Küresel ekonomik krizin iklim değişimine etkilerini konu alan bir araştırma, kriz süresince atmosferdeki zararlı gazların görülmedik oranda düştüğünü ortaya koydu.

Sanayide üretim azaldı; hükümetler kemer sıktı.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın araştırmasına göre karbondioksit salımları bu yıl, son 40 yılda görülen tüm yıllık düşüşlerden daha büyük bir hızla azaldı.
Bu düşüşün, 1979'daki petrol krizi sonrasında görülen azalmayı aşması bekleniyor.
Karbondioksit salımının azalmasında başlıca etken, sanayi üretimindeki düşüş.
Ancak talebin az olması yüzünden kömürle çalışan yeni elektrik santalleri yapma planlarının rafa kaldırılması gibi pekçok yan etken de var.
Uluslararası Enerji Ajansı'na göre düşüşün dörtte biri de, hükümetlerin zehirli gazların salımını sınırlama çabaları sayesinde gerçekleşti.
'Biz de şaştık'
Kurumun baş ekonomisti Fatih Birol bu sonuçlara kendilerinin de şaştığını söyledi.
Umuyoruz ki Kopenhag'da varılacak anlaşmayla, yeni yatırımlar çevre açısından sürdürülebilir bir tarafa doğru yönlendirilsin. Eğer bu fırsatı kaçırırsak, dünyanın enerji sistemini sürdürülebilirlik yoluna sokmak çok daha pahalı ve dolayısıyla da zor bir iş olacaktır
Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Fatih Birol
Bu düşüşlerin, hükümet politikalarının işe yaradığının kanıtı olduğunu belirten Birol, "Fakat bu, ancak bu olağanüstü fırsat penceresinden faydalabilirsek anlamlı olur. Bu fırsat da Kopenhag'da bir anlaşmaya varılmasıdır." dedi.
Kopenhag'da Aralık ayında yapılacak BM konferansında, süresi 2012'de dolan Kyoto Protokolü'nün yerini alacak bir anlaşmanın temelleri atılmaya çalışılacak.
Ancak Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, pazarlıklarda çıkmaza saplanıldığı uyarısında bulunuyor.
İngiltere Başbakanı Gordon Brown da alınacak kararların önemine dikkat çekip, toplantıya yalnızca enerji bakanını yollamak yerine kendisinin de gidebileceğini açıkladı.
Brown diğer dünya liderlerine de zirveye gelme çağrısı yaptı.
G20 öncesi
Bu veriler aslında Uluslararası Enerji Ajansı'nın Kasım ayında yayınlanacak enerji raporunun bir parçası olacaktı.
Ancak kurumun bu bilgilerin çok önemli olduğuna karar verip, bu hafta ABD'nin Pittsburgh kentinde yapılacak G20 liderler zirvesi öncesinde yayınlamak istemiş olabileceği yorumu yapılıyor.
















