|
Fransa'da yerli seçim
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Fransa kendine has bir ülke. Ne kadar reform yapılsa da, ne kadar siyasetin sosyolojisi değişse de, eski refleksler bir yolunu
bulup geri geliyorlar.
Belediye ve kanton seçimleri de eski bir havayı hatırlattı. Bir kaç ufak tefek rol değişiklikleri de yok değil elbette, ama Fransa, yine Fransa gibi oy kullandı. Birinci değişiklik elbette Cumhurbaşkanı’nın kişiliğinden kaynaklanıyor. Nicolas Sarkozy, François Mitterrand tarafından başlatılan bir “Cumhuriyetçi Monarşi” geleneği çerçevesinde, ama bunun alanını daha da genişleterek, yerel seçimlerde taraf olacağını, partisi UMP için kampanya yapacağını, ve sonuçların elbette ulusal bir mânâsı olacağını açıklamıştı. Anca, hem verdiği yaşam standardını yükseltme sözünü tutamadığından, hem de özel hayatını kamuoyu önünde kullanıp prim yapma çabasını yüzüne gözüne bulaştırdığından kamuoyu anketlerinde taban seviyesine yaklaşınca hiçbir belediye başkanı adayı kendisiyle görünmek istemedi, o da kendini geri çekti. Diğer taraftan, ilk turun sonuçları sağcılar için yarı hezimet manzarası oluşturunca, aynı Nicolas Sarkozy “Yerel seçim bunlar, belediye başkanı seçiliyor, hükümetin icraatıyla ilgisi yok, hiçbir değişiklik yapmayacağım” diyebildi. Fransa’da hep böyle olur. Dedik ya “yerli seçim”. Fransa’daki popüler kesimin oylarının dağılımında bir değişiklik olmadığını söylemek haksızlık olur. Ancak baştan söylemeliyim, değişiklik sadece oyların dağılımında, oyların anlamında, gittikleri politikalarda değil. Hemen açayım : İki kanatlı yelpaze François Mitterrand’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 1981 seçimlerinden, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar Fransız siyasî yelpazesi ikiye ayrılmıştı: Bir taraftan Sosyalist Parti’nin ağır bastığı sol kanat vardı. Bu kanadın içinde önce güçlü sonra marjinal Kömünistler ile önce marjinal sonra marjinal Troçkistler ve önce yok, sonra güçlü daha sonra marjinal Yeşiller yer almaktaydı. Yeşillerin önemli bir kısmını da eski Troçkistler oluştururdu. Kafa karıştırıcı farkındayım, ama lokomotif hep Sosyalist parti olmuştu. Diger kanatta genellikle Gaulist bir parti lokomotif görevini yerine getirdi, özellikle Chirac’ın iki partisi, RPR ve UMP hep önde oldular. Bu iki partinin yanında UDF bulunurdu, kendini merkezde gösterip, sağ partilerin geleneksel destekçisi konumunda. Ve bu iki kanattan ayrı olarak, herkesin "tu kaka" dediği, ama oylarını çalmak için uğraştığı Front National, Le Pen’in aşırı sağcı, ırkçı, yabancı düşmanı, popülist partisi.
Kimisi Front National’in Mitterand tarafından sağı bölmek için desteklendiğini düşünür. Bu yelpazede tek değişen şu oldu: 2007 seçimleri öncesinde UMP’yi Chirac’ın elinden alan Sarkozy, tamamen bir söylem değişikliğine gidip, FN’in göçmen karşıtı, tehlike çanlarını çalan duruşunu benimseyince eski FN seçmeni kendine gönül rahatlığıyla, utanmadan, oy verebilecek yeni bir parti bulmuş oldu. Böylece Le Pen siyaseti ulusal çapta meşruiyet kazandı ama paradoksal bir şekilde FN de siyasî yelpazedeki yerini kaybetti, marjinelleşti. Ancak eski gaulistlerin bir kısmı, UMP’nin bu dönüşümünü fazla radikal bulduklarından olsa gerek, merkez Parti’ye yani üçüncü bir siyasî güç olduğunu iddia eden François Bayrou’ya ve yeni partisi MoDem’e yöneldiler. "Ne sağ ne sol" sloganı böylece FN’den MoDem’e geçmiş oldu. MoDem, zayıf oylar alsa da Cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi yerel seçimlerde de hakem konumuna yerleşti. Kısacası, durum eski siyasî manzaradan pek farklı değil: Yine yerel seçimlerde sağ, sosyalist partiye nazaran alan kaybediyor. Yine üçüncü bir zayıf ama hakem partisi var. Sağ Sol bölünmesi her zamanki gibi Fransız siyasetinin en önemli verilerinden biri. Ne FN’in kaybolması, ne Sarkozy’nin sözde "açılım" politikası, ne de Sosyalist Parti’nin içinde bulunduğu trajikomik potansiyel liderler kavgası bunu değiştirmeye yetmedi. Yeni olan tek şey Komünist Parti’nin yavaş yavaş siyaset sahnesinden silinip yerini genç ve dinamik lideri Olivier Besancenot sayesinde Troçkist parti Devrimci Komünist Lig’ine bırakması. Büyük bir ihtimalle gelecek 20 yıl içerisinde Besancenot Fransız siyasetinde “sol” olarak kendinden çok bahsettirecek. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||