BBCTurkish.com
  • Yardım
  • Sadece metin
 
NEWS
 
SPORT
 
WEATHER
 
 
Son güncelleme: 19 Mayıs, 2006 - TSİ 17:54
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
'Amacım herkesi güldürmek'
 

 
 
ABD'de öyle bir müzik adamı düşünün ki, yaptığı plaklarla bu yüzyıla damgasını vurmuş olsun.

Arif Mardin ve Sema Emiroğlu

Aretha Franklin'den Bee Gees'e, Phil Collins'den Bette Midler'a, Roberta Flack'den Chaka Khan'a, Barbra Streisand'dan Whitney Houston ve Norah Jones'a kadar pek çok ünlü isimle birlikte çalışsın.

Ve poptan caza, rocktan opera ve klasik müziğe kadar hemen her dalda yaptığı katkılarla, yarım asırdır müzik dünyasının gidişine yön versin.

Üstelik doğma-büyüme İstanbullu olan bu sanatçı "Bunu yazın, ben Türkiyeli değilim, Türk'üm" diye haykıracak kadar da Türklüğünden gurur duysun.

Ünlü plak yapımcısı, besteci ve aranjör Arif Mardin’den sözediyorum.

Satış rekorları nedeniyle 60'ı aşkın altın ve platin albüm sahibi olan, Amerikan müzik endüstrisinin Oscar'ları sayılan Grammy’yi tam 12 kez kazanan Mardin'den...

New York'ta yaşayan 74 yaşındaki bu müzik dahisiyle, daha önce de tanışıp bir televizyon röportajı yapma imkanını bulmuştum; hem de 2001 Şubat'ındaki Grammy töreninde hayat boyu başarı ödülünü almak için Los Angeles'a uçmasından hemen önce.

Çalıştığı plak şirketinden yaş zorunluluğu nedeniyle emekli olan Mardin'le beş yıl sonra, yeni bir mülakat için ünlü Central Park'a bakan evinde görüştüm.

Bu kez sohbetimizi, kendisini Türk gazetelerinin yine ön sayfalarına çıkaran bir konserin hemen öncesinde yaptık.

Bu kez klasik müzik

Arif Mardin'in hiç bilinmeyen bir yönünü günışığına çıkaran, çalındığı zaman İstanbul dinleyicilerini fetheden bir konserdi konumuz.

Arif Bey, sağlık durumunun elvermemesi nedeniyle 11 saatlik uçak yolculuğuna çıkamadığı için o çok sevdiği İstanbul’a bu kez gidemeyecek, bestelerinin hem de ilk kez seslendirildiği konsere katılamayacaktı.

Onun ve 'harika çocuk' sıfatıyla tanınan yetenekli piyanist Hüseyin Sermet'in o zamana kadar bilinmeyen eserlerinin dünya prömiyerleriydi, Türk dinleyicilerine sunulan.

Arif Mardin

Arif Bey'e piyano süiti, yaylı çalgılar dörtlüsü için üç karalama ve piyanolu beşli adını verdiği eserlerinin ortaya çıkış öyküsünü soruyorum.

Bana küçük yaştan beri aslında caza olduğu kadar, klasik müziğe de ilgi duyduğunu anlatıyor.

"Mesela 15-16 yaşında o zamanın caz büyüklerini, Dizzie Gillespie, Charlie Parker ve tabii ki Duke Ellington orkestrasını hep dinlerdim. Ama bu arada Stravinsky ve Bartok'u, Chopin ve Mozart'ı da dinlermişim" diyor.

"Nasıl yaptım bilmiyorum fakat bir yandan 20'inci yüzyılın dahilerinin müziklerini, diğer yandan cazın öncülerini izliyordum. O şekilde büyüdüm."

Piyano süiti içinde Türk motifleri olduğunu da vurguluyor ve ekliyor:

"Yaylı sazlar için yazdığım eserde de, 1920'lerin 'atonal' alt yapısı var. Ama üst yapısı melodik olduğu için kimse buna 'a bu matematik mi' diyemiyor, çünkü melodiyi tutabiliyorlar."

'Herkesi eğlendireyim'

Arif Bey "Konsere gelecek herkesi eğlendireyim" dediğini de vurguluyor:

"Oturup böyle bir ağır bir parça yerine eskiden bildiğimiz yarı meyhane şarkısı, yarı spor şarkıları, kimsenin bilmediği 1930’lardan kalan şarkılar, onları bir araya koydum. İki dakikalık bir piyano ve yaylı sazlarla böyle bir çıkış olsun, herkes gülsün."

Üstelik Hüseyin Sermet'in babasıyla çok eski arkadaş olduklarını, Sermet'in doğumunda bulunduğunu, bu piyano süitini de aslında 40 yıl kadar önce nasıl onun için yazdığını anlatıyor.

"Bu bakımdan çok memnunum, çok yetenekli bir sanatçı. O nedenle parçamı onun çalması, benim için büyük bir şeref" diyor.

Aslında Mardin'in I Will Wait, yani Seni Bekleyeceğim adlı bir operası da var.

New York'un Off-Broadway denilen bağımsız tiyatro muhitinde sahneye konulmuş ve ondan alınan üç arya da, daha sonra Gürer Aykal yönetiminde Türkiye'de çalınmış.

Arif Mardin'in 2002'de beş Grammy birden kazanan Norah Jones'dan sonra birlikte çalıştığı, hatta ilk kez "Ben keşfettim" dediği sanatçı, Raul Midon.

Doğuştan âmâ olan Midon'u dinler dinlemez çok beğendiğini söyleyen Mardin, aynı zamanda çok iyi bir gitarist olan sanatçının R&B, pop, flamenko, caz ve Latin etkileri taşıyan ilk albümünü, kısa bir süre önce kendisi gibi yapımcı olan oğluyla birlikte yaptığını anlatıyor.

Son yıllarda anılarını topladığı bir kitap yazmakta olan Arif Bey, yakında Amerika’da büyük ses getirecek bir albüm çalışmasının da içinde.

İki CD'lik bu albüm, Mardin’in bugüne kadar birlikte çalıştığı tüm ünlü isimleri biraraya getiriyor, ama tek farkla: Seslendirilen eserlerin hepsi kendisine ait ve çoğu bugüne kadar hiç bilinmeyen şarkılar bunlar.

İşte gelecek yıl da Grammy ödüllerinin 13'üncü kez bir Türk yapımcıya gittiğini görürsek, hiç şaşırmayalım.

 
 
BAŞLICA HABERLER
 
 
Bu sayfayı arkadaşıma gönder Yazıcı için
 
  Programlarımız|Frekanslarımız |Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
 
BBC Copyright Logo ^^ Başa dön
 
  Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
 
  BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
 
  Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik