Büyükelçisi Naci Koru ise, verdiği demeçte daha önce yılda 30 bin olan Suudi Arabistanlı turist sayısının sırf bu dizideki yerleri görmek isteyen turistler nedeniyle, bu yıl 100 bine ulaştığını açıkladı. Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye uçak seferleri sayısı ise, haftada 24'e çıktı. Yani kısacası bugünlerde Orta Doğu'da füzeler, barış görüşmeleri yanında bir de Nur konuşuluyor. Dizideki karakterlerin ilişkileri ön plana çıkıyor. Bir zamanlar Filistin'de Yaser Arafat'ın, Mahmud Abbas'ın posterlerinin asılı olduğu dükkanlara artık dizi karakterlerinin büyük boy posterleri asılıyor. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||