|
Beyrut'un özlemediği tablo | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
“Ben savaşta doğdum. Savaş ortamında ilkokula gittim. Savaş devam ederken üniversiteyi bitirdim sonra evlendim. Savaş ortamında çocuğumu büyütmemek için çocuk sahibi olmadım. Ta ki 1996 yılında artık ortam biraz normale dönünceye dek.
"Umudum çocuğumu barış içinde normal bir vatandaş gibi yetiştirmekti. Ama savaşlar bitmedi. İsrail Hizbullah savası bir kez daha bizi endişeli günlere sevk etti. Şimdi de günlerdir süren Sünni ve Şiiler arasındaki çatışmalar, bizi iyice kaygılandırıyor. "Biz savaş olmadan ne zaman yaşayacağız? Barışı ne zaman göreceğiz?" Bu sözleri söyleyen Lübnanlı Hıristiyan bir bayan. Gözlerinde 17 yıl süren iç savaşın ilk günlerini sanki yeniden yaşıyormuş gibi korkunun izleri vardı. Nasıl korkmasındı ki? 1 Aralık’tan bu yana Lübnan’da hükümeti düşürmek için eylem yapan Hizbullah önderliğindeki muhalefet, eylemlerini dört gün önce en üst düzeye çıkardı. Ülke çapında yapılan genel grev sokaklarda her köşe başında, yol ortasında yakılan lastiklerin göğü kaplayan dumanları, yaşamın terorize olması... Hıristiyan göstericilerle hükümet yanlısı güçler arasında çıkan çatışmalarda, üç kişinin ölmesi, yüzlerce kişinin yaralanması, korkuyu artırmıştı. Olaylardan sonra iki gün sakin geçince, herkes bunların bir daha tekrarlanmayacağını düşündü. Sokaklar hemen canlandı. Günlük yaşantı sanki bir şey olmamış gibi normale döndü. Ancak, Müslüman kesiminde bulunan Beyrut Arap Üniversitesi'nde Perşembe günü çıkan olaylar, bardağı taşıran son damla oldu.
Lübnan’daki siyasi gerilim, bir yanardağdan sürekli ama yavaş yavaş çıkan lavları gibi sokağa yansıyordu. Hükümet yanlısı Sünni ve karşıtı Şii Müslüman iki gencin üniversite kantininde tartışması bir anda bütün okula sonradan da ara sokaklara taştı. Müslüman kesimindeki bölgede, iç savaşı andıran görüntüler saatlerce sürdü. Buldukları sopaları, sandalye bacaklarını, mobilya parçalarını ellerine geçiren gençler birbirlerine öldüresiye saldırdı. Bazıları ise yüksek binaların tepelerinden birbirlerine uzun namlulu silahlarla ateş ettiler. Beyrut’a gecenin karanlığı çökerken, günün bilançosu ortaya cıktı. Dört ölü, 169 yaralı. Ordu Beyrut’ta duruma hakim olmak için sokağa çıkma yasağı ilan etti gece boyunca. 1996 yılında İsrail’in Gazap Üzümleri operasyonundan bu yana ilk kez Beyrut’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı, Lübnanlıları bu kez gerçekten endişeye sevk etti. "Gördüklerim beni çok korkuttu. Sanki kendimi birden iç savaşın ilk günlerinde hissettim. Binaların tepelerinde insanlara ateş eden keskin nişancılar, birbirlerine giren gençler. Umarım ülkemiz bu kötü günleri bir daha yaşamaz…" | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||