Yunanistan’da yaklaşık 10 milyon seçmen Pazar günü sandık başına gidiyor.

Yunanistan geçen yıl yaygın isyanlara sahne olmuştu
Başbakan Kostas Karamanlis, yaşama geçireceği reformlar için yeni bir yetki isterken, ana muhalefet sosyalist PASOK’un lideri Yorgo Papandreu ise, altı yıl önce ayrıldığı başbakanlık makamına geri dönme arayışında.
Erken seçim kararı bir ay önce alınmıştı, dolayısıyla kısa süren bir kampanya dönemi yaşadı Yunanlılar. Ama seçime ilgi yoğun.
Son durumu seçim kampanyasını Atina’da izleyen BBC Türkçe’den Alper Ballı ile değerlendirdik.
Son durum durum nedir acaba? Seçim öncesinde kim önde gidiyor?
Alper Ballı: Burada seçim haftasında kamuoyu yoklaması yayınlamak yasak. Dolayısıyla bilinmiyor. Ama yasağa kadar Papandreu önde görünüyordu, 3-4 puan farkla.
Durumun pek değişmediği söyleniyor. Her iki parti lideri de son hamlelerini yapıyor. Papandreu, Atina’da son mitingini Perşembe akşamı düzenledi. Karamanlis de Cuma akşamı.
İki parti lideri için de sıkıntılı bir seçim aslında. Papandreu kazanamazsa, Karamanlis’e karşı 6 yılda üçüncü kez seçim kaybetmiş olacak. Üstelik ülkenin ekonomik krizi en ağır yaşadığı dönemde iktidara yenilen bir muhalafet lideri olacak.
Kazanırsa da ezici bir çoğunlukla kazanması gerekiyor ki, güçlü bir hükümet kurabilsin, aksi takdirde koalisyon pazarlıkları gündeme gelecek. Pek fazla bir alternatifi yok.
O zaman ikinci tur bir zorunluluk. Karamanlis kaybederse, şimdi buralarda söylenti düzeyinde konuşulan, Yeni Demokrasi'de parti içi liderlik sorununun yaşanabileceği.
Dolayısıyla Karamanlis’in siyasi hayatını da riske ettiği bir kumara dönüşebilir bu seçim.
Kampanya hala ekonomiye mi odaklı?
A.B: Evet. Ekonomi ve işsizlik konusu üstelik giderek daha fazla öne çıkıyor...
Papandreu, iş yaratmak için zengin ve varlıklı kesimleri hedef alacağını söylüyor. Kamu israfına son vereceği vaadinde bulunuyor.
Yolsuzlukla mücadele de vaatleri arasında. Temiz bir devlet, temiz bir çevre, yeşil politikalar vaadinde bulunuyor. Israrla değişim ve umut mesajları var.
Bu mesajların, burada, Papandreu, Barack Obama’ya öykünüyor diye yorumlandığını eklemek gerek.
Yeni Demokrasi cephesinde ise, Karamanlis ısrarla güçlü lider imajını öne çıkarmaya çalışıyor.
Önceki Papandreu ve Pasok hükümetleri dönemindeki yolsuzluk iddialarını, ekonomik sorunları, işsizliği hatırlatıyor seçmenlere. Üstelik o dönemde kriz de yoktu.
Şimdi kriz var ve bu krizle mücadele etmek için zor kararlar alacak liderlere ihtiyaç var diyor.
İki büyük parti dışında öne çıkan var mı?
A.B: Aşırı sağcı Laos partisi, özellikle yasadışı göç meselesini seçim gündemine taşıdı.
Milyonlarca yasadışı göçmen var diyor, ama bu rakam pek gerçekçi değil. Yunanistan’da 1 milyona yakın yasal ve yasadışı statüde göçmen var.
En azından yetkililerin söylediği bu. LAOS, Yunanistan’ın bu kadar yasadışı göçü hazmedemeyeceğini söylüyor. "Göçmen sayısında bir sınır olmalı ve Avrupa Birliği bize yardımcı olmalı" diyorlar.
Bu seçimlere umutlu giren bir diğer parti de radikal sol partilerin koalisyonu Sryza.
Yasadışı göçmenlere yasal statülerinin kazandırılmasını istiyorlar. Ayrıca ekonomi konusunda da, beş yıl süreyle her yıl 100’er bin kişiye iş vaadediyorlar.
Sosyal programları güçlendirmek, yoksullukla mücadele, daha dengeli gelir dağılımının olduğu bir ülke vaatleri var.
Ve eğer beklendiği gibi parlamentoya girerlerse, ve Papandreu, tek başına hükümeti kuracak çoğunluğa erişemezse o zaman en güçlü koalisyon ortağı adayı Sryza.
Komünistler de zaten parlamentoda bulunuyorlardı uzun süredir. Hatta parlamentodaki en güçlü üçüncü grubu oluşturuyorlar. Onların da bu seçimden güçlerini arttırarak çıkacakları yönünde tahminler var.
Son bir not, Yeşiller Haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ilk kez bir milletvekili seçtirebilmişlerdi. Şimdi bu seçim sonunda da, Yunan parlamentosunda temsil edilme umutları var.





















