bbc.co.uk navigation

BRIC ülkeleri ile 10 yıl

Son güncelleme: 29 KASIM 2011 - TSİ 18:07
BRIC ülkeleri Cannes'daki dörtlü zirvelerinde

Dünyanın yükselen güçleri olarak görülen Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'i ifade etmek için geliştirilen BRIC ifadesinin, hayatımızın bir parçası olması üzerinden 10 yıl geçti.

Bu ifadeyi ilk olarak Goldman Sachs'ın baş ekonomisti Jim O'Neill 10 yıl önce kaleme aldığı bir çalışma ile literatüre sokmuştu.

O'Neill, geniş coğrafyalara hükmeden, büyük kaynakları bulunan bu dört ülkenin dünya ekonomisinde giderek büyüyen bir pay sahibi olacağını, dolayısıyla ekonomiye yön verilmesinde onlara daha fazla söz hakkı tanınması gerektiğini savunuyordu.

Ekonomi çevrelerinde zaten tartışılıyor olan bu yeni eğilimi kestirme yoldan ifade eden BRIC yaftası, kısa sürede yaygınlaştı.

O'Neill'in öngördüğü gibi 2001 yılından itibaren bu ülkeler, GSYH artışları açısından dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer aldı.

tıklayın BRIC ülkelerinin gelişimini grafiklerle izleyin

Brezilya'nın GSYH oranları ortalama yüzde 2,6 büyürken, Çin için oranlar yüzde 10 civarında seyretti.

Bu oranlar, özellikle dünyanın en önde gelen ekonomilerinin kaydettiği büyümenin yüzde 1-2'lerle sınırlı kaldığı düşünülürse, daha da dikkat çekici hale geliyor.

BRIC kısaltmasının cazibesi biraz da İngilizce'de tuğla anlamına gelen brick kelimesi ile çağrışımlarına bağlanıyor.

Bu ülkelerin yeni bir ekonomik düzenin yapıtaşlarını oluşturacağını düşünenler az değil.

tıklayın Ekonomide yeni dengeleri tartıştığımız dizi için tıklayın

Buna kendileri de dahil: Bu ülkelere atfedilen önem Brezilya'da Lula da Silva, Rusya'da Vladimir Putin'e daha fazla prestij sağlarken, dört ülke, kendi aralarında bir araya gelip görüş alışverişi yapmaya, zirveler düzenlemeye yöneldi.

İşbirliği sağlamaya, siyasetlerinde eşgüdüm arayarak, ekonominin bilindik ağır topları karşısında nüfuzlarını güçlendirmeye çalıştı.

Güney Afrika'nın da bu girişimlere dahil olması ile BRIC'ler yer yer BRICS haline geldi.

Bununla birlikte, bu genellemeyi fazla yüzeysel bulanlar da var.

Bazı uzmanlar, bu ülkelerin yapısal farkları gözetilmeden, yapay şekilde bir arada düşünüldüğünü kaydediyor.

Arjantin ve Endonezya gibi ülkelerin Brezilya'dan çok daha hızlı büyümeyi başardığına dikkat çekiliyor.

Bazı ekonomistler ise, Rusya'nın yükselen enerji fiyatlarını arkasına alarak kaydettiği ilerlemenin, aslında güçlü temellere dayanmadığını vurguluyor.

BRIC'lerden sonra CIVETS mi?

Son zamanlarda, yatırımcılar arasında, BRIC'leri yükselen değer olarak görmekten vazgeçip, yeni ufuklara yönelenler var.

Örneğin son dönemde rakiplerine parmak ısırtan büyüme oranları yakalayan Kolombiya, Endonezya, Vietnam, Mısır, Türkiye ve Güney Afrika, CIVETS ülkeleri yaftası altında, yıldızı parlayan yeni odaklar.

Borsa simsarları

Yine de son on yılda BRIC ülkeleri, dünya ekonomisinde dengelerin değişmekte olduğuna dikkat çekilmesinde etkili bir simge haline geldi.

Bu değişimin geleneksel güçler nezdinde de kabul gördüğünün işaretlerinden birisi son yıllarda dünyanın en büyük 20 ekonomisini bir araya getiren G20 zirvelerinin sıklaşması.

BBC ekonomi muhabiri Stephanie Flanders, özellikle son G20 zirvesinde Çin'in oynadığı aktif rolün, Avrupa Birliği'nin olası kurtarıcısı olarak görülmesinin Cannes'daki tüm katılımcıları etkilediğini, Amerikan heyetini ise ürperttiğini kaydediyor.

Ancak uzmanlar önümüzdeki 10 yılın zor geçeceğini kaydediyor.

Bu dört ülkenin hepsi için, yolsuzluk ciddi bir sorun.

Başta Çin olmak üzere, hepsinin emlak balonları risk yaratıyor. AB ülkeleri tüm sorunlarına rağmen Çin'den sekiz kat daha zengin.

Enerji ve emtia fiyatlarında olası düşüşler ise, Rusya ve Brezilya'nın yelkenlerinin suya inmesine yol açabilir.

Özellikle Rusya'nın çalışan nüfusu geriliyor, çalışma yaşındaki Rusların sayısının önümüzdeki 40 yılda üçte bir azalması bekleniyor. Rusya, muazzam büyüklüğüne ve kaynaklarına rağmen, GSYH açısından dünyanın en büyük 10 ülkesi arasında değil, listeye girmesi de beklenmiyor.

Son yıllarda küresel krizin etkisiyle dünya ekonomisinde dengeler ayar sürecinden geçiyor.

ABD'de haneler şimdi ulusal üretimin yüzde 70'ini tüketiyor. Çin'de bu oran geçen yıl yüzde 35 idi.

Ekonomistler bir yandan bu gibi yapısal dengesizliklerin giderilmesinin yollarını tartışırken, BRIC ülkelerinin çekim gücünü sürdürüp sürdürmeyeceği bu ülkelerin üretim, tasarruf ve tüketim oranlarına ve yapısal zaaflarını giderip gideremeyeceğine bağlı olacak.

Bağlantılar

BBC © 2012 BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.