Advertisement

'Ya bizdensin, ya bize karşı'

Ondan 'Ekber' dıye sözedeceğim. Gerçek ismi bu değil. Ama burada Taliban korkusu o derece büyük ki, ölümünden sonra bile yakınları kimliğini gizlemeyi yeğliyorlar.

Bir Afgan vatandaşıı

Birkaç kişiye hizmet veren yaşlı bir odacı kimi, niye tehdit etsin?

Ekber, Kabil'in birkaç kilometre uzağındaki Wardak vilayetinde odacılık yapıyormuş.

Yerleri süpürmek ve çay yapmakmış işi.

Parası iyi değilmiş pek ama ailesini doyurmaya, üstbaş almaya yetiyormuş.

Gelgelelim Ekber'in bir devlet dairesinde odacılık yapıyor olması Taliban'ın hedefi olması için yeterli bir neden.

Vurularak öldürülmüş ve cesedi arka bahçeye atılmış. Alnına da bır kağıt parçası yapıştırılmış halde.

"Salib-i Gulam" yazıyormuş, yani "Haçlıların kölesi"...

Korku ve gözdağı

Afganistan'daki isyancı güçlerin en büyük silahı korku ve gözdağı vermek.

Hükümet için çalışan herkes, yaptıkları iş en alt kademelerde bile olsa, Taliban tarafından işbirlikçi olarak görülüyor ve acımasız bir şekilde bu insanlardan intikam alınıyor.

Ekber'in öyküsü sıradan aslında. Ülkenin birçok yerinde, Afganlar her an bu tür bir tehditle yüzyüze yaşıyor. Verilen mesaj son derece basit ve bir o kadar da dehşet uyandırıcı.

"Ya bizdensin, ya bize karşı!"

Taliban

Seçim kampanyasının başlamasından sonraki üç buçuk ay boyunca Taliban polise ve orduya karşı, yabancı askerlere ve hatta seçmenlere karşı, yüzlerce saldırı düzenledi. Roketli, bombalı, tüfekli saldırılarda onlarca sivil öldü.

Afganistan'da çalışmak demek, gerçek dünyayı biraz askıya almayı gerektiriyor.

Tüm tehlikelerin farkındasınız ama, size birşey olmayacağını düşümerek bu korkuyla başetmete çalışıyorsunuz.

Psikologlar buna "bilişsel uyumsuzluk" diyor; birbiriyle çelişir görünen iki fikri ve inancı aynı anda taşıyor olmak...

Bu durumda, tehlike içinde olduğunuzu bilmek, ama bir şekilde kendinizi bu tehlikeden muafmış gibi düşünmek...

Bununla birlikte seçim süresince yaşanan bir olay, gerçeği, birçok Afgan vatandaşının hergün yaşadıkları tehlikeyi çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.

BM hedefte

Sabahın erken saatlerinde, Afganistan'a Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda gözlemcilik yapmak üzere buraya gelen Birleşmiş Milletler çalışanlarınca kullanılan bir misafirhaneye saldırı düzenlendi.

Taliban hareketinden üç silahlı şahıs, üzerlerine intihar yelekleri geçirmiş halde misafirhaneye girdi.

Binadakiler panik ve dehşet içinde kaçışmaya başladı. Bazıları üçüncü kattaki balkona çıkıp yardım için haykırıyordu.

Bazıları binadan aşağı atladı. Herşey olup bittikten sonra, bina alevler içindeydi; 5 yabancı ve 3 Afgan can vermişti.

Bir BM çalışanının tabutu

İşte bu olayla o yanıltıcı, o incecik "emniyette olma" duygusu uçup gitmiş; bir süre, hepimiz, o korkunç korunmasızlık ve felce uğramışlık halini yaşadık.

Terör kampanyasını etkili kılan da, işte insanlarda yarattığı bu duygular.

Ekber'in ve diğer birçok Afganın hayatı da hergün böyle mi geçiyordu?

Her an kendinizin de bir saldırıya hedef olabileceğinizi, milyonlarca dolarlık, taburlar gibi güçlü kademe kademe koruma sistemine rağmen, Taliban'ın gelip sizi bularak öldürebileceğini bilerek yaşamak...

Taliban, Afganistan'ın büyük bir bölümünde faaliyet gösteriyor.

Mahkemeleri, siyasetçileri, polisi olan bir gölge hükümet kurmuş durumda. Herkesin de bir destek vermesi, katkıda bulunması gerekiyor.

Bu katkı barınak sağlayarak, para veya yiyecek vererek olabiliyor. Buna karşı çıkmak sözkonusu değil. Hayır diyorsanız, ya evinizi terkedip gitmek durumundasınız ya da Taliban'ın bir gün gelip kapınızı çalacağını bilerek yaşamak...

Afganistan'ın yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ile ülkede konuşlandırımış olan binlerce yabancı askerin karşısındaki en büyük sorun Taliban.

Seçimin galibi kim?

Batı, Hamid Karzai'nin, bu seçimlerin galibi olduğunu savunabilir ama Taliban da bir ölçüde zafer kazandığını öne sürebilir.

Yolsuzluklar, hile, rüşvet, gecikmeler, yeniden sayılan oylar, seçime ilgisizlik, düşük katılım...

Bunların hepsi de, seçimlerin, Afganların ve uluslararası topluluğun umduğu sonuçların çok gerisinde gerçekleştiğini gösteriyor.

Ama Taliban, iyi bir seçim olduğu inancında. Seçimleri boykot ettiler, milyonlarca seçmeni de tehdit yoluyla boykota zorladılar, ülkenin dört bir yanında sayısız saldırılar düzenlediler. Kabil'deki misafirhaneye yöneltilen saldırı bunlardan yalnızca biriydi.

Batı, sekiz yıl süren çarpışmalardan sonra hala Afganistan'da nasıl bir strateji izlenmesi gerektiğini kararlaştırmış değil.

Önlerindeki zorlu görev, Ekber gibi insanları koruyabilmek ve Afgan halkını, hükümetlerine güvenmeye ikna etmek, güvenlik güçlerinin de gereken korumayı sağlayacağına inandırmak.

Ama isyancı güçler, geceleri sıradan insanların kapılarını çalmaya, tehdit edip öldürmeye devam ettikçe, Afganların en temel ihtiyacının, kendini güven altında hissetme koşullarının, kolay kolay karşılanabileceğini söyleyebilmek zor.

BBC Siteleri

Advertisement

BBC © MMIX

BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.