|
Gazze'de rehine günlükleri | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yüzüstü yere yatırdılar beni. Onlar çıkar çıkmaz debelenerek dönüp oturdum.
Ellerim arkadan kelepçelenmiş, başıma da bir çuval geçirilmişti. Hayatımın en kötü anıydı. Gazze'de yıllarca ne çok kaçırma olayı izleyip, haberini yaptım. Sonunda sıra bana gelmişti. Aslında uzun yıllar Gazze'de yaşayan Batılılar ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya değillerdi. Bazen taleplerini gündeme taşımak isteyen silahlı gruplarca kaçırılsalar bile, bir süre sonra mutlaka serbest bırakılıyorlardı. Fakat bu tablo geçen yıl değişmiş, daha radikal ve tehlikeli bir grubun ortaya çıkışı ardından Batılı gazetecilerin tümü bölgeyi terketmişti. Ben Gazze'de olan biteni anlatmanın hâlâ çok önemli olduğunu düşündüğüm için bir süre daha kalmaya karar vermiştim. Ama Gazze'den ayrılmama iki hafta kala kaçırıldım. Kaçırıldığımın gecesi, beni kaçıran İslam Ordusu adlı örgütün kapatıldığım odaya gelen, uzun beyaz giysili, kırmızı beyaz kefiyeli, uzun boylu maskeli lideri beni İngiltere'de cezaevinde bulunan Müslümanların serbest bırakılmasını sağlamak için kaçırdıklarını söyledi. Rehin tutulduğum günlerin başında İskoçya'daki yaşlı annem ve babamla, ablamın ne kadar büyük üzüntü içinde olduklarını düşünürken müthiş huzursuz oluyordum. Ama çok geçmeden sıkıntılarım azalmaya başladı. Üzerimdeki pskolojik baskıyı azaltma amacıyla kaç zamandır bana bir radyo getirmelerini istiyordum. İşte bir gece elektrikler kesildiğinde, mum ışığının zar zor aydınlattığı odamda yer yer silah seslerini dinlerken kapımın dışında nöbet tutanlardan biri işte o beklediğim radyoyu getirdi. Birdenbire dış dünyayla bağlantı kuruvermiştim. Artık beni korkutan düşüncelerimden başka dinleyecek bir şey vardı. Bu radyo sayesinde BBC'nin beni kurtarmak için dünya çapında düzenlemekte olduğu olağanüstü kampanyayı da öğrenmiş oldum. Bu benim moralimi çok ama çok yükseltti. Beni en çok duygulandıran da Filistinlilerin çoğunun beni kaçıranları yermekte olmasıydı. Gazze halkının çoğu, onların öyküsünü dünyaya anlatabilmek için yıllardır onların arasında yaşamış olmamı takdir ediyordu. Ölüm haberi Ama bu radyo bana çok korkunç haberler de getirdi. BBC'ye özgü sakin, ölçülü bir tonla verilen haberlerde benim idam edildiğim iddiaları da aktarılıyordu. Büyük bir şok yarattı bu haber bende. Ölü olduğum ilan ediliyordu demek. Ailem bu haberlere nasıl dayanıyordu acaba? Ne korkunç bir şey olmalıydı bu onlar için... İdam edildiğim haberi biraz erken yayılmıştı belki ama bu, beni kaçıranların taleplerinin yerine getirilmediğine işaret ediyordu. Belki de şimdi beni öldürmeye karar vermişlerdi.
"Artık kendimi önümdeki saatlere hazırlama zamanım geldi." diye düşünmeye başladım. Beni idam edeceklerse, Irak'taki İslamcı grupların idamları türünden bir video bandı kaydı da yaparlardı herhalde. Eğer bu görüntü, ailemin ve tüm dünyanın beni son görüşü olacaksa ağlayıp yalvaran, tam anlamıyla çökmüş bir kişi görüntüsü vermemem gerekirdi. Mümkünse daha sağlam durmam lâzımdı. İşte o uzun geceyi unutamam. Katillerimin geldiğine işaret edebilecek her türlü sesi, her kıpırtıyı dinleyerek, gözümü hiç kırpmadan yattım bütün gece. En kötü ihtimale karşı kendimi güçlü tutmaya çalışıyordum. Sonunda bu sessizlik sabah ezanıyla bozuldu. Gece sona ermişti. Nedense, "Artık tehlike geçti." diye düşündüm ve derin bir uykuya daldım. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||