Advertisement

3 Kasım 2009 Basın Özeti

İngiltere gazetelerinde, Afganistan'da Abdullah Abdullah'ın çekilme kararı sonrası Karzai'nin ikinci tura gerek kalmadan yeniden cumhurbaşkanı ilan edilmesiyle ilgili haber ve yorumlar öne çıkıyor.

İngiltere'de yayınlanan gazeteler

Independent, manşetinde bu karar için "Sahtekar, yozlaşmış ve saygınlığını yitirmiş bir yönetimin zaferi" diyor.

Patrick Cockburn imzasını taşıyan haberde, "Afganistan seçimleri, bu seçimler uğruna çaba harcayan herkes için bir felakate dönüştü. İçerideki ve dışarıdaki müttefikleri, ilk turdaki başarısını açık hilelere borçlu olduğunu bilmelerine rağmen, Hamid Karzai, beş yıllığına daha Afganistan'ın seçilmiş lideri ilan edildi. Seçim, Karzai hükümetinin meşruiyetini artıracağına daha da azalttı" diyor.

'Afganistan'a asker göndermek boşuna olacak'

Yazıda, bu kararın Amerikan yönetimi için de iyi sonuçlar doğurmayacağı savunularak, Başkan Obama'nın dünyanın en yozlaşmış yönetimlerinden birini desteklemek için Afganistan'a takviye asker göndermek zorunda kalacağı belirtiliyor.

Patrick Cockburn yazısına şöyle devam ediyor:

"ABD ve müttefikleri, Karzai ve rakibi Abdullah'ı ulusal birlik hükümetine zorlayabilir. Bu, kağıt üzerinde iyi görünebilir ya da en azından Karzai'nin ülkeyi tek başına yönetmesinden iyidir. Fakat zoraki birlik, birbirlerini sevmeyen iki liderin arasındaki ayrışmayı kurumsallaştıracak. Bu birlikteliğin daha çok, dışarıya karşı propaganda açısından bir önemi olacak."

'Bedeli Afganistan ödeyecek'

Eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Afganistan Özel Temsilci Yardımcısı Peter Galbraith de, Guardian'daki yazısında Karzai'yi birçok Afgan'ın gayri-meşru, Afganistan'a asker gönderen birçok ülkenin de sahtekar bir lider olarak gördüğünü belirterek, Afgan halkının ağır bir bedel ödeyeceğini savunuyor:

"Karzai, halihazırda Batı için meşru bir ortak değil. Bunun yakın bir zamanda değişme olasılığı da yok. Bu koşullarda Afganistan'a daha fazla asker göndermek çok değerli askeri kaynakların heba edilmesi anlamına gelecek. Karzai, ülkesine ve uluslararası askeri operasyonlara vereceği zararı düşünmeden, ne pahasına olursa olsun bu seçimi kazanmaya kararlıydı. Amacına ulaştı da. Şimdi bunun ağır bedelini, Afganistan ve yabancı dostları ödeyecek."

'Kopenhag'da anlaşma zor ama imkansız değil'

Financial Times başyazısında gelecek ay Kopenhag'da yapılacak iklim değişikliği zirvesinde karbon salımlarının önemli oranda azaltılması konusunda bir anlaşma varılmasının zor olmakla birliktem imkansız olmadığını belirtiyor.

Başyazıda, liderlerin zirvede sadece karbon salımlarının küresel çapta azaltılmasına odaklanmakla kalmayıp, sorumluluğun paylaşılacağı bir formül bulmaları çağrısı yapılıyor.

Financial Times, en iyi çözümün küresel karbon salımı kota ticareti olacağını kaydediyor. Kullanmadıkları karbon kotalarını satmanın yoksul ülkeler için cazip bir seçenek olacağını savunan gazeteye göre, Avrupa'da halihazırda karbon piyasasının yıllık 500 milyar euro'luk bir hacmi var. Karbon salımlarına küresel bir tavan getirilmesiyle bu miktar daha da artabilir. Yoksulların zenginlere haklarını satmasıyla, bu ülkelerin küresel ısınmanın sonuçlarıyla başedebilmek için her yıl için ihtiyaç duydukları 100 milyar euro’luk kaynak da bu şekilde sağlanmış olur.

Independent, bir araştırmaya dayanarak küresel ısınma nedeniyle Afrika'nın en önemli sembollerinden biri olan Kilimanjaro Dağı'nın zirvesindeki karların 20 yıl içinde yok olmasının beklendiğini yazıyor. Gazeteye göre, Tanzanya'daki dağın üzerinde bulunan geniş buz tabakaları, son 100 yıl içinde görülmedik bir hızda erimeye başladı.

'Medine'de yeşil hamle'

Daily Telegraph'a göre Müslümanlar için Mekke'den sonra en kutsal kent olan Medine çevre dostu bir şehir haline gelecek. İngiltere'de bir konferansta konuşan Mısır Müftüsü Şeyh Ali Gomaa'ya göre, Medine'de Hac sezonunda pet şişelerde su satılması yasaklanacak, Kuran geri kazanılmış kağıtlara basılacak. İslam dininin çevreye saygıyı emrettiğini belirten Müftü, Medine'de toplu taşımacılığın geliştirileceğini ve hacıların pet sişelerde su taşımalarına gerek kalmaması için çeşmelerden akan suyun içilebilir hale getirileceğini söylüyor.

'Cameron'un referandum açmazı'


Daily Telegraph anamuhalefetteki Muhafazakar Parti'nin, Avrupa Birliği'nin işleyişini etkinleştireceği söylenen Lizbon Anlaşması'nı referanduma götürme sözünü resmen rafa kaldırmaya hazırlandığını yazıyor.

Gazeteye göre, Çek Cumhuriyeti'nin de bugün aalacağı kararla gelecek yıl yürürlüğe girecek anlaşmanın önündeki son engel de kalkmış olacak. Muhafazakar Parti lideri David Cameron, dün bir basın toplantısında onay sürecinin tamamlanmasından sonra anlaşmayı referanduma götürmelerinin mümkün olmayacağını kabul etti.

İngiltere'de genel seçimlerin en geç Mayıs sonuna kadar yapılması gerekiyor. Kamuoyu yoklamaları, seçimde Muhafakazar Parti'nin zafer kazanabileceğine işaret ediyor. Gazeteye göre, Muhafazakar Parti lideri Cameron, önümüzdeki günlerde yapacağı bir açıklamayla, iktidara gelmeleri halinde anlaşmayı referanduma götürecekleri yolundaki sözlerinin artık geçerli olmayacağını ilan edecek.

Guardian ise, Lizbon anlaşmasıyla Brüksel'e çok fazla yetki devredildiğini düşünen çevrelerin Cameron'u referandumda ısrarlı olmaya çağırdığını aktarıyor.

BBC Siteleri

Advertisement

BBC © MMIX

BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.