
Economist dergisi, Türkiye'nin dış politikasının güçlü yanları bulunduğunu, ancak hedeflere ucuz popülizm ile ulaşılamayacağını savundu.
Dergi bu haftaki sayısında Türk dış politikasını üç ayrı yazı ile tartıştı.
Bunlardan ilki hükümetin dış politikasının geneline odaklanırken, komşularla sıfır sorun ve Balkanlar siyasetleri diğer iki yazıda mercek altına alınıyor.
Türkiye'nin 'kusurlarına rağmen' İslam dünyasında güçlü bir demokrasi ile başarılı bir pazar ekonomisini bir araya getiren 'ender ve parlak bir örnek' teşkil ettiği kaydedilen yazıda; bu nedenle Arap baharı dalgası sırasında pek çok Arabın Türkiye'yi esin kaynağı gördüğü belirtiliyor.
Türkiye'nin etkin dış politikasının başta ABD olmak üzere Batı'da eleştirilere hedef olduğuna dikkat çeken Economist, bu eleştirileri fazla 'genel' olması açısından abartılı buluyor.
Buna karşılık dile getirilen bazı unsurlarda doğruluk payı bulunduğuna da dikkat çekiyor.
"Komşularla sıfır sorun istediğini söyleyip, Ermenistan ve Kıbrıs ile yaşananlar gibi, gerilere giden sorunları çözmek için kapsamlı gayret göstermemenin bir faydası yok. Türkiye'nin Suriye muhalefetine yeni yeni güçlenen desteği cesur ve takdire şayan olabilir, ama Türklerin reform ve muhalefet ve rejim arasında diyaloğu daha önceden savunmuş olması gerekirdi."
Başbakan Erdoğan'ın siyasi hissiyatının "aniden parlayan ve sıkça despotlaşan" bir tabiatı olduğunu savunan Economist, bunun ise 'dikkatli bir diplomasi için çok elverişli olmadığını' yazıyor.
Buna örnek olarak Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail'in Doğu Akdeniz'deki gaz arama çalışmaları konusundaki çıkışını gösteriyor.
"Suriye, Irak ve İran ile karmaşık ilişkilerin gösterdiği gibi, Türkiye bölgede rol oynamak istiyorsa önce kendi Kürtleri ile bir siyasi çözüme varmalı" diyen Economist, bununla birlikte Erdoğan'ın PKK karşısında sadece askeri çözüm aramaya yönelir göründüğünü kaydediyor.
Kilit İsrail
Ancak Economist'e göre, Türkiye'nin Batı ile iyi ilişkilerini sürdürmesinin ve bölgede olumlu bir rol oynama savlarının en önemli göstergesi, İsrail ile ilişkileri...

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Mavi Marmara baskını için özür dilememe "inadını" eleştiren dergi, bununla birlikte Türk hükümetini de uyarıyor:
"Erdoğan içerideki İsrail karşıtı duygulara oynarken, dışarıda buna bir bedel ödemeyeceğini düşünüyorsa yanılıyor. İstikrarlı Arap İsrail ilişkileri Türkiye'nin yararına, ki Türkiye bunu teşvik edebilmek için son derece ideal bir konumda."
"İster beğenin ister beğenmeyin, Batı'da pek çokları Türkiye'nin İsrail'e tavrını, daha geniş ölçekli niyetlerini değerlendirmek için kıstas kabul ediyor. Türkiye Batı ile iyi ilişkilerini muhafaza etmek istiyorsa, İsrail ile ilişkilerini onarmanın da bir yolunu bulmalı..."
Sıfır sorun politikasının çöküşü
Economist komşularla sıfır sorun siyasetini ayrı bir yazıda, daha ayrıntılı olarak da ele alıyor.
"Uyuyan gücün uyanışı" başlıklı yazıda 'komşularla sıfır sorun' politikasının çöktüğü yorumlarına yer veriliyor.
tıklayın "Uyuyan gücün uyanışı" başlıklı yazı için tıklayın
Dergi Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suriye'ye askeri müdahale sinyalleri verdiğine dikkat çekiyor.
Economist dergisi bir başka yazısında da Balkanlar'da Osmanlının yeniden canlandığı görüşünün de abartılı olduğunu belirtiyor.
tıklayın "Eski güzel günler" başlıklı yazı için tıklayın
Türkiye'nin Boşnak, Sırp ve Hırvatlar arasında arabuluculuk girişimlerinin başarısız olduğu hükmünü veren Economist, buna karşılık Türkiye'nin "yumuşak güç" uygulamada daha etkili olduğunu kaydediyor.





