BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 20 Temmuz, 2007 - TSİ 17:42
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
Arjantin gündemini kadınlar belirliyor
 

 
 
Birkaç gün önce, ekonomi bakanının istifasıyla çalkalanıyordu Arjantin. Ancak daha hafta bitmeden, gündem bir anda değişiverdi. Bakalım, savunma bakanı istifa edecek mi?

Arjantin'in istifa eden ekonomi bakanı
Arjantin'in istifa eden ekonomi bakanı Felisa Miceli

Yoksul bir aileden gelen, gençliğinde radikal sol fraksiyonlara katılan Felisa Miceli, daha birkaç yıl önce tarihinin en ağır krizini yaşamış Arjantin ekonomisini düze çıkaran kadındı. Yoksullar hâlâ yoksuldular gerçi ama ekonomik büyümeyi inkâr etmek de mümkün değildi. Ne yaptığını bilen, zeki bir kadındı. Öyle deniyordu. Bakanlık kariyerinin sonlanmasıysa kendi ifadesiyle 'safça, çocukça' bir hatadan kaynaklandı.

Bakanın ofisinde içi para dolu bir çanta bulunmuş, kıyamet kopmuş, yargı organları harekete geçmişti geçtiğimiz günlerde. Bakan, bir ev satın almak için kardeşinden ödünç aldığı para para olduğunu söylüyordu bunun ama, skandal patlamıştı bir defa.

Doğrusu, Buenos Aires'de orta hâlli bir apartman dairesi almaya yetmeyecek bir miktardı çantadaki para. Ne ki, Nestor Kirchner hükümetinin güçlü kadını birkaç güne kalmadan istifasını verecekti.

İlk kadın savunma bakanı da zor durumda

Ekonomi bakanlığı skandalı ve Felisa Miceli'den sonra hükümetin bir diğer güçlü kadınına ve bir diğer bakanlık skandalına gelmişti sıra. Okların hedefindeki kişi bu defa savunma bakanı Nilda Garré'den başkası değildi.

Arjantin Savunma Bakanı Nilda Garré
Nilda Garré askeri bir dönemde

Nilda Garré Arjantin'in ilk kadın savunma bakanıydı. Üstelik, pek çok subayın 1983'de sonlanan askerî diktatörlük döneminde işlenen suçlardan sorumlu oldukları veya bunları sahiplendikleri gerekçesiyle emekli edildiği, af kararlarının iptaliyle beraber eski generallerin yeniden mahkeme önüne çıkmaya başladığı, silahlı kuvvetlerle ilgili yasaların kapsamlı reformlardan geçirildiği bir dönemde oturmuştu koltuğa.

Eskinin işkence merkezleri bellek müzelerine dönüştürülür, askerlerin bundan böyle sivil mahkemelerde yargılanacakları duyurulur, ordunun daha da küçültüleceği açıklanırken gözler Garré'de olurdu genelde. Kara-deniz-hava kuvvetlerinin, donanmanın ve diğer askerî birimlerin bir numaralı siyasal sorumlusu oydu ne de olsa.

Bazı silahlı kuvvetler mensuplarının tepki gösterebilecekleri tahmin edilen kararlar alındığında, herşeyin yolunda olduğuna dair açıklamalar savunma bakanlığı binası Edificio Libertador'dan yapılır, haberler "Bugün öğlen saatlerinde makamında kuvvet komutanlarıyla toplanan Nilda Garré..." diye başlardı.

Tüm bunlar bir yana geleneksel olarak erkeklerle özdeşleşmiş bir makamın birbirine komşu üç ülke Şili, Arjantin ve Uruguay'da ardarda kadınların eline geçmesi bile pekçok yorumcunun belirttiği üzere başlıbaşına bir devrim sayılamaz mıydı?

Ordunun zorunlu askerlik hizmeti yapan erkeklerden oluştuğu dönemden kalma kışla mimarilerinin, kadın ve erkek gönüllülerin görev yaptığı şimdiki dönemin ihtiyacını karşılayamadığının farkına varmak için, kadın bir savunma bakanını beklemek gerekmişti örneğin. Koğuşlardan tuvaletlere herşey, erkeklerin ihtiyaçları düşünülerek düzenlenmişti.

Gelgelelim, huzuruna çıktıklarında generallerin esas duruşa geçip selam çaktıkları bu kadını da, 'safça, çocukça' olduğunu belirteceği bir hareketinin yol açtığı skandal değilse de, bir skandal karşısındaki safça açıklaması güç duruma düşürdü sonunda.

Mesele gayet ciddiydi. Ordunun ürettiği silahlar kaçakçıların eline geçmiş, diğer ülkelerdeki müşterilere satılmıştı. Kendini aklamak niyetindeki Garre ise, kaçakçılık organizasyonuna hiçbir biçimde karışmamış olduğunu belirtmek isteğiyle "Zaten FAL ne demek, fiyatı nedir bilmiyorum, hayatımda hiç duymadım böyle birşey" demişti ki, ertesi güne kalmadan bakanı istifaya davet etmeye başlamışlardı bile muhalifler. FAL, Arjantin yapımı otomatik hafif tüfek modeliydi. Hani, "Hemen tüm askerlerin ellerinde bulunan şey". Peki bunu bilmeyen birinin savunma bakanlığı koltuğunda oturmayı sürdürmesi olacak şey miydi?

Ancak, varsın kendisine yakın adaylar geçtiğimiz ay başkent Buenos Aires'de yapılan kent yönetimi seçimlerinde hezimete uğramış olsun ve bu hafta da iki önemli bakanlıktaki skandallarla boğuşsun, merkez sol başkan Nestor Kirchner ulusal ölçekteki seçmen desteğinden hiçbirşey yitirmemişe benziyordu yine de; önümüzdeki birkaç ay içinde yapılacak olan başkanlık seçimlerine dair kesin açıklamasını da, yine bu hafta yaptı.

'First Lady' başkan adayı

Arjantin'in önümüzdeki dönem muhtemelen bir kadın başkan tarafından yönetileceği de tuhaf bir raslantıyla, hükümetin iki güçlü kadın bakanının tüm bu zorluklarla uğraştıkları hafta ortaya çıkmış oldu böylece.

Cristina Fernandez de Kirchner eşiyle
Cristina Fernandez'en en büyük destek eşinden

Zira peronist lider Kirchner kendisi aday olmayacak, eşinin adaylığını destekleyecekti seçimlerde. Eğer birkaç ay içinde tüm siyasal dengeler değişmezse, başkanlık koltuğunun bir sonraki sahibinin Kirchner'in eşi senatör Cristina Fernandez olacağı şimdiden belliydi. Belli olmayan ise, Cristina Fernandez'in yeni bir Evita olup olmayacağı. Peronist bir başkanın eşinin, Peron'un eşinin gölgesinden kurtulabilmesi kolay mı?

Bir açıdan bakıldığında Cristina Fernandez hayli farklı bir profil çiziyor Evita'dan. Yoksulların gözünde bir azize olan Evita geniş kitlelerin duygularına seslenebiliyor ve Peron'un halk katlarında bulduğu desteği artırıyordu. Oysa Kirchner-Fernandez çifti için bunu söylemek mümkün değil gibi.

Nestor Kirchner resmî üslûbun daha bir dışında kalırken, senato çalışmalarına katılan, ABD üniversitelerinde seminerler veren, Michelle Bachelet ve Hillary Clinton simalarla yanyana gelen hukuk doktoru eşi çok daha ciddi ve ağırbaşlı duruşuyla tanınıyor. Akademik kimliğiyle biliniyorsa da, halkla doğrudan iletişim kurabilmekte özel bir başarısı olduğunu belirten hiç kimse yok.

Ancak diğer açıdan bakıldığında bu farklılıkların da pek bir önemi yok aslında. Bir peronistin eşi olan peronist bir kadın eğer seviliyorsa Evita'ya, sevilmiyorsa Isabelita'ya benzetilmez mi Peronistler tarafından?

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik