|
Budapeşte'den grev manzarası
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Macaristan'da geçtiğimiz hafta yapılan genel grev farklı işkollarında bir süredir yaşanan huzursuzluğun dışa vurmasına vesile
oldu.
Toplumsal Dayanışma Günü adı verilen genel grevi çok sayıda sendika ve diğer sivil kuruluşlar desteklerken, grev akşamı büyük bir miting yapıldı. Kamuoyu yoklamalarına göre de halkın çoğunluğu grevin arkasındaydı. Saat sabahın sekizi... Budapeşte'nin Doğu Garı'nın bekleme salonunda, ellerinde fotoğraf makineleri, şaşkın Japonlar... Kendilerine uzatılan mikrofonlara, uzak doğu insanının ünlü nezaketini elden bırakmadan, gülümseyerek yanıt vermeye çalışsalar da, şaşkınlıklarını yüzlerinden silmeleri mümkün değil. Bozuk bir ingilizceyle, "Budapeşte çok güzel, ama ne oldu anlamadık, saatlerdir buradayız. Trenler kalkmıyor" diyorlar. Olup biteni çok anlamayan sadece Japonlar değil. Geride kalan on sene içinde ilk kez gündeme gelen, ve ülkede dalga dalga yayılan genel grev, aslında herkesi hazırlıksız yakaladı. Uçaklar, trenler, bazı şehirlerarası otobüsler çalışmıyor. Şehiriçi otobüsler çalışıyor, ama tıklım tıklım! Metro girişleri kalabalık! İnsanlar hangi hatların nereye kadar çalıştığını çözmeye uğraşıyor. Bazıları bisiklet sırtında, gideceği yere daha kolay ulaşma hesabı yapıyor. Benzer karmaşa okullara da hakim: Bir lisenin giriş kapısına, yukarıdan depodan indirilen, öğrenciler için model olarak kullanılan bir insan iskeleti yerleştirilmiş. İskeletin kafatasında bir Grev Gözcüsü şapkası, kemikli yüzünde garip, çarpık bir gülümseme ve ellerine tutuşturulmuş bir pankart: şöyle diyor iskelet:"Benim bile sabrım tükendi! Öğlene kadar Genel grevdeyim! Rahatsız etmeyin!"
Evet, o "Rahatsız etmeyin" dese de ülke fena halde rahatsız! İşte bu rahatsızlık da, ülkeyi bir kamuoyu yoklamasına göre, Macar halkının % 52'sinin, katılmasa da haklı gördüğü genel greve götürdü. Aslında grev, hükümet görmek istemese de haftalardır "Geliyorum" diyordu. Bundan bir buçuk ay kadar önce, demiryolu işçileri sendikası hükümetin bazı demiryolu hatlarını iptal etmek istediği, bu durumun da demiryolu işçileri arasında çok kişiyi işsiz bırakacağı nedeniyle feryat ederken, iki yıldır iktidarda olan sosyalist-liberal koalisyon, sendikanın yakınmalarını dikkate almıyordu. Sendikanın, demiryolu kapatma projesini masa başında görüşmek teklifini de hükümet ciddiye almadı. Ekonomi bakanına göre, bu hatlar zarara çalışıyordu ve kapatmaktan başka çare de yoktu. Aynı zamanda koalisyon ortağı liberal partinin lideri de olan ekonomi bakanına göre, bunun görüşülecek bir yanı da yoktu. Bir işletme zarara çalışıyorsa, kapatılmalıydı. Ekonomi bakanı aynı zamanda çok genç ve çok zengin bir işadamı. Piyasadan iyi anladığı kesin. Gerçekten zarara çalışan işletmeler, ekonomi dünyasında ayakta kalamıyor. Kapanıyor. Peki, ama işin bir de sosyal yanı var.
İşte bazı yorumculara göre Macaristan'da sosyalist liberal hükümetin gözden kaçırdığı tam da bu. Çünkü Macaristan'da bir süredir uygulanan ekonomik reform tedbirleri ülkede öyle huzursuz bir ortam yarattı ki, insanlar sanki küçük bir kıvılcım bekliyorlardı. İşte normal zamanlarda kimsenin dikkate bile almayacağı, küçük bir sendikanın, küçük bir sorunu birden böylesine büyük ulusal destek buluverdi. İnsanlar demiryolu işçilerinin açtığı yoldan ilerlemeye başladılar. Yerel grev, yavaş yavaş genel greve dönüştü. Üniversite Öğrencileri Birliği, üniversitelerde paralı hale getirilen eğitime hayır dedikleri için... Tabipler Birliği ve Eczacılar Birliği sağlık sektöründe uygulanan reformu ve sağlık hizmetlerinin bir kısmının ücretli hale getirilmesini protesto etmek için... İlk ve ortaokulların bir kısmı, bazı eğitim birimlerinin kapatılmasına, yaklaşık 7 bin öğretmenin işten çıkarılmasına tepki göstermek için... Çiftçiler, hammadde fiyatlarının artmasına karşı çıktıkları için... Genel greve destek verdiklerini açıkladılar. Hükümet çok geç kaldı Aslında, ilk başlarda tehditleri ciddiye almayan hükümet, grev öncesi son gece, söz konusu demiryolu hatlarını kapatmaktan vazgeçtiğini açıklasa da, artık iş işten geçmişti. İnsanlar genel grev pankartlarını yazmışlar, balonlarını, boyalarını, sürekli çaldıkları düdüklerini yerlerinden çıkarmışlar, sabaha hazırlık yapıyorlardı. Herhalde o saatlerde, sabaha okulun önünde grev gözcüsü olarak dikilecek olan iskelet de yıllardır durduğu depodan çıkarılmış, süslenmeye başlanmıştı bile. Yani artık çok geçti. Hükümetin "Bir uzlaşma için görüşelim, biz demiryolunu kapatmaktan vazgeçtik" teklifini de kimse ciddiye almadı. Ülkede kaos yaratan, ama buna rağmen de insanların yine de hoşgörüyle baktıkları, "Toplumsal dayanışma günü" adı da verilen genel grev işte böyle yaşandı. Ertesi gün, ortalığın iyice dağıtıldığı bir parti sonrası gibi, ülkede de temizlik ve derlenip toplanma günüydü. Ama kaos da kademeli devam etti. İşyerlerinde vardiyalar karıştı; okullarda bir gün önce beklenmeyen bir tatil sevinci yaşayan çocukların yüzleri asıldı, çünkü greve giden okul yönetimleri, ilkbahar tatiline bir gün sonra gireceklerini açıkladılar. Demiryollarındaki karışıklık sürdü: çünkü trenler grev nedeniyle gidecekleri yere varamadıklarından ertesi gün de kalkacakları yerde olamamışlardı. Bu nedenle gecikmeler sürdü. Ama Japonlar yine de gitmek istedikleri yerlere vardılar, fotoğraflar çekmeye devam ettiler. Grev gözcüsü iskelet de, şapkasını çıkarıp, depodaki yerini aldı. Yani genel grev bitti. Ama görünen, şimdilik... Çünkü Macaristan'da sorunlar devam ediyor.... |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||