
Tarihte rakipken müttefik olan, düşmanken görüşme yoluyla sorunlarını çözen hasımların örnekleri bol.
Son aylarda Afganistan'da da, Batılı güçlerin, bir yanda savaşmaya devam ettikleri gruplarla, görüşme ve pazarlık masasına oturacakları söylentileri dolaşıyor.
Bazı uzmanlara göre, bu asıl muhatapları karşımıza almak demek; kimileri ise buna terörü ödüllendirmek olarak tepki gösteriyor.
Bugün Kuzey İrlanda yönetimini paylaşan isimlerden bazıları da geçmişte 'terörist' olarak adlandırılmıştı.
Ta ki, Birleşik Krallık yönetimi, bu kişilerle bir masaya oturup konuşmaya başlamaktan başka bir yol olmadığını kararlaştırıncaya dek.
Peki 'düşman' olarak nitelenen tarafla görüşmeye oturma zamanının geldiği nasıl anlaşılır?
Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in 10 yıl boyunca Kuzey İrlanda baş görüşmecisi olan Jonathan Powell ile "Düşmanla aynı masaya ne zaman oturulabilir?" sorusunun çeşitli boyutlarını ve örneklerini BBC için değerlendirdi.
Powell"Kimse hakkında 'muhatap alınamaz' diye düşünülmemeli." diyor.
Buna El Kaide de dahil. "Ama tabii, böylesi bir grupla konuşmanın ne demek olduğu konusunda gerçekçi davranmak gerek. Böylesi bir grubun lider kadrosunu bulabildiğinizi varsayalım; görüşmeler çok uzun bir sürece yayılacaktır. Ve hemen görüşmelere oturmaktan da söz edilemez.
Taliban ile görüşmenin buna göre nispeten daha kolay olduğunu belirten Powell, "Diyelim ki temas kuruldu, o zaman gizli görüşmeler başlar. Zira kamuoyuna yansıdığı anda, Taliban'la çarpışan Batılı hükümetler açısından ve Batı'ya ödün veriyormuş gibi görüneceği için Taliban açısından, durum imkansızlaşır. Dolayısıyla ilk aşama gizlilik içinde yürütülür. Tıpkı FKÖ ile Oslo'da gerçekleşen görüşmeler gibi." diyor.
Peki bir hükümet, hangi noktada, 'evet, artık görüşmeye oturma zamanı geldi' der? Siyasiler, askerler ve istihbarat bir araya gelerek, 'bu mücadeleyi kazanamayacağız' diye bir karara mı varırlar?
Powell'a göre görüşme ve pazarlıklar, ancak her iki taraf da kazançlı çıkamayacaklarını idrak ettiklerinde gerçekleşebilir.
Kuzey İrlanda'da akla gelebilecek her stratejiye başvurulduğunu belirten Powell, 1980'lerin ortalarında ise barışçı çözüm noktasına gelindiğini belirtiyor.
"Hiçbir zaman yenilgiye uğratılamayacaklarını biliyorlardı ama, asla kazanamayacaklarının da farkına vardılar. 80'lerin başlarında İngiliz ordusu da aynı durumdaydı sanırım. Güvenliği belli bir düzeyde tutabiliyorlardı ama asla kazanamayacaklar, İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nu tümden yok edemeyeceklerdi... Her iki taraf da aynı noktada olursa, o zaman barışçı bir çözüm yolu bulunabiliyor."
tıklayın Birinci Bölümü dinleyin
tıklayın İkinci Bölümü dinleyin
tıklayın Üçüncü Bölümü dinleyin
Jonathan Powell'ın anılarından ve mülakatlarından oluşan diziyi BBC için David Stenhouse hazırladı, Ayça Abakan Türkçe'ye uyarladı.





