Doğu Almanya'daki tüm okullarda, Demokratik Alman Cumhuriyeti'nin tarihi müfredattan silinmiş -- birilerini utandırdığı için kaybolan bir Stasi istihbarat dosyası gibi.

9 Kasım'da, Berlin Duvarı yıkılalı tam 20 yıl olacak.
Alman basını da eski Doğu Almanya'da doğan ve şimdilerde 20'sine yaklaşan gençlerin, ana-babalarının ve öğretmenlerinin doğup büyüdüğü yeri okulda yeterince öğrenemediğini anlatan haberlerle dolu.
Ve ne kadar az bilirlerse, halkını hizaya getirmek için sansür uygulayan, seyahat yasağı koyan, işkence yapan ve hayatlarını didik didik edene dek onları gözetleyen bu Sovyet uydusu hakkındaki düşünceleri de o kadar olumlu oluyor.
Berlin Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre bu gençlerin çoğu, Demokratik Alman Cumhuriyeti'nin bir diktatörlük değil, bir tür sosyalist cennet olduğuna inanıyormuş.
Bazıları Berlin Duvarı'nı, Batı Almanya'nın ya da Sovyetler'in inşa ettiğine inanıyor, "Doğu Almanlar böyle birşeyi asla yapmaz." diyormuş.
Peki ya Stasi? İnsanları kendi iyilikleri için gözetleyen bir istihbarat örgütü...
Yıllardır Doğu Almanya'dan bahseden yok
Araştırmada en düşük puanları alan eski Doğu Alman eyaletlerinden Brandenburg'daki bir liseyi ziyarete gittim.
Derslerde Demokratik Alman Cumhuriyeti'nden bahsedilmeyeli yıllar olmuş. Konuştuğum 17-18 yaş grubundan kimse o günleri bilmiyor.
"Hayal meyal hatırlıyorum," diyor biri.
Bir diğeri "Size şu anda cevap veremem." diyor, "Evdeki defterlerimde bir yerde vardır ama..."
Doğu Almanya'da ne tür bir hükümet sistemi olduğunu bilip bilmediklerini soruyorum. Sessizlik...
"Sınırı geçmeye çalışanlar için vur emri verildiğini biliyor muydunuz?"
Bilmiyorlarmış.
"Anneleriniz, babalarınız, siz doğmadan önceki hayatlarından bahsediyor mu hiç?"
Öğrencilerden biri, bu konunun evde hiç açılmadığını söylüyor.
Bir diğeri, annesinin sık sık o günlerden bahsettiğini, özellikle de okuldaki geçit törenlerini, üniformaları anlattığını söylüyor.
Bir üçüncüsü, "Doğu Almanya, Batı'dan farklıydı," diye atılıyor, "Ama yine de bir demokrasiydi diyebiliriz."
Aileler, sorguya çekilmekten korkuluyor
Brandenburg'un Eğitim Bakanı Holger Rupprecht eski bir öğretmen.
Liseleri ziyaret edip, kendi öyküsünü anlatarak bu bilgi uçurumunu kapatmaya, gençleri tartıştırmaya çalışıyor.
Ancak öğretmenlerin de konuya ilgi göstermediğini söylüyor. Zamanları olmadığını, müfredattaki dünya tarihini işlemekten buna vakit kalmadığını söylüyorlarmış.
Bakan ise asıl sebebin başka olduğu görüşünde.
"Burada pekçok aile komünist geçmişten bahsetmez" diyor, çünkü eğer bahsederlerse gençler onları sorguya çekiyor ve "Sen bunlara niye göz yumdun?" diyormuş. Tıpkı Nazi döneminden sonra olduğu gibi.
Getirilen açıklamalardan biri bu. Bir de nostalji faktörü var.
Öğretmenler eski rejimin haşin taraflarından söz edecek olsalar, o dönemi özlemle hatırlayan ebeveynler buna karşı çıkıyormuş.
Öğrenciler de arada kalıyor.
"Kafalarının karışmasına şaşmamak gerek," diyor bakan, "Kime inanacaklar?"























