|
Polonya'da eve dönüş
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
İngiltere'de dört buçuk yıl çalıştıktan sonra Polonya'ya dönen Tomek, BBC muhabiri Adam Easton'a AB üyeliği ardından ülkeyi
terkeden Polonyalıların neden evlerine dönmeye başladıklarını anlattı.
İngiltere'den geri dönmüş Polonyalıların kamuoyu yoklaması için konuştukları bir büroda görüştük Tomek'le. "Ben Polonya'yı bırakıp Londra'ya gittiğim zaman Avrupa Birliği içinde en fazla işsizlik oranı bizdeydi." diye anlattı Tomek. İngilizce öğrenmek istediği için Londra'da çalışmaya giden Tomek bir süre garsonluk yaptıktan sonra başkentin trafiğinden bunalmış. Gezmeye gittiği Edinburgh'a aşık olmuş ve İskoçya'da çalışmaya başlamış. Edinburgh üniversitesinde teknisyenlik yapan Tomek, İskoçların aksanına alıştıktan sonra kendini pek rahat hissetmiş. Birleşik Krallık hakkında kötü konuşmaktan çekindiğini hissettim. "İnsanlar iyi, para da iyiydi ama yemekleri pek beğenmedim." dedi. Ama Polonya'ya dönmesine neden olan özlediği sosisler değil. Ailesini özlediği için döndüğünü anlattı. Ama sadece Polonya'da bıraktığı ailesi için değil. Tomek ve eşi İskoçya'da otururken eşi hamile kalınca çocuklarını İskoçya'da büyütmeme kararı almışlar. "Ailemizin desteğine ihtiyacımız vardı." dedi Tomek. Beş yıl önce Polonya'da hiç çalışma fırsatı göremeyen Tomek şimdi gelecekten umutlu. Polonya'nın Avrupa Birliği'ne girmesinin büyük fark yarattığını söylüyor. Brüksel'den akıtılan milyarlarca euro ardından işsizlik büyük ölçüde azalırken, ücretler de artıyor. Ekonomi gelişiyor ve dev uluslarararası firmalar ülkede büyük yatırım yapıyor. Tomek şimdi Varşova'da bir Amerikan şirketinde işe başlamış. Polonya'da kalması için bir neden daha var: Polonya parası zloty'nin değeri İngiliz parası sterline karşı öylesine güçlendi ki, İngiliz kentlerinin sokakları artık altınla döşeli gibi gelmiyor Polonyalılara... Euro 2012 Devlet İstatistik Dairesi'nin rakamlarına bakılırsa, 2004'de Avrupa Birliği'ne katıldıktan sonra iki milyon kadar Polonyalı ülkeyi terketti. Bu, nüfusun yüzde üçünden biraz fazla. Bu da, başta inşaat ve hizmet sektörleri olmak üzere ülkede büyük işçi kıtlığına yol açtı. Polonya 2012 yılında Ukrayna ile ortaklaşa Avrupa futbol şampiyonasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor şimdi. Bu karar ilk açıklandığında herkes pek heyecanlanmıştı ama birden bire stadyumları, yolları inşa edecek işçi bulunamayacağı korkusu bastı. Önce akıllının biri çıkıp, orduyu işe koşmak gerektiğini önerdi ama generaller hemen karşı çıktı. Bir başka parlak fikir de, cezaevlerinde yatanları çalıştırmak oldu. Sonunda kimi politıkacılar binlerce Çinli veya Hintli işçi getirtilebileceğini önerdi.
Şimdiye kadar bu fikirlerden hiçbiri taraftar bulamadı ama Polonya'da inşaat sektöründe ücretler hızla artarken, yeni yeni fikir üretmeye de gerek yok. Polonya'ya dönmüş olan işçiler Euro 2012 futbol karşılaşmalarının başarılı biçimde tamamlanmasını sağlayacağa benziyor. Polonya'nın büyük kentlerinde bulunan fırsatları kırsal kesimde görmek mümkün değil ama. Londra'da garson, temizlikçi ve çocuk bakıcısı olarak çalıştıktan sonra Polonya'nın kuzeyindeki ailesinin yanına dönen otuz bir yaşındaki Aneta'nın durumu farklı. Orta Çağ'dan kalma Torun kentinde çalışan Aneta, o bölgelerde halkın nasıl olup da bu kadar az parayla geçinebildiklerine şaşıyor. Gelecekte daha iyi iş bulma şansını artırmak için de hafta sonları yedi saat yol katedip Varşova'da özel bir iş kursuna gitmeye başlamış. Londra'da evini Polonyalılarla paylaştığından İngilizcesini de fazla ilerletemeden dönmüş ülkesine. "İngiltere iyiydi hoştu ama üç buçuk yıl capucino satmaktan bıktım." diyor. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||