|
 |

Avrupa
ve Irak: Kim ne diyor?
Başkan
George Bush'un "Bir savaş olursa buna sadece İngiltere ve ABD katılmayacak"
derken kastettiği ülkeler hangileri?
Irak'a
müdahale konusunda iki kampa ayrılmış görünen Avrupa'da kim, hangi safta
yer alıyor?
- İngiltere:
ABD'yi en fazla destekleyen Avrupa ülkesi. Başbakan Tony Blair, gerekirse
yeni bir BM kararı olmadan da müdahaleye katılacaklarını açıkladı. Binlerce
İngiliz askeri Orta Doğu'ya gönderildi bile; Blair ise hala savaşın
kaçınılmaz olmadığını söylüyor. Sonuçta İngiltere, BM denetçilerine
daha fazla zaman tanınması planlarını destekleyebilir; ama yalnızca
birkaç haftalığına.
- İspanya:
ABD'nin planlarını onaylıyor ve yeni bir BM kararı çıkamazsa, yalnızca
Washington önderliğindeki bir müdahaleyi destekleyeceğini söylüyor.
Irak'ın, BM Güvenlik Konseyi'nin koyduğu şartların hiçbirine uymadığını
ve liderlerinin de 'insan hakları ihlallerinde dünya rekorunu kırdığını'
savunuyor. Dışişleri Bakanı Ana Palacio da, Irak'taki durumun terörizm
sorunundan ayrı ele alınmasının mümkün olmadığını söylüyor. İspanya'nın
BM Güvenlik Konseyi'nde oy hakkı var; ancak veto hakkı yok.
- İtalya:
Amerikan yanlısı görüşleriyle tanınan Başbakan Silvio Berlusconi, BM
denetçilerine görevlerini tamamlayabilmeleri için süre tanınmasını istiyor.
Ancak bir müdahale sözkonusu olursa, (BM'den yeni karar çıkmasa da)
destek vereceği tahmin ediliyor. AB ile ABD'nin ortak bir noktada buluşması
için çaba harcayan Berlusconi, ilişkilere zarar verecek bir bölünmenin
'felaket' olacağını söylüyor. Ayrıca Almanya-Fransa ittifakının karşısında
durabilecek bir İtalya-Fransa-İngiltere cephesi kurulmasını öneriyor.
- Danimarka:
Hükümet yeni BM kararıyla onaylanacak bir savaşı destekleyeceğini açıkladı.
Ancak aynı zamanda, yalnızca ABD tarafından başlatılacak bir müdahaleyi
destekleyebileceğinin işaretlerini de verdi. Başbakan Anders Fogh Rasmussen,
eğer Irak silahsızlanma çağrısına uymazsa bugüne dek kabul edilen BM
kararlarının savaşa yeşil ışık yakmak için yeterli olduğunu söylüyor.
- Hollanda:
Hollandalılar'ın bu konuda Amerikan-İngiliz cephesine oldukça yakın
olduğu düşünülüyor. Hala en büyük parti konumunda olan, Jan Peter Balkenende
liderliğindeki Hıristiyan Demokratlar'ın ABD ve İngiltere'ye tam destek
vermesi bekleniyor.
- Almanya:
Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyonu tarafından yönetilen Almanya, askeri
müdahaleye kesinlikle karşı çıkıyor. BM Güvenlik Konseyi'nde savaşa
karşı oy kullanacaklarını açıkladılar; ancak daimi üye olmadıklarından
veto yetkileri yok. Bugüne kadarki tutumları geleneksel müttefikleri
Washington'da büyük hayalkırıklığı yarattı. Alman kamuoyu savaşa şiddetle
karşı. Başbakan Gerhard Schröder eylül ayında az farkla kazandığı seçim
zaferi öncesinde, bu eğilimi benimseyerek oy toplamıştı.
- Fransa:
Almanya ile beraber Avrupa'da savaş karşıtı cephenin başını çekiyor.
Üstelik BM Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisi de var. Cumhurbaşkanı Jacques
Chirac savaşı desteklemediğini açıkladı; ancak veto yetkisini kullanarak
bir savaş kararı çıkmasını engelleme konusunda söz vermedi. Herhangi
bir oylamada her iki ülke de çekimser oy kullanabilir. Bu arada BM denetçilerinin
görevlerini tamamlayabilmesi için birkaç ay daha süre tanınmasını istiyor.
- Rusya:
Irak'ın silahsızlandırılması için diplomasi yolunun kullanılmasını şiddetle
destekliyor. Savaşı meşru kılacak bir neden olmadığını söylüyor. Ayrıca
savaş kararının ABD değil, BM tarafından alınması konusunda ısrarlı.
Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Bağdat yönetimine 'eğer denetçilere sorun
çıkarmaya başlarsa' artık yanlarında yer almayacağı uyarısında da bulundu.
- Yunanistan:
AB dönem başkanı olan Yunanistan, birliği savaşa destek pozisyonundan
uzaklaştırmak için büyük çaba harcıyor. AB'nin bu konuda ortak tavır
belirlemesi için çalışan Yunanlılar, 15 dışişleri bakanının imzasını
taşıyan ve Irak'ı silah denetimine 'gecikmeksizin' yardımcı olmaya çağıran,
ayrıca denetçilere daha fazla zaman tanınması gerektiğini ima eden bir
bildiri yayımlatmayı başardı.
- Çek
Cumhuriyeti: AB'ye üyelik için geri sayıma başlayan
ülkeler arasında Körfez'e asker gönderen tek ülke. Çek ordusu, kimyasal
silahlara karşı savaş konusunda uzman. Kuveyt'te geçen mart ayından
beri kimyasal silahlarla mücadele amaçlı bir birlik bulunduruyorlar
ve yakında bir birlik daha gönderecekleri söyleniyor. ABD aynı zamanda
koalisyon birliklerinin Çek hava ve kara sahasından geçmesi için izin
talep etti. Bu konuda nihai kararı meclis alacak; ancak 1991 yılındaki
ilk Körfez Savaşı sırasında gerekli izni veren meclisin bu sefer de
itiraz etmesi beklenmiyor.
- Polonya:
Henüz birlik gönderme sözü vermedi; ancak kendi bölgesinde ABD'nin en
büyük destekçisi olarak kabul ediliyor. Dışişleri bakanları herhangi
bir savaş durumunda, BM kararı olsun olmasın, destek vereceklerini defalarca
yineledi. Polonya hala Avrupa'ya tam güven duymuyor. Gerçi AB'ye girmesi
için Almanya yardım etti, ancak askeri konularda ABD'ye güvenmeyi tercih
ediyor; en azından bir Avrupa ordusu kurulana dek.
- Macaristan:
Güneyindeki Taszar üssünü ABD'ye açarak burada 3 bin kadar Iraklı muhalifi
çevirmen, rehber ve idari işlerde kullanılacak elemanın eğitilmesine
izin verdi. Macarlar, Taszar'ın saldırı amaçlı eğitim için kullanılmadığında,
burada yalnızca savunma amacıyla hafif silah kullanımının öğretildiğinde
ısrar ediyor. Geçmişte Taszar, Bosna-Hersek ve Kosova'daki NATO operasyonları
için lojistik amaçlarla kullanılmıştı.
- Bulgaristan:
Gelecek yıl NATO'ya katılmaya hazırlanan Bulgaristan, ABD'ye ters düşecek
politikalardan kaçınıyor. Havaalanlarını Amerikan kullanımına açmak
için görüşmeleri sürdürüyor; ayrıca eğer gerekirse Irak'tan 10 bin mülteci
kabul etmek için hazırlık yapıyor. BM Güvenlik Konseyi üyesi; ancak
veto yetkisi yok. Krizin barışçı yollarla çözülmesini tercih eden Sofya
hükümeti, büyük olasılıkla ikinci bir BM kararı olmadan da savaşı desteklemeye
ikna edilebilir.
- Slovakya:
NATO'ya katılmak için sıra bekleyen bir başka ülke. ABD tarafından olası
bir savaş durumunda kurulacak uluslararası koalisyona resmen davet edildi.
Ancak böylesi bir katılım, bu yıl içinde düzenlenmesi beklenen NATO'ya
üyelik referandumunu etkileyerek, 'hayır' oylarının artmasına neden
olabilir. Kamuoyu şu anda NATO konusunda ikiye bölünmüş durumda; Irak'ta
savaş çıkarsa dengeler değişebilir.
- Slovenya:
Bu ülkeden olası bir savaş durumunda asker katkısı istenmedi. Ancak
Irak'ta savaş çıkması, 23 Mart tarihinde yapılacak NATO referandumunun
sonucunu etkileyebilir. Savaşa karşı çıktığı kabul edilen diğer AB ülkeleri:
Avusturya, Belçika ve Lüksemburg.
- Kesin
tavır almamış AB ülkeleri: İrlanda, Portekiz,
İsveç ve Finlandiya.
|
 |
|