BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 21 Ağustos, 2007 - TSİ 15:21
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
Harar'ın kendine has yaşamı
 

 
 
Profesör ve dostlarıyla bir tepenin üzerinde kurulan çadırda buluştum.

Etiyopyalı kadın (arşiv)
Harar'da kadınların tümünün başı örtülü

Bu çadır bildiğiniz bahçelere gölge yapmak için kurulan çadırlardan değildi.

Surlarla çevrili tarihi Harar şehrine nazır, tek sıra halinde önü açık tenteler şeklindeydi.

Tepeden bakınca, surların düzensiz oval şeklini, içine sıkıştırılmış beyaz evleri, aralarına serpiştirilmiş yeşil çatılı kubbeli camileri görebiliyordunuz.

Çadırın içinde, duvarlar boyunca üzerine uzanmak için hazırlanmış minderler ve sıkı yastıklarla desteklenmiş yer sedirleri vardı.

Öğle sonrasının bu ılık saatlerinde, Harar sakinlerinin kaymak tabakası buraya gelip kat çiğneyerek vakit geçiriyordu.

Ben vardığımda, çadırın ortasına küçük yeşil yapraklı bir bitkiden demetler atılmıştı, minderlere uzanmış adamlar yapraklarını koparıp ağır ağır çiğniyorlardı.

Dal ve yaprakların arasında meşrubat şişeleri, bir termos baharatlı şekerli çay, bir nargile ve kokulu tütün göze çarpıyordu.

Katın vücudu rahatlatıp zihni uyardığını söylüyorlar. Ama yapraklarının tadı o kadar acı ki, etkisini tecrübe etmek için hiç yeterince çiğneyemedim.

Çadırdaki erkekler ise kesinlikle gevşemiş görünüyor, sohbetlerinde laf lafı açıyordu.

Kentte iş bağlantılarının büyük bölümü muhtemelen burada yapılıyor.

Kentin tarihi konusundaki en önde gelen uzman olan profesörün yanı sıra, kentin milletvekili ve diasporanın başlıca temsilcisi olan Atlanta'lı bir işadamı da oradaydı.

Profesörün dediğine bakılırsa Harar'ın en önemli vasfı Etiyopya'nın gerçekten kentli olan ilk medeniyet merkezi olması...

Bininci kuruluş yılı için belirlenen tarihin aslında kesin bir tarih yansıtmadığı ortada; nereden hesaba başladığınıza ve hangi takvimi kullandığınıza göre tahminler değişiyor.

Ancak bu yerleşim yerinde bin yılı aşkın süredir insanların yaşadığına da kimsenin şüphesi yok.

Her ne kadar ülkenin o dönemden kalma başka büyük arkeolojik merkezleri olsa da profesör şimdi hepsinin ölü kentler olduğunu anlattı bana.

Etiyopya'yı birbirinin peşi sıra yöneten savaşçı liderler, kamplarının ve başkentlerinin yerini zamanın gereklerine göre sürekli değiştiriyormuş.

Şimdiki başkent Addis Ababa'nın geçmişi de pek gerilere gitmiyor; kent de bu kamplardan biri olarak kurulmuş.

İmparator Menelik'in yeni imparatorluk sarayının kurulacağı yere çadırının ilk ahşap direğini dikmesi ise ancak 1889'da olmuş.

Tüm bu süre içinde Harar ise bir iş merkeziymiş, Etiyopya'nın dağlık kesimleri ile Orta Doğu arasındaki başlıca ticaret merkezi... Esanslar kahve baharatlar ipekler bir yerden ötekine buradan gelip geçermiş.

Kahvenin kökeni

Hararlılar katın çıkış yerinin burası olduğuna inansa da, kahve için aynı derecede güçlü bir iddiaya sahip değiller.

Ancak yine de en azından kahveyi dünyaya kendilerinin tanıttıklarını söylüyorlar.

Kahvenin kökenleri Etiyopya'nın daha batıdaki Kehve bölgesine uzanıyor.

Kat bitkisi
Hararlılar katın çıkış yerinin burası olduğuna inanıyor

Ancak Harar'da da çok iyi kahve çekirdekleri yetiştiriyor ve haririler kahvelerine ve bunun törensel bir şekilde içilmesi alışkanlıklarına pek düşkün.

Kentin eski mahallerinde bir eve davet edildim, kilimler üzerine serilip, ev sahibemiz kahve çekirdeklerini kavurup çekerken, incecik kilden kahve cezvesini korlar üzerinde karıştırırken patlamış mısır ve tatlı yedik. Keyfimizi bir yandan odayı dolduran tütsü kokusu tamamlıyordu.

Harar'ın kent yaşamı hâlâ kozmopolit bir kültür havasını hissettiriyor.

Ben oradayken, kentin genç kadınları bir toplu düğüne hazırlanıyorlardı. Hindistan ipeklerinden altın ve gümüş tellerle süslenmiş, harikulade geleneksel giysiler giymişlerdi.

Harar'da en gözde yemek Eityopya'nın dağlık kesimlerindeki o süngerimsi, gözlemeyi andıran İnjera değil...

Kuzey Hindistan'ın biryanilerine ve Orta Doğunun pilavlarına daha yakın duran, çıtır çıtır kızarmış soğan ile leziz et ve baharatlarla pişen safranlı pilav.

Harariler Müslüman ve kentleri İslami eğitimi ve ermişleriyle meşhur. Ama bağnaz değiller.

Edebiyata, şiire, iyi yemek ve güzel giysilere de düşkünler.

Tüm kızların başı örtülü ama örtüleri üzerinde puıllar ve boncuklar ışıl ışıl parlıyor.

Akşamları ise erkekler kızlar ve ailelerden oluşan gruplar sokaklarda dolaşmaya çıkıyor.

Kentin bininci yıl kutlamaları için yeni bir sokak kafesi açıldı. Kahve ve kek molası için bayağı rağbet görüyor.

Şaşırtıcı olan, burasının 19. yüzyılda Avrupa'da yasak kent olarak ünlenmiş olması...

Hıristiyanların bu kente girmek için hayatlarını riske attığı rivayet edilir.

İngiliz seyyah ve yazar Richard Burton, kente girmeye çalışırken yaşadıklarını bir oyun haline getirmişti.

Ancak günümüzde Harariler, onun sadece kente ayak basmanın hayatını ortaya koymak olduğu yolundaki iddialarına şüpheyle bakıyorlar.

Etiyopyalı Hırsitiyanların yüzyıllar boyu Harar'ı ziyaret edip iş yaptığına, kentin bir ticaret merkezi olarak hep dış dünyaya açık olduğuna dikkat çekiyorlar.

Bugünlerde Etiyopya'da ticaretin büyük bölümü Addis Ababa Havaalanı üzerinden veya demiryolu ile Cibuti'den yapılıyor.

Eski Harari ailelerinin pek çoğu şimdi başka ülkelere göç etmiş durumda...

Avustralya'da, Kanada'da ya da ABD'de yaşıyorlar.

Başkaları Addis Ababa'ya yerleşip avukat ya da diplomat olmuş.

Dolayısıyla tarihi bir eğlence parkı haline gelip değerlerini yitirmek istemiyorsa, artık kentin kendisine yeni bir enerji kaynağı bulması gerekiyor.

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik