Advertisement

5 Kasım 2009 Basın Özeti

İngiliz gazetelerinin hemen tümünde Afganistan'ın Helmand eyaletinde bir Afgan polisin beş İngiliz askerini öldürmesiyle ilgili haber manşetlerde yer alıyor.

İngiltere'de yayınlanan gazeteler

Times, "Kanlı ihanet", Independent ise "İçimizdeki düşman tarafından öldürüldüler" başlığını kullanmış.

Guardian, askerlerin bir üste çay içerken öldürülmeleri ardından Taliban'ın 100 bin kişilik Afgan polis gücüne ne ölçüde sızdığına dair inceleme başlatıldığını yazıyor.

Gazeteye göre, saldırı Afganistan'daki İngiliz askerlerinin çekilmesi çağrılarının yapıldığı bir ortamda Başbakan Gordon Brown üzerindeki baskıyı daha daha da artırdı. Afgan güvenlik güçlerinin eğitimi Brown'un çıkış stratejisinin merkezinde yer alıyor. Fakat Brown dün, parlamentoda milletvekillerine Afganistan'da bu aşamada geri adım atmayacakları mesajını verdi.

Times da, bu saldırının ardından, ABD'den sonra Afganistan'da en fazla asker bulunduran ülke olan İngiltere'nin Afgan stratejisinin daha fazla sorgulanacağına dikkat çekiyor.

Independent yazarı Patrick Cockburn ise "Afganlar tüm düşmanlarını yenilgiye uğratma şöhretleri, bir ölçüde çok hızlı bir şekilde, kazanan tarafın safına geçebilme yetenelerine borçlu. Afgan polisi ve askerlerinin zayıf sadakatleri Taliban'ın yenilgiye uğratılması çabalarını sekteye uğratıyor." diyor.

Financial Times gazetesi ise, bu saldırıyla Afganistan operasyonlarına kamuoyu desteğinin iyice azalabileceğini belirtiyor. Gazeteye konuşan bir savunma bakanlığı yetkilisi şunları söylüyor:

"Afgan ulusal polis gücü ve ordusunun eğitimine yönelik çabalarımızı yoğunlaştırmak istiyoruz. Ama her şey güvene dayanmalı. Güven yoksa hem İngiltere hem de NATO içinde eğitim faaliyetlerinin hızlandırılması ve Helmand'daki asker sayısının azaltılması konusunda ciddi kaygılar ortaya çıkacak. "

'Muhafazakarlar, İngiltere'yi Avrupa'dan uzaklaştırıyor'

Gazetelerde öne çıkan bir başka konu da, anamuhalefetteki Muhafazakar Parti'nin Lideri David Cameron'un Avrupa Birliği'yle ilişkiler konusundaki açıklamaları.

Times'a göre, Avrupa Birliği'nin işleyişine radikal değişiklikler getiren Lizbon anlaşmasını referanduma götürme sözünden geri adım atan Cameron, parti içinde Avrupa Birliği'ne şüpheyle yaklaşanları yatıştırmak için bundan sonra referandumsuz Brüksel'e yetki devri olmayacağını taahhüt etti.

Ana muhalefet lideri, işçi hakları ve ceza sistemi gibi alanlarda, bazı yetkileri geri alabilmek için Avrupa Birliği'yle müzakereye girme sözü verdi. Cameron ayrıca bir egemenlik yasasıyla Avrupa Adalet Divanı kararlarının İngiliz kanunlarının üstünde olmasını engelleyeceklerini, son sözün kendi yasalarında olacağını söyledi.

Guardian, en geç Mayıs sonunda yapılması planlanan genel seçimlerin favorisi olarak gösterilen Muhafazakarlar'ın Fransızlar tarafından İngiltere'yi Avrupa'dan tecrit etmeye çalışmakla suçlandığını aktarıyor. Gazeteye özel mülakat veren Fransa'nın Avrupa Bakanı Pierre Lellouche "Otistik muhafazakarlar, İngiltere'yi kısırlaştırıyor" diyor. Lellouche, Cameron'un açıklamaları için şunları söylüyor:

"Çok acı birşey. Avrupa Birliği için çok önemli bir ülke olan İngiltere'nin bağlarını kesmeye çalışması çok üzücü. Bu, muhalefet kültürünün ürünü. Biliyorum geri gelecekler. Ama yolculuklarının kısa sürmesini diliyorum."

'ABD iklim zirvesinden umudunu kesti'

Guardian gazetesi, Amerikan yönetiminin gelecek ay Kopenhag'da yapılacak iklim değişikliği zirvesinde karbon salımları konusunda bir anlaşmaya varılmasından umudunu kestiğini aktarıyor. Gazeteye göre, Washington'ın hedefi, gelecek yılın sonunda bir anlaşmaya varılması.

Guardian Senato Dışilişkiler Komisyonu Başkanı John Kerry'nin "Gerçekçi olmalıyız. Önümüzdeki dört haftalık zaman, dil birliği sağlamak ve bir anlaşma metni ortaya çıkarmak için yeterli değil" dediğini aktarıyor.

Nano-terapi deneylerine başlanıyor'

Times'a göre ABD'de kanser tedavisinde ilacın vücudun bağışıklık sistemine yakalanmadan doğrudan tümörlü hücreleri hedeflemesini temel alan nano-terapinin hastalar üzerinde deneylerine gelecek yıl başlanacak. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, bu yöntemin tümörleri sıfır dereceye kadar küçülttüğünü ve geleneksel kanser tedavilerine göre daha iyi tolere edildiğini gösteriyor.

Toksikoloji çalışmalarına başlanmak üzere. Gelecek yıl da 25 hastayla deneyler başlayacak. Sonucun başarılı olması halinde beş yıl içinde bir ilacın piyasaya çıkması mümkün olacak. Bu yöntem prostat kanseri için geliştirilmesine karşın, meme, akciğer ve beyin tümörleri için de kullanılabilecek.

BBC Siteleri

Advertisement

BBC © MMIX

BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.