Advertisement

10 Kasım 2009 Basın Özeti

İngiltere'de yayınlanan gazeteler

Guardian gazetesi birinci sayfasından aktardığı özel haberinde dünyadaki petrol rezervlerine ilişkin tahminlerin şişirilmiş olduğunu duyuruyor.

Uluslararası Enerji Ajansı'ndan adını açıklamadığı bir yetkiliye atfen ''dünyada petrol rezervleri resmi tahminlerden çok daha çabuk tükenebilir'' uyarısında bulunan Guardian, yine aynı kaynağın, ajansın olası petrol arzı riskini panik alımlarının yaşanması kaygısıyla geçiştirdiği sözlerini aktarıyor.

Guardian'ın konuştuğu yetkiliye göre, ajansın varolan rezervlerdeki azalmayı hafife alıp, yeni rezervler bulunması olasılıklarını abartmasında Amerika Birleşik Devletleri etkin bir rol oynadı.

Gazete şimdi bu iddiaların gündeme gelmesi ardından Ajans'ın Dünya Enerji Görünümü'ne ilişkin bugün yayınlayacağı raporu üzerinde de kuşkular oluşacağına dikkat çekiyor.

Rapor, aralarında İngiltere'nin de bulunduğu çok sayıda ülkenin enerji ve iklim değişikliği politikalarını belirlerlerken referans aldıkları kaynaklardan.


'Irak'ta savaşmak, Irak'tan para kazanmak'

Financial Times'ın iç sayfalarındaki bir haberse, petrol rezervleri konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden olduğu konusunda hiçkimsenin kuşku duyduğu Irak'taki yatırımlara ilişkin.

Gazete, savaş döneminin önde gelen isimlerinin emekliye ayrıldıktan sonra Irak'ta yatırımlara giriştiklerini ya da bu ülkede iş yapan şirketlerde önemli görevlere geldiklerini duyuruyor okurlarına.

Financial Times'ın haberine göre, çok sayıda eski asker ve emekli bazı diplomatlar arasında öne çıkan isimlerden biri Jay Garner.

Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden kurulan idarenin başındaki isim, gazeteye göre, fiilen Irak'taki Amerikalı valiydi.

Garner şimdi Irak'ın kuzeyinde Kürtlerin kontrolündeki bölgede de faaliyet gösteren Kanadalı bir enerji şirketinin danışmanı.

Garner gibi Irak'ta görev yapmış olan, savaşın destekçilerinden Zalmay Halilzad.

Daha önce Afganistan'da, sonra da Irak'ta Amerikan büyükelçiliği görevlerini üstlenmiş olan Halilzad da, Irak ve Orta Doğu'da faaliyet gösteren şirketlere danışmanlık yapan bir şirket kurmuş.

'En zayıf salgın'


Independent, ''Salgın mı? Ne salgını?'' başlıklı haberinde, ''ilk başta bize domuz gribinin İngiltere'de 65 bin kişinin ölümüne neden olacağı söylenmişti. Ancak şimdi, hastalık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının bini aşma ihtimali düşük'' diyor.

''Tarihin en zayıf salgını'' olarak nitelediği hastalığın tahmin edilenden daha yavaş yayıldığını kaydeden gazete, yeni vaka sayısında pek bir artış saptanmadığını, hatta azalmaya ilişkin verilerin de elde edildiğini aktarıyor.

Independent, hastalığın geçen yaz ayında son 40 yılın en büyük grip salgını ilan edildiğini, en kötü senaryoda 65 bin kişinin hayatını kaybedeceğinin tahmin edildiğini anımsatarak, daha sonra bu tahminlerin iki kez revize edildiğini, önce 40 bine, sonra da bine düşürüldüğünü kaydediyor.

Şu ana kadar domuz gribi nedeniyle İngiltere'de hayatını kaybedenlerin sayısı 154.

Mevsimsel grip hastalığı nedeniyle ortalama yıllık can kaybı ise, 4 ila 8 bin arasında değişiyor İngiltere'de.

Ancak madalyonun diğer yüzü ise, gazetenin aktardığına göre, grip virüslerinin izleyeceği seyrin tahmin edilememesi.

Independent'e konuşan bazı bilimadamları ise, ''Evet, zayıf bir salgın ama, sorun da burada, seneye daha kötüye gidebilir'' uyarısında bulunuyor.

Hekim maaşlarında ayrımcılık


Guardian'ın manşetinde de bir sağlık haberi var bu sabah.

Gazete, hekimlerin gelirleri arasında cinsiyetlere bağlı olarak büyük farklılıklar saptandığını duyuruyor okurlarına.

Britanya Tıp Birliği'nin yaptığı araştırma, benzer eğitim geçmişine, deneyime ve uzmanlığa sahip kadın ile erkek pratisyen hekimler arasında maaş farkının erkekler lehine 15 bin sterlin, yani 20 bin dolardan daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, ulusal sağlık sistemi bünyesinde görev yapan binden fazla hekimin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmanın sonuçlarının ''cinsiyet ayrımcılığı''nın kanıtları olduğunu kaydediyor.

Araştırmayı yürüten uzmanlardan, Dr. Anita Holdcroft, yöneticilerin özellikle anne hekimlerin pazarlık gücünün zayıf olmasını istismar ettikleri görüşünde.

Sarkozy duvarı yıkanlar arasında mıydı?

Berlin duvarının yıkılmasının 20. yıldönümü Avrupa'nın önde gelen liderlerinin de katılımıyla, duvarın bulunduğu bölgede dün düzenlenen törenlerle kutlandı.

Independent, dün duvarın bulunduğu yerdeki törenlere katılan liderlerden birinin, 20 yıl önce duvar yıkılırken de orada, hatta duvardan parça sökmeye çalışanlar arasında olduğunu yazıyor.

Bu lider Nicolas Sarkozy.

Fransa Cumhurbaşkanı, sosyal paylaşım sitesi facebook'taki sayfasında, kendisini duvara hasar vermeye çalışırken gösteren fotoğrafını yayınlamış.

Sarkozy, Berlin'e, o akşam duvarın yıkılmakta olduğu söylentilerini duyduktan sonra, sonradan ülkenin başbakanı olan Alain Juppe'yle birlikte gittiğini söylüyor.

Ancak hikayesini kuşkuyla karşılayanlar var.

Kimileri, duvarın yıkılmaya başladığı söylentilerinin akşam yayılmaya başladığını, kalabalıkların da ertesi gün duvarın Batı tarafında toplandıklarını hatırlatıyor.

Juppe de, Sarkozy'yle birlikte Almanya'ya duvar yıkıldıktan günler sonra gittiklerini söylüyor.

Tartışmanın büyümesi üzerine Fransa Cumhurbaşkanlığı bir açıklama yapıp, Sarkozy'nin o dönemde ilki duvarın yıkılmaya başladığı gün, diğeri de bir hafta sonra olmak üzere Berlin'e iki kez gittiğini duyurdu.

BBC Siteleri

Advertisement

BBC © MMIX

BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.