'Kayıtlardaki en sıcak onyıldayız'

Kopenhag Zirvesi

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), bu yılın kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana beşinci en sıcak yıl olacağını açıkladı.

Ayrı bir rapor yayımlayan İngiltere Meteoroloji Kurumu da içinde bulunduğumuz onyılın, kayıtların başlamasından bu yana "açık ara ile" en sıcak on yıllık dönem olduğunu açıkladı.

Kurumun yeni yayımladığı analizde 2009 yılının çok büyük bir ihtimalle, hava durumu kayıtlarının tutulduğu son 160 yıllık dönemin en sıcak beşinci yılı olacağı da belirtiliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü, 2009'un bir başka yönü ile de "ilk ona" gireceğini açıkladı.

Buna göre, içinde bulunduğumuz yılın kesin olmayan ortalama sıcaklığı, uzun dönem ortalaması olan 14.0 santigrat derecenin 0.44 derece üzerinde bir sıcaklığa sahip.

WMO genel sekreteri Michel Jarraud, "Kıtaların çoğunluğunda ortalamaların üzerinde sıcaklıklar gördük. Sadece Kuzey Amerika'da hava sıcaklıkları ortalamaların altında çıktı." dedi ve ekledi:

"Şu anda bir ısınma eğilimi var, bundan hiş kuşkumuz yok."

Bu arada ABD'de yapılan bir analiz de küresel sıcaklık rekorunun "bir ya da iki yıl içinde kırılacağı" öngörüsünde bulundu.

İngiltere Meteoroloji Kurumu'ndaki uzmanlar, yeni çalışmanın ayrıntılarını BM'nin Kopenhag'daki iklim zirvesinde açıkladılar.

Kopenhag pazarlıkları

Gelecek haftanın sonunda, aralarında ABD başkanı Barack Obama'nın da bulunduğu 100'den fazla dünya lideri, iklim konusunda yeni bir anlaşmaya varılması umulan Kopenhag'daki zirvenin son aşamasında buluşacaklar.

Bilim adamları, fosil yakıtlar ve diğer kirletici maddelerin etkilerinden kurtarılmadığı müddetçe, yeryüzünün sürekli artan sıcaklıkların etkisinde kalacağını söylüyor.

Bu etki ise, bitki ve hayvanların nesillerinin tükenmesi, kıyı kentlerindeki taşkınlar, kötüleşen hava koşulları, daha fazla kuraklık ve hastalıkların yayılması olarak açıklanıyor.

İngiltere başbakanı Gordon Brown, Avrupalı liderlerden, ABD ve diğerlerinin Kopenhag'da daha fazla adım atmalarını sağlamak için, sera gazı salımlarını azaltma hedeflerini daha da ileri taşımalarını istedi.

Guardian gazetesindeki habere göre Brown, Avrupa Birliği'nin 2020 yılına kadar sera gazı salımlarını, 1990 yılına oranla yüzde 30 oranında azaltmasını istiyor.

Danimarka başbakanı Rasmussen

Danimarka başbakanı Lars Loekke Rasmussen, Kopenhag Zirvesi'nin açılışında konuşuyor, 7 Aralık 2009

Avrupa Birliği, 2020 yılına kadar sera gazı salımlarını yüzde 20 oranında azaltma sözü vermişti.

Ancak birlik, diğer hükümetler de hedeflerini yükseltirse, bu hedefi yüzde 30'a taşımayı değerlendirebilecek.

AB liderleri, Brüksel'de bu Perşembe ve Cuma günleri yapılacak olan zirvede bu konuyu ele alma şansına sahip.

Zirvenin başladığı Pazartesi günü Obama yönetimi, ABD'deki sera gazı salımlarının denetiminin Kongre'nin onayına ihtiyaç duymadığını açıklayarak, zirvedeki umutları artırdı.

ABD Çevre Koruma Kurumu, bilimsel kanıtların sera gazlarının "halk sağlığını ve Amerikan halkının refahını tehdit ettiğini" söyleyerek kirletici maddelerin etkilerinin azaltılması gerektiğini belirtti.

Buna göre Kongre üzerine düşeni yapmazsa, Çevre Koruma Kurumu'nun harekete geçmesi gerekiyor.

Kopenhag zirvesi için hazırlıklarını sürdüren Obama dün, iklim değişikliği konusundaki çabaları ile Nobel ödülü kazanmış olan eski başkan yardımcısı Al Gore ile Beyaz Saray'da buluştu.

ABD'nin hedefi

Avrupa Birliği, ABD'den sera gazı salımlarının azaltılması konusunda daha güçlü bir hedef saptamasını istemişti.

ABD, sera gazı salımlarında 2005 seviyesine göre yüzde 17'lik bir indirim teklifinde bulunmuştu.

Bu da 1990 seviyesinde göre yüzde 3-4'lük bir azalmayı ifade ediyor.

AB'nin çevre konularından sorumlu sözcüsü Andreas Carlgren, Kopenhag'dan çıkacak olan sonucun büyük ölçüde ABD ve Çin'in alacağı kararlara bağlı olduğunu söyledi.

ABD Çevre Koruma Kurumu'nun bu talepleri karşılayıp karşılayamayacağı ve Çin'in daha önce verdiği sözlerin üzerine yeni hedefler ekleyip eklemeyeceği henüz bilinmiyor.

İklim görüşmelerinin uzun vadeli başarısı sadece gaz salımı azaltımlarına da bağlı değil.

Zengin ülkelerin, yoksul ülkelere iklim değişikliğinin etkileri ile mücadele edebilmeleri için mali destek taahhüdünde bulunmaları da önem taşıyor.

bbc.co.uk navigation

BBC © 2012 BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.