Faik Uyanık
BBC Türkçe
Ekşi Sözlük adlı internet sitesinin kurucusu Sedat Kapanoğlu, bir süre önce ABD'de Microsoft'taki işini bırakarak Türkiye'ye yerleşmişti. Ekşi Sözlük, aldığı reklamlar yoluyla kazançlı bir firmaya dönüşmüş durumda.

Sitenin kurucusu Sedat Kapanoğlu ile Ekşi Sözlük'ten yola çıkarak internetteki anonimliği ve bu durumun getirdiği tehdit ve fırsatları ele alıyoruz.
BBC Türkçe: Siz Ekşi Sözlük'ü sosyal medyanın bir parçası olarak görüyor musunuz?
Sedat Kapanoğlu: Sosyal medyadır elbette. Şundan dolayı: Ekşi Sözlük medyanın karşılamadığı bir ihtiyacı karşılar. O da medyanın kapsamadığı alanların insanlar tarafından, vatandaş tarafından doldurulabilme imkanı, bunu sağlar.
Anonimlik ise; bunun uzantısıdır. Çünkü Türkiye’de, özellikle Türkiye koşullarında anonimlik çok büyük bir ihtiyaç. Çünkü siz isminiz bilindiği zaman başkaları tarafından ayağınızın kaydırılabileceği, hukuki olmayan yollardan başınıza bir şeyler gelebileceği bir ülkedesiniz.
Bu koşullar dahilinde anonimlik ve bir şeyleri zarar görmeden söyleme ihtiyacı çok fazla. Haliyle Sözlük bunu da karşılıyor. Twitter’da Facebook’ta bunlar yok, çünkü Amerika yada Avrupa gibi ülkelerde anonim kalma ihtiyacı bu kadar büyük değil.
Çünkü fikir, ifade özgürlüğü çok daha olgunlaşmış bir formda. Türkiye’de maalesef öyle değil. Haliyle biz başımıza dert almamak için takma ismimizin arkasına saklanıyoruz ister istemez, bu bir ihtiyaç.
BBC Türkçe: Bilgi kirliliğine de hizmet ettiğini düşünüyor musunuz zaman zaman Ekşi Sözlük'ün?
SK: Şimdi Sözlük’ün dezenformasyona hizmet ettiğini düşünmekten ziyade Sözlük’ün dezenformasyon farkındalığı yarattığını düşünüyorum. Çünkü Sözlük'te her sayfanın en altında "Bu sayfada yazılanların hiçbiri doğru değildir. "yazar. En başta o yüzden alıcılarınız açık okumaya başlarsınız Sözlük’ü.
Evet burada yazılan bir şeyin doğruluğu kesin değildir. Benim kendi eleştirel bakış açımla doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmem gerekir. Sorumluluğu okura yükler burada.
Biz herhangi bir şekilde doğruyu empoze ettiğimizi zaten iddia etmeyiz. Olması gereken de budur bence. Çünkü herhangi bir editöryal kadronun doğru ve yanlışı ayırt etmek konusunda evrensel bir otorite olması mümkün değil.
O yüzden de her tür bilgiye doğru ve yanlış ayırt etmeden izin veririz. Ta ki bu yasaların sınırlarını aşana kadar.
Yani biri hakkında yanlış bilgi vererek onun itibarını zedeler yada bir kişi, kurum, kuruluş hakkında yanlış bilgi vererek ticari itibarını zedelerseniz, zedeleyecek bir beyanda bulunursanız bunu kaldırmak zorunda kalırız kanunlar gereği. Bu da bizim sınırımız yani o noktada.
Yoksa onun dışında Sözlük’ün ilk açtığımda dediğim gibi "her şey bilgidir" den başladı Sözlük sonuçta. Ne yazarsanız yazın o bir datadır. Yanlış bile yazsanız toplumun neleri yanlış bildiği konusunda bir veridir en başta.
BBC Türkçe: Türkiye’de internete yaklaşım belli. Dolayısıyla kapatılmamak için aldığınız önlemler var mı? Örneğin çeşitli siyasiler hakkındaki eleştirel yazıları siliyor musunuz?
SK: Önlem aldık ama onun yerine işte ofisimin yarısını bir hukuk bürosuyla paylaşıyorum şuanda. Yani 4-5 avukat sırf Sözlük için çalışıyor.
BBC Türkçe: Ekşi Sözlük'te bir sanatçı hakkında birşeyler yazıldığında hissedilen özgürlük ile diyelim ki başbakan hakkında yazıldığında hissedilen özgürlük aynı mı günümüz Türkiye’sinde?
SK: Yasalar çerçevesinde aynı evet. Çünkü yasaları iyi değerlendirebildiğimiz zaman yani güzel bir ayrıştırma yeteneğine sahip ekibiniz olduğu zaman, hukuk danışmanı ekibiniz olduğu zaman bu konuda endişe etmenize gerek yok.
Biz de bunu yapıyoruz zaten. Hani normalde ben hiçbir site bilmiyorum ki Sözlük'ten önce bir böyle hukuk danışmanı ekibi çalıştırsın kenarda; sakıncalı olan şeyleri ayrıştırabilsin diye. Ondan evvel ben kendim yapıyordum bunu ve evet o yaptığım dönem yani 2003 öncesi, 2003 ve öncesindeki dönemde ya bu herhalde Recep Tayyip Erdoğan’a çok ayıp oldu, bunu kaldıralım, işte burda şöyleymiş, şurda böyleymiş diye.
Mesela sonradan hukuk danışmanlığı aldığınızda fikir ifade özgürlüğünün çapı çok daha genişliyor. Neden? Çünkü mesela birine beddua etmenin, "Allah belasını versin" demenin hiçbir sakıncası olmadığını öğreniyorsunuz. Bu büyük bir değişim yaratıyor bakışınızda.
BBC Türkçe: Yani Türkiye’de yasalar karşısında beddua hakaret sayılımıyor, öyle mi?
SK: Değil. Evet. Recep Tayyip Erdoğan’a da beddua edebiliyorsunuz rahat rahat, hiçbir sorun yok…
BBC Türkçe: Peki hiç büyük birader sizinle iş birliği yapmak istedi mi? Bu bir istihbarat birimi olabilir, emniyet olabilir. Hiç böyle bir talep ulaştı mı size?
SK: Böyle şeyler ulaşıyor. Genelde şahıslardan ulaşıyor gerçi. Yani büyük bir biraderden değil ama. Büyük biraderlerin sanırım bunu yapmak için sözlüğe pek ihtiyaçları yok. Yani kimin nereye girdiğini tespit etmeleri bizden bilgi almadan da yapabilecekleri bir şeydir diye düşünüyorum. Yani zamanında çünkü efsaneler dolanıyordu. İşte şu birim, devlet birimi gelmiş. Şu internet servisi sağlayıcının önüne bir kutu koymuş, bütün trafik o kutu üzerinden geçiyormuş gibi şeyler çok duydum. Haliyle şimdi bu varken Sözlük'ten bilgi almasına gerek olmaz böyle bir mekanizma varsa eğer.
BBC Türkçe: Bu talepler karşısında sizin yaklaşımınız ne oluyor?
SK: Hukuk çerçevesinde olmayan hiçbir talebi kabul etmiyoruz . Yani bu çok net, açık ve net. Yani hiç bugüne kadar zaten şey olmadı. Hani bir devlet birimi gelip bunu verin yoksa başınıza dert açılır falan demedi.
Şu oluyor: Mesela bir ilin emniyet müdürlüğünden talep gelmişti birkaç ay önce. Ya bunu silin, silseniz iyi olur falan gibisinden. Tamamen hukuksuz bir talep. Yani daha ortada bir dava bile yok emniyet böyle bir şey talep edemez normalde yani.
Savcılık emriyle biz bunu yapabiliriz ancak olsa olsa. Ortada bir dava vardır, tedbir alınır. Tedbir gereği yapabiliriz. Böyle bir şeyi reddettik. Konuşmamız gerekti ama müdürle anlatabilmek için durumun böyle olmadığını, vaziyetin böyle işlemediğini.
Ama böyle şeyler oluyor yani. Sırtımızı hukuka, kanunlara dayadığımız için şimdilik bir sıkıntı yaşamadık ama bilmiyorum ilerde yaşar mıyız. Türkiye’de bunlar için net konuşmak çok güç.
BBC Türkçe: İnsanlar Ekşi Sözlük'te veya diğerlerinde, oldukları gibi görünmeye hevesliler mi sizce, yoksa yeni bir imaj mı oluşturuyorlar? Böyle bir farklılık gözlüyor musunuz?
SK: Elbette. Bunu kendimde dahi gözlüyorum. Yani biriyle gerçek hayatta tanıştığım zaman "Aa biz seni böyle bilmiyorduk. " falan tarzı tepki alabiliyorum. Bu çok da normal bir şey ve bence bugüne kadarda tecrübe etmediğimiz bir şeyi tecrübe etmemizi sağlıyor.
Olmadığımız biri olma imkanı sağlıyor bize. Sanalda bunu istediğiniz gibi yapabiliyorsunuz, sınırsız bir özgürlüğünüz var. Şu açıdan güzel: Sizi toplumda gerçek hayatınızda konumlandıran etkenlerden sıyrılabiliyorsunuz.
Yani diyelim ki etnik kimliğiniz yüzünden hor görülen bir insansınız yada dış görünüşünden dolayı hor görülen bir insansınız. Siz sanal ortamda son derece yakışıklı, karizmatik, bambaşka bir insan rolüne bürünebiliyorsunuz. Bunun hizmet ettiği en büyük amaç da fikirlerinizi görünüş yada konum filtresinden geçiren insanlara ulaştırabilmek oluyor.
BBC Türkçe: Aldığınız reklamlar Ekşi Sözlük üzerinde zaman içinde bir baskı oluşturabilir mi? Firmalar hakkında olumsuz eleştiriler de çıkabiliyor sitenizde. Editöryal bağımsızlığınızı nereye kadar koruyabilirsiniz?
SK: Bu risk hep var. Yani siz elinizi reklama verdiğinizde kolunuzu da verme riskini taşıyorsunuz. Sanırım burada biraz şu var: Ben şu anki durumumda daha az kazanmak adına bu özgürlüğü sağlayabiliyorum. Yani şuanda Sözlük potansiyelinin çok azını kullanıyor reklam potansiyelini.
Yani tek bir banner alanı gülünç denebilecek bir format. Şu anda bir gazete sitesine girerseniz çok popüler olanlardan her yerden reklam fırladığını görürsünüz. Yani böyle bir imkanımız varken bunu mümkün olduğunca minimum değerlerde tutmaya çalışıyoruz ve seçici de olmaya çalışıyoruz.
Bizi zor duruma sokacak, "eğer o reklamı almazsak batarız"a dönüştürecek büyük anlaşmalardan da kaçınıyoruz.
BBC © 2012 BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz
Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.